18. BÖLÜM

16 5 68
                                    

~~~

Sorduğum soruya cevap vermeyince üstüne yürüdüm. Boğazım yırtılırcasına bağırmaya başladım ağlamaklı sesimle.

" MADEM KUZENİNDİM, MADEM KARDEŞİN GİBİ GÖRÜYORDUN BENİ NİYE YAPTIN LAN NİYE?! YALANDI DEĞİL Mİ, İNANDIN MI KENDİ SÖYLEDİĞİN YALANLARA?! SENİ BİLMEM AMA SELİNA TEYZEMİ İNANDIRDIN YALANLARINA. ANNEM BİLE ŞÜPHE ETTİ YA! O KADAR GÜVENDİRMİŞSİN Kİ KENDİNE... PEKİ BU KADAR SEVDİĞİN, SANA BU KADAR GÜVENEN TEYZENİN KIZINA NASIL YAPTIN BUNU?! HİÇ UTANMADIN MI, HİÇ DÜŞÜNMEDİN Mİ BU KIZIN HAYATINDA NELER DEĞİŞEBİLİR DİYE. NELER DEĞİŞTİ BEN SANA ANLATAYIM. GERÇİ SENİN GİBİ BİR HAYSİYETSİZ UTANIR MI BİLMEM AMA... BEN AYLARCA İNSANLARA TEMAS EDEMEDİM OWEN! SENİN HATANDI... BEN ÇEKTİM ACISINI! NEFRET ETTİM KENDİMDEN, VÜCUDUMDAN. SEN KEDİNDEN NEFRET ETTİN Mİ PEKİ YAPTIĞIN ŞEY YÜZÜNDEN? ETMEDİN! LAN BİZ O GÜN AKŞAM SİZDE YEMEĞE DAVETLİYDİK, ŞEREFSİZ! BEN UTANDIM SENİN ADINA, GELEMEDİM O GÜN YEMEĞE. AÇ KALDIM BEN O GECE, SEN YATAĞINDA MIŞIL MIŞIL UYURKEN BEN UYUYAMADIM O GECE! ANNEMLE BABAMA ANLATMAYA UTANDIM, SENİN ADINA YİNE BEN UTANDIM. ANLATAMADIM ANNEMLE BABAMA, ANLATAMAYACAK KADAR UTANDIM! SENİN YÜZÜNDEN HAYATIM KAYDI BENİM. DAHA SONRA GİDİP SELİNA TEYZE DAHADA İNANSIN DİYE SENDEN ÖZÜR DİLEDİĞİMİ SÖYLEDİN! HAYSİYETSİZSİN OWEN, CİBİLİYETSİZİN TEKİSİN SEN! "

" Ellie... "

" KES SESİNİ! BİRAZ KENDİNDEN UTAN VE ÖYLE ÇIK KARŞIMA. " diye gürledim tekrardan. Hırsımı alamayarak yüzüne tükürdüm. Daha sonra sinirden yere fırlattığım çantamı aldım ve kapıyı çarparak Owen'ın evinden çıktım. Yüzüme yansıyan ışıkla ellerimi yüzüme götürdüm. Gözlerimi açtım fakat... Sokak neredeydi? Uyuşuk bir şekilde etrafıma bakınmaya başladım. Odamda, yatağımdaydım... Rüya görmüştüm! Kahretsin, gördüğüm en güzel rüyalardan bir tanesiydi. Keşke gerçek olsaydı diye geçirdim içimden. Aslında... Neden olmasın? Hızlıca yataktan kalkarak odamdaki banyoya gittim ve elimi yüzümü yıkadım, daha sonra dişlerimi fırçaladım. Ne giysem acaba o şerefsizin yanına giderken? Dolaptan mavi kot pantlon ve dar, beyaz t-shirt çıkardım. Crop gibi değildi. Zaten nadir durumlar haricinde crop giymeyi de sevmezdim.

Kavganın üstünden üç gün geçmişti. Clara fenalaştığı için kavga etmeyi bırakmışlardı. Herkes evine dağılınca Kevin'la ben Clara'yla gitmiştik. Birkaç gündür Kris meselesinden dolayı kafası bulanıktı ve doğru düzgün yemek yememişti. Şekeri düştüğü için de o gün fenalaşmıştı. Ona yemek hazırlamıştım ve eve gelmiştim, ara sıra onu kontrol etmeye gidiyordum. Şu sıralar daha iyiydi.

 Mavi kotumu giydim ve beyaz t-shirt'ü içne koydum. Üstünede bol, kot bir ceket giydim. Günlük bir makyaj yaptım, dolgun dudaklarıma pembe mat bir ruj sürerek makyajımı tamamladım. Yanıma beyaz askılı çantamı aldım; evin anahtarını, cüzdanımı, kırdığım için yenisini aldığım telefonumu ve siyah güneş gözlüğümü içine koydum. Hava sıcak olduğu için kıvırcık saçlarımı gevşek bir topuz yaptım ve tel tokalarla tutturdum. Beyaz spor ayakkabılarımı giydim, artık kombinim tamamdı. Aynamın önündeki vanilaylı parfümümü alarak birkaç fıs sıktım. Elena'nın odasına gidip ona çıkacağımı söyledim, tam kapıya ilerlerken kapı çaldı. Kapıyı açtığımda karşımda Jack'i görmemle duraksadım.

Nereden çıkmıştı bu?

" Selam. " dedi kalın sesiyle. Hafif bir rüzgar esince kokusu burnuma doldu. İnsanı etkileyen bir kokusu vardı.

" Ne işin var burada? " diye sordum duygusuz sesimle.

" Bugün boşum, eğer sende boşsan şu melez cadı meclisi işini halledelim diyecektim. "

" Neden aramak yerine kapıma geldin? "

" Ara sıra telefonuna bakmanı öneririm. " dedi Jack. Kaşlarımı çatarak çantamdan telefonumu çıkardım. Oha! Jack'den altı cevapsız arama, Dylan'dan üç cevapsız arama, Clara'dan sekiz cevapsız arama, Kevin'dan beş cevapsız arama, annem Deandra'dan 2 cevapsız arama. Tamam, telefonumla ilgilenmezdim genellikle ve hep sessizde olurdu ama bu kadar ilgilenmediğimi ben de bilmiyordum.

İÇİMDEKİ ATEŞHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin