5. BÖLÜM

22 10 19
                                    

~~~
Sabah uyandım ve her ne kadar sıcak yorganımı üstümden atmak zor olsa da kalktım ve tuvalete doğru ilerledim. Gece kesintisiz uyumuştum. Hem de hiç olmadığı kadar. Evdeki çoğu aynayı kapatmıştım, ihtiyacım olmadıkça açmıyordum.
Aynalar... Belki en yakınımız, belkide en uzağımız. Belki bir melek, belki bir şeytan. Herşeyimizi aslıyla bilen aynalar... En acı, en tatlı, en mutlu, en mutsuz, en sinirli, en sakin, çaresizliği, egoyu, özgüvensizliği en ince ayrıntısına kadar bildiğiniz- bilmediğiniz tüm duygularınızda yanınızda olan... Herkesin gerçek yüzünü bilen... Sadece bir eşya değildi belkide, ama ne olduğunu da asla bilmiyorduk, tanımlayamıyorduk. İnsanların delirmesine bile yol açabiliyorlardı. Ne kadar garip! Bazıları kırık olmayı hak ediyordu belkide, ya da şu söze yoruyorum bunu " Aynaya baktığınızda suçluluk duyuyorsanız, gerçekleri öğrenmişsinizdir. " İnsanlar aynaya değil kendine bakarsa anlar bazı gerçekleri. Belkide buna dayanamayıp, haksız yere aynayı kırıyorlardı. Aslında kırdıkları ayna değil, kendi yüzleriydi... Onlara gereken değeri veriyor muyduk?

Sabah alarmı çaldığında çalınmışa dönmüştüm ve herzamanki gibi benim sağır kardeşlerim bu sese bile kalkmamışlardı. Yanlarına gidip onları uyandırdım ve Elenaya kahvaltı hazırlamasını söyledim. Bazen işe yaramalıydı, yan gelip yatmakla hayat geçmezdi. Onu zor da olsa ikna etmiştim. Sabah kahvaltı yapmaktan nefret ederdim çünkü bu öğünü hep saçma bulmuşumdur. Elena formuna dikkat etse de hafif atıştırmalıklarla kahvaltı yapmayı severdi. Bazen de benim gibi sadece portakal suyu gibi içecekler içerdi. Odama geçtim ve dolabımın önünde ne giyebileceğim hakkında biraz düşündüm. Kararsız bir insandım. Dolabımın karşısında saatlerce dikilip durabilirdim. Burçlara pek inanmam. Milyonlarca insan 12 burç... Yinede tamamen yalanladığım söylenemez. Burçlara inanıyorum varsaysak bile burç yorumlarına veya fala asla inanmıyorum. Gelecek görmek bu şeylerle gerçekleşebilecek bir güç değil. Şahsen bu bir psikolojik baskı/oyun... Ben terazi burcuyum. Adalet takıntım var, bunu inkar edemem. Adalet olmazsa olmazımdır ama adalet, eşitlik değildir. Aradaki ince çizgi çok önemli.
Dolabımdan elime gelen milyon tane kombini aldım ve on dakikada birer tane kombin eledim diyebilirim. Elimde kalan son kombin siyah bol kot pantolonum, oversize gri -turuncu şekilli- t-shirt'üm ve içine giyeceğim krem badimdi. Üstümü giydim ve t-shirt'ümü pantolonumun içine koydum. Kıvırcık saçlarımıysa açık bıraktım ve gerek olabileceğini düşünerek yanıma bir de toka aldım.

 Kıvırcık saçlarımıysa açık bıraktım ve gerek olabileceğini düşünerek yanıma bir de toka aldım

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

~~~
Okula geldiğimde kapının önünde bir topluluk vardı. Sanırım birinin etrafına toplanmışlardı. Kim bilir yine neler olmuştu? Daha iki adım dahi atmadan herkes bana baktı. Kalabalığa hiç girmeden sınıfa çıkmayı düşünüyordum ama nedenini bilmediğim halde endişelenmiştim. Adım attıkça daha fazla yüz bana dönüyordu. Yanlarından geçerken kenardaki topluluk arkaya geçti ve... A-alarice'le A-amy... Aman Allah'ım! Heryerleri yara bere içindeydi. Amy'nin kolu kırılmıştı ve başında dikişi vardı, ayağında bir sargı vardı. Ayrıca yüzü yara bere içindeydi. Alarice'in gözü mosmordu, eliyle ayağı sargılıydı ama anladığım kadarıyla kırık değillerdi. Yüzünün çoğu yerinde yara bandı vardı... Ne olmuştu bunlara böy-

İÇİMDEKİ ATEŞHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin