6

714 72 32
                                        

Bütün cringeliğinizi atabileceğiniz bir kitap... Okuyun sadece............

Minho sınıfa getirdiği kısa beden ile tanıştıracağı ikilinin orada olmadığını görünce dudaklarını büzüp kollarını göğsünde bağladı.

"Burada değiller."

Changbin yanındaki miniğin yanaklarını tutup sıkınca Minho ona bakmaya başlamıştı. Bu davranışları nasıl da yakındı ama! Daha beş dakika önce saçma bir şekilde birbirlerinin hayatlarına girmişlerdi ancak asla kimse mutsuz değildi. 

"Binnie! Ne yapıyorsun?!"

Changbin ellerini yumuşacık yanaklardan çekerken omuz silkti. Minho kadar tatlı birini kesinlikle görmemişti.

"Çok tatlı ve miniksin. Ara ara senin yanaklarını sıkarım ben ya. Terapi gibi."

Minho çatmış olduğu kaşlarıyla ona bakarken Changbin koca bir kahkahanın dudaklarından kaçmasına izin vermişti. Onun gülüşüyle tabii Minho da ciddiyetini kaybetti ve gülmeye başladı.

"Madem senin arkadaşların yok, ben de bizimkilerin yanına götürürüm seni!"

Changbin onun elini tutmuş çekiştirirken bir anda karşısına çıkan bedenle durmak zorunda kalmıştı. Jisung kızgın olduğu belli olan ifadesiyle karşılarında dikiliyordu.

"Minho?"

Minho, Changbin'in avucunun içinde olan bileğine bakmış ve çekmeye çalışmıştı ancak kısa olan onu bırakmayıp daha sert tutmuştu. Birinden çekinecek ve arkadaşını bırakacak hali yoktu hem de daha yeni tanışmışken.

"Ne var?"

Changbin sert çıkan sesiyle her ne kadar afallamış olsa da Jisung'a sert bakışlarını atmayı unutmuyordu. Yanındaki beden ona biraz daha yaklaşıp kulağına bu kişinin Jisung olduğunu fısıldamıştı.

Mavi saçlı bir anda bakışlarını sevgilisinin yanındaki lolipopa çevirmişti. Soğuk bir ses ve bakışlarla ona cevap vermeyi de ihmal etmemişti.

"Senin Minho olduğunu düşünmüyorum."

Changbin sırıtarak Minho'yu kendine çekti. Jisung denen bu herifi gözü hiç tutmamıştı. Sabahtan beri ona sinirle bakan Minho'yu hatırlayınca ise kendine hak verdi.

"Peki Minho'nun seninle konuşmak istediğini düşünüyor musun? Ben düşünmüyorum çünkü." dedi şaşkın çıkarmaya çalıştığı sesiyle.

Minho ne olduğunu henüz anlayamadığını belli eden bakışlarını atarken ikiliye bakıyordu. Jisung sevgilisinin belinde olan kaslı kolu gördüğünde tepesinin attığını hissederek karşısındaki kısa bedene doğru bir adım atmış ve Minho'yu kendine doğru çekmişti. Minho aniden çekilmenin verdiği şokla kollarını Jisung'un göğsüne yaslamış, neredeyse aynı boyda olduğu eski sevgilisinin suratına şaşkınca bakmaya başlamıştı.

"Minho'ya bir daha dokunduğunu görürsem eğer-"

Minho duyduğu cümlelerle kendine gelerek ellerinin olduğu kaslı göğse baskı uygulayıp onu kendinden uzaklaştırmaya çalıştı.

Jisung'un sözü böylelikle kesilirken Changbin tekrar konuşmaya başladı. Jisung'u sinir etmek o kadar harika hissettiriyordu ki anlatamazdı.

"Bak seni değil beni istiyor bebeğim. Şimdi bırak onu ve bana gelmesine izin ver. Sabahtan beri başkalarıyla flört ederken aklın neredeydi senin?"

"Bu seni ilgilendirmez. Ayrıca Minho ile daha bugün ayrıldık ve senden değil benden hoşlanıyor." çocuk gibilerdi şu an. Gören biri kavgalarını ciddiye dahi almazdı.

Baby BoyHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin