15-

111 10 8
                                        

-Ya benden korkarsan, kime sığınacaksın?-

İki erkeğin aşkı... İblis için güzel bir intikam.

Sen iblisten de beter değil misin? Sordu yıldız.

Öyleydim...

Hâlâ da öylesin. Gorgonize'a bir şey yaptıklarını düşün. İblis karşında diz çökmez mi?

Onun için bir koz olmaz mıydı?

Olmazdı.

Benim sayısız günahım var. Üstüne kumar oynuyorum. Nerede benim sevaplarım?

Sen kendinin tanrısı değil misin? Yaptıklarını sevap saymıyor musun?

Kendime tanrı olabilmek için çok bencilim.

Tanrı, insanlara kendisine ibadet etmesi için yarattığında da bencildi.

Ama seçme hakkını verdi. Bu bencillik değildi. İnsanlığa mutluluğu verdi. Ben, ben seçim hakkı vermiyorum. Ben yalvarışlarla arınıyorum.

Beyaz tuvalde, fırçalar değmeden renkleniyordu. İçinde kasırga çıkaran okyanusu, Jungkook'u, Gorgonize'ı vardı. Kendisini zor duruma sokuyordu.

Sence o seni nasıl sever?

Benden daha güzel sever. Yalancı cennetin topraklarını kendi gülüşüyle renklendirir. O benden daha güzel sever ki tanrıyı bile gülümsetir. O öyle güzel sever ki bir bülbülün kanadına güç verir. O öyle güzel sever ki, sen kendinden utanırsın.

Sen sevmezdin Taehyung.

Ben sevilmezdim de.

Sevilirdin. Sen öyle güzel seviliyorsun ki, bunun farkında olamıyorsun.

Bana, bunun farkındalığını öğretmediler.

Öğren o zaman, Kim Taehyung. Öğren ve yalancı cennetin tadını çıkar. Oranın arkadaşlığını öğren, aşkı bil, bir aile öğren.

Aile kavramı benim sözlüğümde silindi.

Yeniden yazın.

***

-Eee ne yapıyoruz?

-Bilmem. Film falan mı izlesek?

Jin, soruyu sorduktan hemen sonra onay beklemeden hızla televizyonun altında ki dolaptan CDleri seçmeye başlamıştı.

-Korku izleyelim.

Diyerek fikir attı Yoongi.

-Olmaz! Ben korkarım.

Jimin isyankar bir şekilde konuşmuş, masada ki cipsten bir tanesini ağzına atmıştı.

-Bana ne ya senin korkmandan.

Winter||TaeKookHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin