Uyandığımda yatağımdaydım ve yanımda Ross yoktu.Üzerimde hala dün akşam ki elbise vardı.En son Ross'u beklerken uyuya kaldığımı hatırlıyordum.Yavaşça yataktan kalkıp banyoya ilerledim ve makyajımı temizleyip el-yüz temizliği yaptım.Üzerimde ki elbiseyi çıkarıp yırtık,beyaz bir kot ve üzerine sarı bir tişört giydim.Saçlarımıda yukarıdan salaş bir topuz yapıp ayakkabılarımıda giydim ve aşağıya indim.Ross kanepeye oturmuş televizyon izliyordu.Yanına zıplayarak oturdum ve yanağını öptüm."Günaydın!" güldü ve,"Günaydın uykucu,"dedi.Kaşlarımı çatarak saate bakmak için Ross'un telefonuna uzandım."O kadar da çok uyu-"sözlerimi kesen gerçekten de çok fazla uyumuş olmamdı.Saat 13:00'dı,gerçekten bu kadar uyuduğuma inanamıyordum."Pekala kabul ediyorum gerçekten çok uyumuşum."itirafıma karşılık Ross sırıttı."Beyin hücrelerin ölecek,"dediğinde şakasına omzuna vurdum.O'da sanki acımış gibi yüzünü buruşturdu."Kesinlikle dövüşçü olmalısın."Ona hak verdiğimi gösteren abartılı bir bakış attım.
Karnımdan gelen sesler acıktığımı bildiriyordu.Kendime tost ve meyve suyu hazırlayıp bir çırpıda kahvaltımı ettim."Bu gün ne yapmak istersin?"diye sordu Ross ben masayı toparlarken."Bilmem,sen ne yapmak istersin?"diye sorusuna soruyla karşılık verdim."Okula gitmeyecek misin?"diye sordu.Sıkıntıyla nefes verdim."Gideceğim ama bu yıl kaydımı dondurmak seneye devam edip üniversite sınavına girmek istiyorum."Ross anlayışla başını salladı.Artık okuldakilerden korktuğumdan değildi.Sadece biraz huzur istiyordum.Kafamı dinlemek ve sonrasında yapacaklarım için daha mantıklı düşünmek."Sen nasıl istersen.En yakın zamanda gidip hallederiz."başımı salladım.Kollarımı boynuna doladığımda anında o'da kollarını belime yerleştirdi.
Kapı çaldığında ondan ayrılıp kapıyı açtım.Fakat kapıyı açtığımda ki gördüğüm silüet başımın dönmesine neden oldu.Bu sahne bir yerden tanıdıktı.Sanki daha önce yaşamıştım bunu.Bacaklarım titriyordu ve boğazım kurumuştu.Babam,yine o sinsi gülümsemesini yüzüne yerleştirip içeri girdi."Git buradan!" diye bağırdığım sırada babamın yüzüne bir yumruk indi.Ross babamın tişörtünün yakalarından tuttu."Defol buradan adi herif!"öyle bir bağırmıştı ki ben bile korkmuştum.Babam hiç bir şey yapmadan sinir bozucu bir şekilde güldü ve kanayan dudağını sildi.Ross,yakalarını bıraktığında arka cebinden silahını çıkartı ve bana doğrulttu.Silahı görmemle çığlık atmam bir oldu.Ross,ona vurmak için bir hamle yapacağı sırada babam bağırdı."Bana dokunursan..."ve sonra silahı Ross'a çevirdi.Daha da büyük bir çığlık attım."Bana dokunursan,seni de onu da gebertirim!"
"Bizden ne istiyorsun?" diye sordum göz yaşlarım arasında."Bilmediğin şeyler var Alex,"dedi Ross."Neyi bilmiyorum?"diye gürledim adeta.Babam çirkin bir kahkaha attı."Yolun sonundasın Alexandra,"dedi ve Ross ona doğru yürüdüğü sırada bir silah sesi duyuldu.Ve sesin duyulmasıyla aynı anda karnımda oluşan büyük bir acı.Gözlerim donuk bir şekilde Ross'a baktım.Ne yapacağını bilmiyor sanki mühürlenmiş bir şekilde gözlerini kırpmadan karnıma bakıyordu.Ellerim karnıma gittiğinde gözlerimi de oraya çevirdim.Kan,tüm tişörtüme yayılmış ellerime de bulaşmıştı.Tekrardan kafamı kaldırıp Bir Ross'a girde sırıtan babama baktım.Dudaklarım aralanmıştı ve bacaklarım giderek hissizleşiyordu."Alex..."Ross'un dehşet sesini uğulduyan kulaklarımla zorla seçebilmiştim.Dizlerimin üzerine çöktüğümde gözlerim karardı...Karardı ve karardı.Sonrasında ise sonu olmayan bir karanlığın içerisinde buldum kendimi.
-
1 Yıl Sonra...
Hani hayatta birini severdiniz.Dünyanız,nefesiniz,fikirleriniz,her şeyiniz olurdu ya işte benim Ross Lynch'a karşı hislerim tam olarak böyleydi.O günü hatırlıyordum.Her şeyin başladığı o günü.Hayallerde ve masallarda yaşanabilecek bir şey.Fakat ben yaşamıştım bunları.Bir çok şey kaybetmiştim,bir o kadar da kazanmıştım.Ross Lynch hayatımı değiştiren nokta olduğu gibi,hayatıma devam etmemi de sağlayan noktaydı.O olaylar olalı tam bir yıl oluyordu.Olanları atlatmış ve kendimize yeni bir hayat kurmuştuk.Babam beni vurduğu gün tutuklanmıştı ve şimdi hayatının yarısı kadar bir süre hapiste yatacak,özgürlüğünden olacaktı.Mafya olduğunu ve aslında üvey babam olduğunu hastaneden çıktıktan hemen sonra öğrenmiştim.Gerçek babamı bulmayı istiyordum fakat bunu yapacak ne piskolojim vardı ne de enerjim.Kötü şeyler yaşamam olasıydı ve bu yüzden gerçek babamı bulmayı pek istemiyordum.Elbet bu küçük dünyada bir kere karşılaşırdık.Annem,annemin nerede olduğunu bilmiyordum.Açıkçası umrumda değildi.Beni korumamış,üvey babamın beni öldürme çalışmalarına göz yummuştu.Onlar olmadan daha mutluydum.
Rain;Rain ise Zach ile mutlu bir çift olmuştu.Bay ve bayan Maronez ile hayatına devam ediyor,Zach ile güzel günler geçiriyordu.Adrian;Adrian ise Ross ile sorunlarını halletmiş,LA'da hayatına devam ediyordu.Ross ve Ben;Ross ve ben ise Miami'ye taşınmıştık.Ross grubu ile birlikte müziğe burada devam edecekti.Her şeyden uzak mutlu bir yaşam sürüyorduk.Ve bu gün mutluluğumuzu tescillediğimiz gündü.Evleniyorduk!Şu anda kırmızı üstü açık bir arabada düğünümüzün yapılacağı açık alana doğru gidiyorduk.Kahkahalarımız,onun elimi tutuşu,rüzgarın saçlarımı savuruşu o kadar güzeldi ki.Bu bir rüyaydı ve asla uyanmak istemiyordum.Ross benim bitmeyen umutlarım,kurduğum hayallerimdi ve ben bu hayallerimi geçekleştirmiştim.Artık korkmuyordum.Kimseden,hiç bir şeyden korkmuyordum.O her elimi tuttuğunda biraz daha güven duygusu sarıyordu bedenimi.Ben ona aittim,o da bana.Biz,birbirimiz olmadan yapamazdık.
Araba düğün yerine gelince Ross elimi tutup inmeme yardım etti.Kır düğünü olacaktı.Ross'un ailesi,Rain'in ailesi ve Ross'un bir kaç arkadaşı da buradaydı.Gelinliğimin eteklerinden hafifçe tutup Ross'un koluna girdim.Beyaz gül yaprakları üzerimize atılırken alkışlar eşliğinde ilerledik.Ross ile karşı karşıya durduk ve ellerimizi tuttuk.Evlilik yeminlerimizi ettiğimizde koskocaman bir alkıştan sonra Ross beni kısaca öptü ve sarıldı.Şu anda o kadar mutluydum ki,kelimeler yetersiz kalıyordu.Onu öyle çok seviyordum ki...İşte,her şeye rağmen hikayemiz böyle sonlanmıştı.Mutlulukla.Ben onun elini tuttuğum sürece her zorluğu yeneceğimizi biliyordum.Biz artık evliydik.Ben artık Alexandra Lynch'dim.Bu hayal bana eskiden çok uzak gelirdi belki fakat tam olarak hayalimi yaşıyordum.Ross bu hayatta sahip olduğum en büyük varlıktı.Onu kaybetmeyecektim.Güzel günler bizi bekliyordu.Çok acı çekmiştik belki ama sonu tarifsiz bir mutluluktu.Bu hayatta bazı şeylerin değerini bilmeli ve onları kaybetmemeliydik,bende tam olarak öyle yapacaktım.Ross Shor Lynch'ı kaybetmeyecektim.Ona olan sevgim her zorluğu yenmişti ve biz birlikte olduğumuz sürece zorluklar bizi yıkmayacaktı.Ben,hayallerini kurduğum o adama ulaşmıştım.Acılar,pişmanlıklar,nefretler gitmişti.Artık mutlu olma vaktiydi.Ve ben Ross Shor Lynch ile çok mutlu bir ömür sürecektim...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Stay With Me ||Ross Lynch
Storie d'amore“Sen karanlık bir insansın Ross,belki zifiri değil fakat karanlık.Sana bakınca,göremiyorum önümü...” Diye fısıldadım.Nefesi hâla yüzüme çarparken o’da nahoş sesiyle fısıldadı,“Aşk bazen karanlıkta daimdir.” Dört yıldır,bir hayranın duygularından dah...