26 ŠÔŇ

1.2K 115 282
                                        

Bir yıl sonra

Bir yılın sonunda artık iyileşmiştim. Hiçbir hastalığım kalmamıştı. Ve virgülleri sevmeye başlamıştım. Eğitim hayatım Hyunjin sayesinde çok güzel geçiyordu. Saçma sapan temastan kaçınmıyordum.

Bu sırada Minho'ya platonik olan Jisung büyük bir cesaret ile ona açılmıştı. Minho hyung ise hemen kabul etmişti. Çünkü onunda bir şeyler hissettiği belliydi.

Seungmin ise yanlışlıkla Chan'a çıkma teklifi etmişti. Bu nasıl mı olmuştu? Tabiki Seungmin sarhoşken Chan'ın odasına gidip birçok şey saçmalamış ve sızmadan önce 'seni seviyorum çıkalım.' demiş. Tabiki Chan hyung bunu unutmayıp ayılınca Seungmin'e bunu hatırlatmıştı.

Chan hyung ilk başta olmaz dese de o da daha sonradan hislerini anlamış ve kabul etmişti. Changbin ile Jeongin ise iyi anlaşıyordu. Arada sevgili gibi davransalar da bu halleri şüpheliydi.

Peki sahiplendiğim kuşuma ne mi olmuştu? Elbette hastalığı önce iyi gitse de daha sonradan ölmüştü. Evde olan tek hayvan artık Kkami ile kedilerdi. Kuşum ölünce çok ağlamıştım bu yüzden Hyunjin benim için Yeşim ile aynı görünümlü başka bir kuş getirmişti.

Yeşim'i ise Hyunjin'in önceden benim için ektiği zambakların arasına gömmüş bir taşı boyayıp ona küçük bir mezar taşı yapmıştım. Evde çok kalabalık olmuştuk. Ancak pek bir şey fark etmemişti.

Jisung Minho hyung ile, ben Hyunjin ile Seungmin ise Chan hyung ile kalmaya başlamıştı. Changbin aynı odasında onun hemen karşısındaki Seungmin'in eski odası Jeongin'e verilmişti.

Bugün ise okulun son günüydü. Karne almış birlikte eve gelmiştik. Sene başından beri çok çalıştığım için en düşük notum seksen dokuz olmuştu. Jisung ise orta düzeydeydi Jeongin'se karnesini bir sır gibi saklıyordu.

"Ya Jeongin... Bir kere bakayım!"

"Hayır dedim Felix."

"Çok mu kötü..?"

"Hayır."

"Diğer seneden daha mı düşük?"

"Hayır."

"Ya ama neden!"

"Eve gidince öğrenirsin."

Karnesini çantasına atıp fermuarını çekmişti. Bizde bizi bekleyen Seungmin'in yanına gidip arabasına binmiştik.

"Nasıl geldi karneler?"

"Çok güzel!"

"Sizlerin nasıl?"

Jeongin ağzına bir fermuar çekmiş gibi yapmıştı.

"O ne demek Jeongin?"

"Sır. Eve adım atmadan söylemiyorum."

"Hm, Jisung sen?"

"Gıcık adam matematikçi bir puan daha verse güzel olabilirdi."

Seungmin gülmüş ve arabayı çalıştırmıştı.

"Changbin sizler için çok güzel yemekler yaptı. Bu üç ay içinde enerjinizi toplayın ki son sınıfta daha iyi olun diye."

Comma -HyunLix-Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin