İkisi de birbirine dikkatle bakıyordu. Daha fazla bu durumda kalmamak adına yalandan öksürdüm. Emir Asaf bana dönmüştü sonunda. "Hoş geldiniz." dedi memnuniyetsizce. Hayır yani istemiyorsan niye çağırıyorsun ki?
" Anne." Yusuf'un seslenmesi ile bakışlarım onu buldu. "Efendim annecim." Tekrar çekingence Asaf'a bakıp bana döndü. "Baba?" Ne diyeceğimi bilemezken aklıma gelenle hızla Emir Asaf'a döndüm.
"Yanlış anlama lütfen! Bir şey söylemedim."
"Her önüne gelen erkeğe baba mı diyor bu çocuk?!" Hayırdır paşam demek istesem de sustum. Ama tabii altta da kalmadım. "Sorumluluk alan bir babası olmayınca oğlum napsın?"
Onun sinirden kaşları çatılırken bense Yusuf'a döndüm. Dikkatle bizi izliyordu. Aslında ilk defa birine baba demişti Yusuf. Fakat Emir Asaf'ın bunu bilmesine hiç gerek yoktu. Emir Asaf konuşacağı sırada salona bir topluluk girmişti. "Kardeşimize kahvaltıya gelelim de- OHA!" Bizi görünce lafı yarım kalmıştı. Diğerleri de şokla bakarken Yusuf iyice bana yapışmıştı. "Ses tellerini koparırım senin Yaman! Çocuğu korkuttun it!"
Gözlerimi devirerek Yusuf'u kucağıma aldım. "Sen çünkü şu an hiç korkutmadın." Yusuf kafasını boynuma gizlerken kızlardan bir tanesi konuştu. "Gözleri aynı sen Emir Asaf. Aklıma bir şey geliyor ama..." O böyle konuştuğunda içlerinden bir tanesinin çok dikkatli baktığını gördüm yüzüme. Doğru ya bu adam iki sene önce geldiğimde de buradaydı. Muhtemelen o da bunu anımsamıştı.
"Yusuf'a bir şeyler yedirmeliyim. Bu sırada sen de anlatırsın artık." Suratıma garip garip bakıyordu. Nee? Hiç mi kimseden emir almadın Emir Asaf?
Hiç kimseyle göz teması kurmadan salondan çıkmıştım. Salondan çıktığımda hemen çaprazımda mutfağı görmüştüm. Girdiğimde bulunan birkaç çalışanın bakışları bizi bulmuştu. "Buyrun bir şey mi istemiştiniz?" "Oğluma bir şeyler yedirmem gerekiyor. Siz işinize devam edin lütfen. Ben hallederim." Yusuf kucağımdan inmiş ve mutfağın büyük camından bahçeyi izliyordu. "Anne bat batçe."
"Güzel mi annecim?"
"Gücel anne."
Ben aradığım malzemeleri bularak Yusuf'a yiyebileceği küçük bir kahvaltı hazırlarken, çalışanların Yusuf'a kaçamak bakışlar attıklarının farkındaydım. Haklı olarak onlar da bir anlam vermeye çalışıyorlardı. Üstelik Yusuf, Emir Asaf'a o kadar benziyordu ki bir tahminde bulunmak çok da zor değildi.
Yusuf bulunduğu ortama alışmaya başlarken gözleri yavaş yavaş etrafı taramaya başlamıştı. Tehlike çanları çalmadan küçük beye seslendim. "Yusuf kahvaltın hazır oğlum. Gel bakalım." "Deldiim."
Ben yürürken o da kuyruğum gibi arkamdan koşturuyordu. Salona tekrar girdiğimizde sağ tarafta bulunan masaya yöneldim. Yemek masası için ayrılan taraf biraz daha yüksek yapılmıştı. İki basamağı çıkıp bir sandalye çekip tepsiyi masaya bıraktım. Peşimden gelen Yusuf'a döndüm. "Sandalyeni çekmemi ister misin?" "Men yapcam anne." "Pekâlâ." Sandalyenin bacaklarından tutup kendine doğru biraz efor sarf ederek çekmişti. Önce bir bacağını atmış, ardından kendini yukarı çekerek oturmuştu sandalyeye. Yorulmuş olacak ki yanakları al al olmuştu. Bu hâline gülüp saçını öptüm.
Yusuf'a yemeğini yedirirken salondakilerin pür dikkat bizi izlediklerinin farkındaydım. Yemeği bitince bu sefer benim yardımım ile inmişti sandalyeden. Tepsiyi alıp mutfağa giderken yine arkamda pıtı pıtı koşan bir çift ayak sesi vardı. "Tipe bak lan, yerim ben bunu!" Salona ilk geldiğimizde konuşan kişi yine konuşmuştu. Yusuf onu hiç takmamıştı bile. Tepsiyi bırakıp bir bardak su alarak salona tekrar döndük. "Sanırım artık konuşabiliriz."
Emir Asaf imayla konuşurken hiç oralı değildim. Tamam bekletmiş olabilirim fakat ilaçları için yemeğini yedirmek zorundaydım. Bunun için de kimse umrumda değildi. Bizim hakkımızda tahmini olduğunu söyleyen kız girmişti lafa. "Öncelikle biz bir kendimizi tanıtalım. Emir Asaf'ın kuzenleriyiz. Ben Ece. Abim Meriç. Amca çocuklarıyız. Yaman, Hilal ve Anıl. Onlar da hala çocukları oluyor." İki sene önce de karşılaştığım Meriç'ti. İlk geldiğimizde ve az önce konuşan da Yaman. "Memnun oldum."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Bî- misâl Hayat
ChickLit(Bu isimle yazılmış ilk kitaptır.) Girdiği depresyon sonucu gittiği bir barda birlikte olduğu adamdan hamile kalan Hira, hayatında bir çocuğa yer vermek istemeyen Emir Asaf Dağlı. Peki ya iki sene sonra ikisinden bir parça olan Yusuf sayesinde yenid...
