~Jack Brown~
" O ölemez! "
" Bayan Allison dayanın iyisiniz, kurtaracağım sizi."
" Jack yardım etsene! "
Kulağımda yankılanan seslerle yerde cesete sarılmış yatan kıza baktım. Gözlerinden süzülen yaşların haddi hesabı yoktu. Resmen yüzünü sel basmıştı. Sesi kısılmış ve pürüzlü olmasına rağmen tüm salonu inletiyordu. Herkes etrafına toplanınca Ellie astım hastası olduğu için nefessiz kalıp öksürmeye başladı.
" DAĞALIN! " " ...NE BAKIYORSUNUZ DAĞALIN! "
" Jack sakin ol. " diye uyardı kuzenim Lucas. Ona yandan bir bakış attım ve Ellie'nin yanına ilerledim. Diz çöküp yanına oturdum. Ellie aniden bana döndü.
" Onu kurtaracağız değil mi? O ölmesin Jack, ben onsuz yapamam. Bana yardım et Jack. O ölmesin! " dedi ağlamaklı bir ses tonuyla. Yalvarır gibiydi. O kadar çaresizdi ki... Onu ilk kez böyle görüyordum. Her zaman gördüğüm o dimdik duran kızdan eser yoktu. Boş gözlerle ona baktım. Diyebileceğim birşey yoktu. Gerçekler acıydı. Hiç kimseye toz pembe bir hayat sunulmamıştı.
" Lütfen... " diye fısıldadı Ellie yalvarırcasına. Gözlerinden bir damla daha yanaklarına doğru süzüldü. Olumsuz bir şekilde kafamı iki yana salladım. Küçük bir kız gibi önüne döndü. Birkaç yaş daha döküldü yanağına. Kıvırcık saçlarını arkasına savurdu ve biranda yüzüme bir tokat attı. Dişlerimi sıktım.
Sakin ol Jack. O kızla daha işin var. Sakin ol.
Ellie aniden yanımdan kalktı ve masaya ilerledi. Oradan bir bıçak aldı. Yanına gidenleri bıçakla tehdit ederek uzaklaştırdı. Herkes derin bir sessizlik içindeydi. Korkudan kimse ağzını açamıyordu. Ellie sahneye çıktı. Bende sahneye doğru ilerledim. Sahnenin tam önünde durdum ve ne yapacak diye bekledim. Topuklu çizmeleri sahnede tok bir ses çıkarıyor ve salonda yankılanıyordu. Ellie gözünden akan yaşlar her ne kadar durmasada sildi.
" KİM YAPTI BUNU?! " diyerek yerde yatan öğretmenin cesedini gösterdi.
"BU TABLO KİMİN ESERİYSE O KİŞİYİ BULUNCA BENDE KIRMIZIYA BOYAYACAĞIM! "
" ...BU BİR CİNAYET! BU GAYET AÇIK BİR GERÇEK VE BEN BUNU YAPAN KİŞİYİ BULUNCA BAYAN ALLİSON'IN YANINA GÖNDERECEĞİM! " diyerek ortalığı inletiyordu Ellie. Sahneye çıktım ve yanına ilerledim. Arkadan Dylan denen Ellie'nin arkadaşı bana seslendi.
" Bekle, bende geleyim. Tek gitme. " dedi. Hiç bakmadan ve durmadan ilerlemeye devam ettim.
" Gerek yok. "
Ellie'nin yanına vardığımda bıçağı bana çevirdi.
" Defol! "
" Saçmalama ve in şu sahneden. "
" Az önce yediğin tokat yetmediyse bu bıçağı zevkle gamzene saplayabilirim Jack Brown. " diye bir tehdit attı ortaya Ellie.
" Demek gamzem dikkatini çekti Ellie Cyrus? "
" Evet, her gördüğümde bıçağı saplayasım geliyor... gamzene. " dedi ve psikopatça sırıtmaya başladı. Onun gamzesi yok diye kuduruyor ama ben gamzemi onun uğruna feda edemem.
" Şuan bende gülerdim ama gamzem tehdit altında. "
" Rahatça gülebilirsin. " dedi ve bıçağı önüme attı. Yanımdan geçip sahneden indi. Yanımdan geçerken gözlerinden akan bir damla yaş dikkatimden kaçmamıştı. Peşinden ilerleyen birkaç kişi vardı. Benim aralarında tanıdıklarımsa kardeşi Elena, arkadaşı Clara ve diğer arkadaşı Dylandı. Arkasını döndü ve onları tehdit ederek gelmemelerini söyledi. Ben orada yoktum ve bana gelme dememişti. Sahneden indim ve bende çıkışa ilerledim. Geçerken kardeşi Elena'nın yere çökmüş ağlıyor olduğunu gördüm. Lucas'a onu sakinleştirip eve götürmesini ve Ellie gelene kadar başında durmasını söyledim.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
İÇİMDEKİ ATEŞ
AventuraSu, Ateş'in kuruttuğu yerleri canlandırabiliyordu. Peki ya ateş suya ne yapacaktı? Savaşın sonunda suyu yakıp Ateş mi kazanacaktı yoksa Su kazanacak ve Ateşi tekrar mı yaratacaktı?