1

29 5 3
                                    

Duyduğum iğrenç alarm sesiyle gözlerimi araladım. '7.00' yazan telefonu alıp alarmı kapattım. Yataktan kalkıp giyinmeye başladım. Üstüne kahverengi kazak altıma siyah kot pantolon giydim. Saçımı yaptıktan sonra odamdan çıkıp dışarı çıktım. Evdekiler yattığı için kahvaltıyı çalıştığım kafede yapıcaktım. Çalıştığım kafeye vardıktan sonra içeri girer girmez mutfağa adımladım. Mutfaktaki Ayşe abla gülümseyerek.

"Hoşgeldin kızım" gülümsemesine karşılık vererek.

"Hoşbuldum ayşe abla" ayşe abla buranın hem müdürü hem çalışanı 15 yaşından beri burada çalıştığım için samimiyiz.

Kafe masaları yavaşça dolarken bizde işimize başladık. "Bakarmısınız" sipariş vermek için seslenen adama doğru adımladım. Arka cebimdeki kağıdı çıkartarak istediğini söylemesini bekledim. "Bir limonata birde limonlu cheesecake alabilirmiyim" söylediklerini kağıda yazarak "tabiki hemen getiriyorum"

"Bi limonata bir limonlu cheesecake" diye mutfağa doğru seslendim. Çok geçmeden Hakan abi tepsiyi getirdi. Tepsiyi alıp 05 numaralı masaya ilerledim. "afied olsun efendim" gidecekken. "Bir saniye bekler misin" tekrar adama doğru dönüm. "Buyrun" adam kahvelerini dikti mavilerime "adın ne senin?" gelen soruyla şaşırdım. Bu soruya cevap veremem çünkü herhangi bir müşteriler konuşmak yasaktı. "Üzgünüm müşterilerle sohbet etmem yasak başka bir isteğiniz yoksa ben işime döneyim" deyip arkama bakmadan ilerledim.

Adamım gözü sürekli bendeydi tanışıyormuyuz acaba? Ahh ne saçmalıyorsun ışık adam niye ismini sorsun. Masalarda boş tabakları toplarken sarhoş gibi 40-50 yaşlarında biri kolumu tuttu. "Güzelim bugün benle gelirmisin" gözlerim fal taşı gibi açılırken kolumu çekmeye çalışıyordum. "Bırak kolumu" adam ayağa kalkarak bana yaklaştı. "Sana akşam sürprizim var benimle gelirsen görebilirsin" uzaklaşmak için geriye adımlarken adam elini kalçama doğru götürdü suratına damarlı bir el geçirdi yumruğunu. Etraftaki herkez ayaklanmış bazı kadınlar çığlık atıyordu.

Damarlı elin sahibine baktığım zamanki şaşkınlığımı gizleyemedim adımı soran adam yerdeki adamın suratına sayısız yumruklar savuruyordu. En sonunda adamı bıraktı ve bana döndü. "İyimisiniz" bilmem iyimiyim? "İyiyim teşekkür ederim" adam gülümseyerek gamzelerini ortaya koyarak oturduğu masasına ilerledi. Yerdeki adam kendini toparlayıp koşarak kafeden uzaklaştı.

yarım saat sonra

Birçok müşteri gelip gitmişti. Çok yoruldum çoğu çalışan izinli olduğu için neredeyse bütün işlere ben bakmıştım. Adamın el kaldırmasıyla yanına gittim. "Hesabı alabilirmiyim" başımı sallayıp. "Tabiki nakit mi kredi kartımı"

"Kart" dedi gülümseyerek. Pos cihazını uzatarak "kartı okutabilirsiniz" adam kartı pos cihazının üstüne uzattı onaylandıktan sonra kartı çekti. Bende fişini çıkmasını bekliyordum. "Ben alper senin benle konuşman yasak olabilir ama benim senle konuşmam yasak değil" başımı salladım. "Memnun oldum ışık" dedi yaka kartımı göstererek.

Fişi verdikten sonra kendimi mutfağa attım. "Ya hakan abi neden bütün işleri ben yapıyorum niye herkes izinli" hakan abi gülümsedi. "Valla kızım babanın kesin emri var" oflayarak önüme döndüm.

Herşey onun yüzünden ortaokulu tam puanla bitirmeme rağmen beni liseye göndermedi. Zaten hergün eve sarhoş gelip bazen tecavüz eden insandan ne beklersin ki. "Işık dışarda bi adam seni çağırıyor." elifin içeri girmesiyle bakışlarımız ona çevrildi. "Kim" beni kim merak ederki "ne bileyim kızım git bak işte" ayağa kalkıp kafenin kapısına ilerledim.

Alper denen adam yanıma geldi. "Selam" ne? "Selam?"elini uzattı gülümseyerek. "düzgünce tanışamadık ben alper" erkeklere dokunamadığımı nasıl söyleyeceğim. Dayanmam lazım sadece 3 saniyecik hadi ışık. Elimi uzatarak karşılık verdim "ışık memnun oldum" gülümseyerek elini çekti. "Yanlış anlama ama birşey sorabilirmiyim" hadi bakalım ne sorcak acaba.

IŞIĞIMHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin