31. Bölüm

26.4K 1.2K 79
                                        

Öncelikle herkese merhaba sevgili okurlarım. Bölüme başlamadan önce küçük bir durumdan bahsetmek istiyorum. Kitabımda ismini vermeyi gerek duymadığım bir kişi, kendi kitabının reklamını yapmış birkaç yorumda. Kendisine kaldırmasını söylediğimde ise "Rahatsız olan sensin, bir zahmet sen kaldır😘" şeklinde son derece üslupsuzca bir dönüş yaptı. Zaten ona kalmadan ben kaldırdım yorumları ve şikayet de ettim. Sizlerden ricam da lütfen kitabımda bu tarz reklamları gördüğünüzde yorumu şikayet etmeniz ya da bana bildirmeniz. Sonuç olarak burada bir emek söz konusu ve kimse emek verip yazdığı kitabında başka bir kitabın reklamını görmek istemez. Anlayışınız ve ayırdığınız süre için şimdiden teşekkür ederim 🫶.

Kafam hızla ona dönerken, duyduğum itirafın sevinci gözlerimden okunuyordu. "İtiraf ettin!" Sorgulayan bakışları, gözlerimle buluştu. "Neyi?" Şu an bilerek yaptığına kesinlikle emindim. "Asaf aşığım dedin işte!" Omuz silkerek konuştu. "Ben onu ata binmek için söyledim karıcım. Ata binmeye aşığım." Ben huysuzca bakarken onun keyfi gittikçe yerine gelmişti. "Konuşma benimle Emir Asaf! Söyledin işte resmen! Ata binmeye aşıkmışmış, salağım ya inandım ben de!" Gülüşü kahkahaya dönerken daha da sinirlenmiştim. "İndir beni, gidip oturmak istiyorum."

"Oturuyorsun ya işte karıcım." Kızgın bakışlarım onu bulmuştu. "Hâlâ dalga geçiyorsun, pes!" Kahkaha atışı sebebiyle herkes bize odaklanmıştı zaten. Bana bakan kavga ettiğimize kesin gözüyle bakabilirken, Emir Asaf'a bakan bunun yalnızca onun benimle uğraşarak keyif alması olduğunu anlardı. Sinirim iyice bozulurken hormonlarım dolayısıyla gözlerim de dolmuştu. "Emir Asaf ya..."

Omzumu ısırdığını hissettiğimde anlık olarak çığlık atmadığıma şükrettim. "Yesin seni Emir Asaf! Sikmişim iddiasını, güzelim kazansın. İtiraf ediyorum karıcım, aşkından aklımı yitirmiş durumdayım." Zaten dolmuş olan gözümden bir yaş firar etmişti. "Asaf..." Isırdığı omzumu bu sefer de öpmüştü. "Kölen olmuş bu Asaf. Napsın?"

"HÖST!! Ulan babası, abileri var burda kızın!" Binmiş olduğu atla yanımıza gelen Aras, laf atmaktan geri kalmamıştı. "Karımı öperken kimseye sormayacağım Sancar." Aras'ın siniri iyice bozulmuştu. "Ulan var ya yeğenim kız olursa, büyüyünce aynılarını sana yaşatması için elimden geleni yapıcam."

"Yeğenini görürsen yaparsın." Hem Aras'ın hem de benim bakışlarım Emir Asaf'a dikilmişken bana döndü. "Güzelim bakma öyle. Kızımı bu puşta gösterir miyim ben?"

"Ohaa! Abime puşt dedii! ABİİİ KOŞUNN!" Aramıza katılan Barlas, ortalığı daha da karıştırmaya meyilliydi. Halinden pek bir memnun duruyordu yalnız. "Noluyo lan?" Uraz da gelmişti yanımıza. "Bizim damat abime puşt dedi." Kız kardeşlerinden evvel damatlarıyla bu denli olmaları komik gelmişti. Ben gülerken tüm gözler üzerimde odaklanmıştı. "Neye gülüyorsun öyle hanımefendi?" Zaten bozulmuş olan Aras'a gülüşüm daha bir rahatsız edici gelmiş olsa gerekti. "Bilmem, benden önce Asaf'la böyle olmanız komik geldi."

"Ayy Hiraa!" Anıl'ın kucağında bize doğru gelen İpek acı çeker bir yüz ifadesiyle seslenmişti. "Asaf indirir misin beni." Dediğimi yaparak önce kendisi inmiş, ardından beni de indirmişti. Anıl, İpek'i kenara oturtmuştu. "Noldu İpek'im sana?" Telaşla yanına varmıştım ben de. "Anıl tutturdu ata bindiricem diye. Düştüm sonunda da." Anlatırken Anıl'a kötü kötü bakmayı da ihmal etmemişti. "Bebeğim ama niye bırakıyorsun ki dizginleri?" Ben Anıl'a susması için kaş göz yaparken beni takmayarak konuşmuş ve kendisi kaşınmıştı. "Hâlâ dizgin diyor ya! Binemem dedim sana ben!"

"İpek'cim tamam olan olmuş, sakinleşsen mi birtanem? Bileğin kötüyse hastaneye gidelim mi? Hatta ne olur ne olmaz götürelim biz direk."

"Yok ya geçer birazdan."

Bî- misâl HayatBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin