9. Bölüm

58.5K 2K 117
                                        

Sabah Asaf evden erken çıkmıştı. Yusuf hâlâ uyuyor, bense kahvaltı hazırlamaya kızlara yardım ediyordum. Çalan zille birlikte Hülya kapıyı açmaya gitmişti. Bir süre sonra hızla yanıma geldi. "Hira hanım bir adam geldi ve izinsiz eve girdi."  Kaşlarım anında çatılırken salona girdim. Girmemle duraksamam bir olmuştu. Çünkü karşımdaki babamdan başkası değildi. Evin korumalarından olan ve adını dün öğrendiğim Mustafa onu çıkarmaya gelmişti. "Kızım da geldi işte! Hira bir şey söyle şunlara!"

"Senin ne işin var burada?" Sakin kalmaya çalışıyordum. Çünkü biliyordum ki eğer sakin kalmazsam hiç iyi şeyler olmayacaktı. "Dün damadıma söylemiştim geleceğimi. Haber vermedi mi yoksa?" Cidden bunu yapmış mıydı? Peki ya Emir Asaf? Bunu bana nasıl söylemezdi?

Bilmediğimi belli etmemek adına duruşumu bozmadım ve arkamı dönerek salon çıkışına yöneldim. "Mustafa bu adamı evimde istemiyorum.."

"Emredersin yenge." Şu an tek istediğim oğlumla olmaktı ve öyle de yaptım. Uyuyan oğlumu yere oturup başımı da yatağa yaslayarak izledim. Hayattaki tek gerçek varlığımın elini tuttum.

Eskiden annemin istediği bir şeyi yapmadığımda anında babama söylerdi. Hiç unutmuyorum, bir sonbahar akşamıydı. Yine babama şikayet edilmiştim. Dışarıda inanılmaz bir fırtına vardı o akşam. Babam salonumuzun boydan boya olan camından şöyle bir dışarıya baktı. Ardından bana döndü ve alayla baktı. Sonuç olarak kendimi o geceyi dışarıda geçirirken bulmuştum. Ne kadar ıslandım, ne kadar üşüdüm bilmiyordum. Çünkü o an tek bildiğim; annemin ve babamın beni o büyük camların karşısına geçip, sıcacık salonlarında keyifle izledikleriydi...

Ne kadar süre Yusuf'la odada kaldık bilmiyorum fakat biz oğlumla oynarken odaya Emir Asaf gelmişti. "Hira.." Gözlerimi sıkarak sakinliğimi korumaya çalıştım. Şimdi Yusuf vardı. Şimdi olmazdı.

Yusuf'u ve Emir Asaf'ı odada bırakarak merdivenlere doğru seslendim. "Dilek Yusuf'un yanına gelir misin?" Kısa sürede Dilek odaya gelmişti. Oğlumu ona emanet ederek bizim odaya geçtim. Peşimden gelip kapıyı kapatmıştı. "Hira biliyorsun, dün akşam söyleyeceğimi belirtmiştim. Yemek vesaire derken aklımdan çıkmış."

Hızla ona baktım. "Neyi unuttun, aklından çıkan ne farkında mısın sen?! Sen söylemeyi unuttuğun için bu adam bu sabah eve kadar girdi! Ya... Ya oğlumu görseydi?... Ben oğlum onlardan uzak olsun diye bu kadar çabalarken, adam bir sabah eve kadar geliyor!!"

"Haklısın, korumaları uyarmam gerekirdi."

"Dün gelip ne söyledi sana?"

"Hira-"

"DÜN GELİP NE SÖYLEDİ?!"

"Ortaklık teklif etti.."

Elimle yüzümü sıvazlarken nasıl bu kadarını yapabildiğine hayret ediyordum. Bu artık yüzsüzlüğü de geçmişti!

Belimden tutarak kendisine çevirmişti. "Kabul etmedim, etmem de. Eve kadar geleceğini düşünmemiştim, bu yüzden söylememin bu kadar önemli olacağını bilmiyordum. Yine de korumaları uyarmam gerekirdi. Özür dilerim.."

Göz yaşlarım bir bir akarken gözlerine baktım. Gerçekten pişman bakıyordu. Fakat ne olursa olsun o adamın oğluma yaklaşması fikri aklımdan çıkmıyordu. "Bu akşam İpek'te kalacağım.."

"Hira, yapma.." sardığı kolları aarasından çıkıp Yusuf'un odasına gittim. Benim kıyafetim vardı zaten İpek'te. Yusuf'a da birkaç kıyafet hazırlayıp, küçük bir çanta yaptım. Dilek anlamazca bakıyordu. Yanındaki Yusuf'u da kucağıma alıp odadan çıktım. Emir Asaf karşıma dikildiğinde yüzüne bakmadım. Fakat oğlum bir sorun olduğunu anlamış ve bana hiç yardımcı olmayarak ağlıyordu. "Babaa.." bunu Yusuf'a yapamazdım. Bu yüzden Asaf'a döndüm. Zaten o da ona bakmamı bekliyordu. İzin verircesine gözümü kapatıp açtım. Anında Yusuf'u kucağına almıştı. "Oğlum.." onları arkamda bırakıp hızlanan ağlayışımı umursamayarak aşağıya indim. Onlar da peşimden geldiğinde evden çıktık. "Mustafa!" Koşarak yanımıza gelmişti. "Buyrun efendim." Gözü çaktırmadan ağlayan bana ve elimdeki çantaya kaymıştı. "Gözünü oydurtma bana!"

Bî- misâl HayatBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin