TAMAMLANDI!
Mahur Hüma Çağıl yirmi bir yaşında, monoton hayatını yaşayan, üniversitelerarası tiyatro yarışmasına hazırlanan ve her gün ona aşık bir sürü insanla uğraşan normal bir kızdır. Ancak geride bıraktığı geçmişini hatırlamak istemiyor, hep ön...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Bölüm 21: "Bir bilebilsen ah, bir bilebilsen"
"Baba, bir psikopatın sözüne göre mi hareket edeceğiz ya? Yıllardır tanıdığın adamı tanımadığın herifin sözüne göre yargılamak sana yakışır bir hareket değil ki. Lütfen beni bir saniye dinler misin? Yaptığın çok ama çok mantıksız cidden."
Babamın büyük adımlarına yetişmek için resmen koşuyordum ama o kadar hızlı ilerliyordu ki yetişmek imkansız gibi bir şeydi. İdareden de hışımla çıkmıştı. Furkan'ın sözüne bu kadar sinirleneceğini hiç beklemiyordum. Bana bir şey söylemiyordu. Konuşmuyordu. Sadece arabasına binmek istiyordu. Onun sinirli bir yapısı vardı zaten ama şu an sinirinin nedeni Simurg'tu ve bu ilk kez yaşanıyordu.
Cebinden anahtarını çıkararak kapıları açtığında hızlıca önde koşarak arabaya ilk önce ben bindim. Babam da şoför koltuğuna geçtiği gibi arabayı çalıştırdı.
"Arkadan abinle gel."
"Neden beni dinlemek istemiyorsun baba?" diye sordum tekrar. Konuşma çabam takdir edilmeliydi. "Furkan cidden dilinin ayarı olmayan birisi. Sen beni dinlemeden kime hesap sormaya gidiyorsun ki? Simurg'a mı? Simurg yıllardır evinin içinden birisi. Hem neyin hesabını sormayı planlıyorsun Simurg'a?"
Babamın gözleri birden üzerime çevrildi. İstemsizce başımı geri çektim.
"Yani Simurg abi demek istemiştim." diye mırıldandım.
"Yalan söylüyorsun."
Heyecandan dilim damağım kurudu resmen. "Baba, neden yalan söyleyeyim ya?"
"Yalan söylüyorsun!" Başını cam tarafa çevirdi. Arabayı sert bir şekilde park yerinden çıkardı ve birkaç dakika içinde sokak boyunca ilerlemeye başladık. "Peki o psikopat dediğin herif kendi kendine mi uydurdu öpüşmenizi? Yalan mı bu? Kimse bu konuyla ilgili yalan söylemez. Ne elde edecekti? Çıkarı neydi ki bunu söyledi?"
Elimi kalbimin üzerine götürdüm. İnsan korktuğunda ve heyecanlandığında kalbi böylesine hızlı atardı. Çok korkuyordum. Babamın benim yaptığım saçmalık yüzünden Simurg'a bir şey yapmasından ölesiye korkuyordum. Son nefesime kadar tüm bu yaşanılanlara rağmen onu korumak istiyordum nedensizce.
"Baba, o sorgu odasındaki hasta adam beni arabasıyla öldürmeye çalıştı. İlk önce bunun farkında ol. Onun yüzünden Ankara'dayken otobüslere yetişemedik ve Simurg buna göre vuruldu. Simurg olmasaydı iki kez o adam tarafından ölecektim neredeyse. Sence lafının bir önemi var mı? Tabii ki bir yerlerinden yalan uyduracaktı! Simurg beni okula götürüp getiriyordu ve buna içerlemiştir sadece."
"Bileceğiz şimdi doğruyu yanlışı."
Yerimde geriye yaslandım. Simurg'u boş yere övmemiştim. Babam haklı olduğum tarafları da göz önünde bulundurmalıydı. Şu an Simurg'a çaktırmadan mesaj atmam gerekiyordu ama ilk önce onun engelini kaldırmalıydım. Telefonumda vakit geçirirsem babam işkillenebilirdi. O zaman ne yapacaktım? Babam bir anda Simurg'a hesap sorarsa bu konu ile ilgili, ne diyecekti? Bana çarpan kişinin Furkan olduğunu bilmiyordu muhtemelen. Ve babamın aniden karşısına dikilmesini nasıl karşılayacağını da bilmeyecekti. Fena halde köşeye sıkışmıştım.