21-

136 10 11
                                        

-Bakıyor, tekrar tekrar inanıyor ve tekrar tekrar yaşıyordu-

Yemek faslı güzel bir sohbet ile bitmiş, masa toplanmıştı. Jin, üstlendiği projenin toplantısı için hazırlanmış, diğerlerini küçük bir çocuk edası ile evi yakmamaları için uyarmıştı.

-Bak ggukum, bu Taehyung şerefsizi camdan atlar, doğal gazı açarsa falan direkt ensesine yapıştır düzelir. Sonra iki sırtını pat patla yeter.

Jungkook duyduğu şey ile bir kıkırtı bırakmış ve başını sallamıştı. Taehyung ise gözlerini devirmişti.

-Hadi Jin hadi. Gereksiz bilgilerle dolduk.

-Yeminlen küçüklüğünde ki salaklıkları anlatır, rezil ederim seni.

-JİN!

-Jungkook'm sen bunun fen öğretmeni ile yaptığı tartışmayı biliyor musun? Ortaokul-

-Jin!

Jin omuz silkmiş ve Jungkook'a dönüp göz kırpmıştı. Evden ayrıldıktan sonra Jungkook masayı toplamaya başlamıştı.

Kaç gün geçti, kaç cümleler hatıralara kazındı ve bunların hepsini Kim Taehyung yaşatmıştı. Kim Taehyung. Öldürdüğü gibi yaşatıyordu. O bir tanrı olmayabilirdi, hoş niyetli de değildi. Tanrı'nın işine karışma gibi bir isteği yoktu. Fakat bazı şeylerin hızlandırılması gerektiği yönündeydi. Tanrı da bunu isterdi, insanlık hızlandırmazsa kıyamet günü gelecekti değil mi? Tanrı, kullarının bu korktuğu günü her zaman kendince uzatmaya çalışır Kim Taehyung ise Ona yardım ederdi. Çünkü Tanrı, kulları ne kadar günahkar olsa da severdi.

Hızlanması gereken şey adaletti, insanlık, ahlak, kısasa kısas ve bunlara benzer her şey. Yanlış anlaşılmasın sakın. Tanrı'nın yasakları her zaman görmezden gelinirdi. Zoru başarırdı insanoğlu. Kolaya söylenirdi.

Jeon Jungkook, Kim Taehyung'un Gorgonize'ı. Kim Namjoon'un ailesi. Park Jimin, Jung Hoseok ve Min Yoongi'nin kardeşi. Tanrı'nın meleği, insanlığa iyilik örneği. Bembeyaz kanatlara sahip, çevresinde dönen beyaz renk kalkan haline geçmişti. Zihni kirli anılarla savaşıyor, çocukluğu hâlâ ağlamaya devam ediyordu.
Kim Namjoon, o masum çocuğun göz yaşlarını göremese de silmeye çalışıyor, cenneti görebilmek için gülümsetmeye çalışıyordu.

Kim Taehyung, Jeon Jungkook'un bilinmeyeni, Kim Seokjin'in dostu. Tanrı'nın utanç kaynağı. Kurbanların son duyduğu kişi. Simsiyah kanatlara sahip, çevresinde dönen siyah renk bir silah haline geçmişti. zihni gerçeklik ile savaşıyor, çocukluğu toprağın altında üşüyordu. Bilinir mi bilinmez, Kim Taehyung'un çocukluğunu hiç kimse o toprağa gömmemişti. Ölü bedeni kendi ruhu gömmüştü. Kim Seokjin, tırnakları ile beton olmuş toprağı kazmaya çalışıyordu.

Taehyung, itirafını yapmıştı. İnsanların dilinde ki aşkı bilmez fakat kendi sevgisini sembolizm ile ortaya çıkarırdı. Taehyung aşkı görmemişti. Fakat bunu öğrenmek için sadece Jungkook'a bakmanın yeterli olduğunu düşünüyordu.

Aşk neydi ki?

Jungkook bilemiyordu, hiçbir şeyi. Düşünemiyor, ne cevap vermesi gerektiğini her seferinde kağıtlara yazıyor fakat beğenmiyor, buruşturup çöp kutusuna atıyordu. Cevap vermesi gerekli gibi hissediyordu. Ona karşı boş muydu? Kesinlikle hayır, fakat güven duygusunda, gelecek kaygısı hepsini yerle bir ediyordu.

Winter||TaeKookHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin