25

2.1K 234 117
                                        

Ertesi gün saatler  çoktan öğleden sonrayı gösterirken  sarmaş dolaş yatan ikiliden gözlerini ilk açan büyük olan olmuştu. Çoktan uyanmış olsa bile  yataktan kalkmamış,Jimin ile birlikte uyudukları diğer günlerde ki gibi   pembe kafayı izlemeye koyulmuştu.  Vücudunun çeşitli yerlerinde gayet gözle görülür bir şekilde bir çok iz vardı.  Bütün bu izler ise onu sanki olabilirmiş gibi daha da güzel gösteriyordu.  

Kendine hakim olamadan Jiminin pembe hafif nemli saçlarını okşamaya başlamıştı. Çok geçmeden de Jimin yüzünü buruşturup gözlerini açmıştı.  Jungkook uyanan sevgilisinin üzerine hafifçe eğilerek alnını öpmüş ve " ağrın var mı bebeğim" diye sormuştu. 

Jimin henüz bir şeyleri kavramak için fazla uykuluydu ancak  algılarının açılması sadece bir kaç saniye sonra kalça yanaklarında hissettiği ağrı ile olmuştu. Kesinlikle ağrısı vardı "  üzerimden tır geçmiş gibi hissediyorum bu normal mi" Jimin hissettiği şeyi açıkça söyledi. Gerçekten de böyle bir durumdaydı.

Jungkook ilk başta çok duygusal bir şekilde sevişse bile sonradan içinden Cristian Grey çıkmıştı adeta. Tamam bu  halleri seviştikleri zaman güzel hissettirmişti ama şu an kesinlikle acı vericiydi. 

Jungkook gülmemeye çalışarak " benimleysen normal" dedi. 

Jimin küçük yumruğunu Jungkookun çark dövmesi ile kaplı göğsüne sert olmaya çalışarak vurdu. Elinden şu anda ancak bu geliyordu. Jungkook küçük yumruğu göğsünden çekip dudaklarına götürmüş ve ardı ardına bir kaç kes öpmüştü. 

" Güzelim benim  aşkım valla bende bu kadar beklemiyordum kendimden tüm suç senin güzelliğinin".

Jimin sevgilisinin alay dolu cümlesi ile kaşlarını çattı" dalga geçme Jeon Jungkook hyung hem ne kadar ağrıyor haberin var mı senin ". Jimin ister istemez duygusaldı çünkü hayatında ilk defa biriyle sevişmişti. 

Jungkook onun bu haline daha fazla dayanamadı, büyük elini sevgilisinin belinin altından geçirip vücutlarını iyice yapıştırdı. Jimin ile bir yapboz parçası gibi birbirlerine geçerken sevgilisinin ensesine yumuşak öpücükler bırakmaya başlamıştı.

" Aşkım bebeğim pembe kafam benim ,  dalga geçmiyorum yemin ederim benim için de ilk gibiydi. Dediğim gibi dalga geçmiyorum ben senin yüzündendi o vahşi halim  hem sen koca memeli sevgiline inanmıyor musun "

Jimin duydukları ile yumuşamıştı hemen işte adamı böyle dize getirirdi.  Ehh yatakta Jungkookun sözü geçebilirdi ama dışarıda her şey Jiminin bir duygu sömürüsüne bakardı. 

Jungkook onun tebessüm ettiğini görünce de " bebeğim bunda anlaştıysak şimdi hızlıca yataktan kalkıyoruz ben sana istersen her ihtimale karşı getirdiğim kremleri sürüyorum . Sonra sen giyiniyorsun  bende bize kahvaltı söylüyorum anlaştık mı" .

Jimin birazcık daha tembellik yapmak istse bile geldikleri otelin çok fazla imkanı vardı bu yüzden bunları kaçırmak istemiyorsa hemen kalkmalıydı. Tanrı bilir bir daha ne zaman Jungkook ile böyle bir yere gelirdi ve abisi muhtemelen bir sonraki sefer için hayatta izin vermezdi. Hem üniversite sınavı da çok yaklaşmıştı. 

Bu yüzden hemen kollarını sevgilisinin boynuna dolamış ve başını bir kaç kere aşağı yukarı sallamıştı. Jungkook onun sevimli hareketini kocaman bir öpücük ile karşılık vermişti. Sonra ise ikili yataktan kalkıp işlerini halletmeye başlamıştı. 

Jimin başta utanmayacğını düşünse bile  Jungkookun birazcık hasar almış poposuna olan bakışlarını görünce bunu kendi başına yapması gerektiğini söyledi.

" Aşkım ben kendim yapabilirim ya sen git bize kahvaltı söyle çok açım".

Jungkook önünde yüz üstü uzanan bedenin söylediği şey ile ellerini Jiminin kalçalarından çekti. Doğrusunu söylemek gerekirse bu kalçalar ömründe gördüğü en güzel şeylerden biriydi. Ve Jimin onu bu güzelliklerden bir süreliğine mahrum edecek gibiydi.

" Yavrum emin misin ya bak ellerim çok hafiftir". Şansını denedi Jungkook.

Jimin yüzünü sevgilisine dönüp  " hyung hala doymamış gibi bakıyorsun yah ben utanıyorum ayrıca  vücuduma bakacak olursak ellerin hiçte hafif değil". Jimin  cümlesini bitirdiğinde derin bir nefes almıştı. 

Jungkook ise omuz silkip " sana zaten doymadım doyamam da ama bu seferlik böyle olsun" diyip ayağa kalkmıştı.  Üstünü giyinip kapıya yönelmişti ki aklına bir şey gelmiş gibi geri dönmüş Jiminin  kalça yanaklarından birini ısırıp odadan Jiminin bağışları eşliğinde kaçmıştı. 

Jimin ısırıldıktan  bir kaç dakika sonra kendine gelmiş ve Jungkookun masaya dizdiği kremlerden birini alıp sürmeye başlamıştı . 

- Tanrım çok acıyor buda

- yuh bu kadarını beklemiyordum

- neyse Jungkookuma kavuştum sonunda

-koca memelim benim 

- iyiki aşık olmuşum he 

Jimin bir yandan krem sürerken bir yandan da kendi kendine konuşuyordu. 

Jungkook ise odaya kahvaltı söyledikten sonra  keyifli bir ıslıkla Jimin için yaptırdığı kolye ile oynuyordu. Jimin ile aralarında özel bir şey olduğunu düşünüyorfu ve ikisi bir şekilde birbirlerine bağlanmışlardı. Bu kolyeyi de bunun için yaptırmıştı. Pembe bir kar tanesi şeklinde olan kolye Jiminin zarif boynuna kesinlikle çok yakışacaktı.

Jimini beklerken eline nerdeyse iki gündür almadığı telefonunu almış onunla bir kaç dakika oyalanmaya başlamıştı.  Mesaj kutusunda ki bir çok bildirimi kontrol ederken gözü kayıtlı numaradan olmayan bildirme gitmişti. 

Bildirimi açtığında " Bu sefer halinden epey memnun görünüyor ha " diyen bir mesaj ve birde video görmüştü.   Kaşları çatılırken hızlıca videoyu açmıştı. 

Bütün öfkesi tavan yapmıştı videoyu açar açmaz . Eunwoo denilen herif Jiminin boynunu kokluyordu . Daha fazlasına gerek duymadan telefonunu koltuğa fırlatıp önündeki bir kaç eşyayı da devirmişti. Elindeki kolye ise yerdeki halıya düşmüştü. 

Gözü dönmüş bir şekilde merdivenlere yönelmişti ki,Jimin yüzünde ki kocaman gülümseme ile inmeye başlamıştı . 

" Nerde kahvaltım çok açım" Jimin habersizce ona sarılacakken Jungkook onu itmişti. Jimin ne olduğunu anlamamış öylece ona bakarken Jungkook " sana tek bir şey soracağım" dedi.

Jimin aklına gelen şeyin olmaması için dua etmeye başlamıştı ki Jungkook "  Bana yalan söyledin mi , o günden sonra ". Jungkook  net bir cevap istiyordu.

" Şirkete geldiğin günden sonra bana hiç yalan söyledin mi yoksa siktiğim herifin birinin gönderdiği video benim hayal ürünüm mü " 

Jimin hemen başını iki yana sallayıp itiraz etmeye başlamıştı. Yemin ederim Jungkook göründüğü gibi değil ben sadece  sadece ". 

Jungkookun öfkesi iyice kabarmaya başlamışken Jiminin sözünü kesti sert bir şekilde" kes , bir kes olsun yaptığın şeyin arkasında dur çocuk değilsin " diye bağırdı. . Jimini geri dönülmez bir şekilde kırmamak için çok ciddi bir savaş veriyordu kendisi ile. 

Jimin irikip geri çekilmişti ama yine de durmadı " yemin ederim böyle olsun istemedim sadec- ".

Jungkook bir kes daha kendine hakim olamadan bağırdı" sen ne tanrı aşkına sen ne ?  Yalan söyledin gözümün içine baka baka . "

" İlk yaptığında sana inandım ama sen ne yapıyorsun gidip hemen  bir kere daha aynı şeyi yapıyorsun söz vermene rağmen ". Jungkook karşısında iyice küçülen çocuğa göstermek için telfonunu yerden kaldırıp Jiminin yüzüne tutmuştu. 

"Bak şuna iyi bak herif sana nasıl böyle dokunabilir söylesene Jimin  " . 

Jungkookun son sözleri bunlar oldu rüya gibi başlayan günün devamında. Hiç beklemeden de kapıyı çarpıp çıkmıştı. 

Jimin ise bu sefer gerçekten pişman olmuştu ama bu  çok geçti ha . Göz yaşları da pişmanlığının göstergesi olarak hemen düşmeye başlamıştı boncuk gözlerinden. Olduğu yere çökmüştü ardından bu günün böyle bitmesini hiç beklememişti. 

💦💦💦💦💦💦💦💦

Yeni bölüm ❄️❄️

Yazım yanlışları için üzgünüm ve yeni fiçime beklerim ✨✨✨

🛑🛑🛑🛑 SINIR 100 OY 50 TANECİK YORUMCUK 🛑🛑🛑

ARTİSTHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin