Erva'dan devam
Odamda olan Hazal abla'nın yanına gittim moralim bozulmuştu iyi olduğuna sevinmişti ama ona sıkıca sarılıp kokusunu içine çekemediği için üzgündü kapıyı tıklattı ve konuştu
Ben: Hazal abla hazır mısın?
Hazal abla: Evet Efnan gelebilirsin
Kapıyı açıp girsim Hazal abla'yı baştan aşağı süzdüm üzerine askılı üst bedenini saran alta doğru bollaşan elbisenin içinde mükemmel duruyordu turuncu saçları kahve tonlarında makyajıyla beyaz teniyle nefes kesici duruyordu ona söylediğinde çok mutlu olmuştu o kadar mutlu olmuştu ki kanat takıp uçmadığına şükrettim o an
Ben: Adam nefessiz kalmasa bari
Hazal abla: Güzel olmuş muyum?
Ben: Güzel ne kelime abla mükemmel olmuşsun
Hazal abla: Mustafa da beğenir mi acaba?
Ben: Bayılcak abla
Hazal abla gülümseyerek kendine bakmaya devam etti boydan aynadan marketten aldığım yasemin kokusunu Hazal abla'ya uzattım Hazal abla bana anlamsızca bakarken serserice sırıtıp konuştum
Ben: Bu parfümü çok severmiş hatta zaafı varmış
Hazal abla: Sen nerden biliyorsun kız?
Ben: Kuşlar söyledi
Deyip güldüm Hazal abla parfümü alıp sıktı bileklerini de işaret ettim gülüp bileklerine de sıktı ve hazırdıı tam konuşcak iken telefonuna mesaj geldi eline alıp baktı sonra da çığlık atıp yerinde 2 kere zıpladı
Hazal abla: Ayyy Efnan geldi geldiii
Ben: Hadi abla geç kalmada git
Hazal abla: Her şey için teşekkür ederim Efnan
Ben: İnşAllah çok mutlu olursun abla
Hazal abla: İnşAllah güzelim inşAllah
Gümüş rengi tek bant ayakkabısını giydi üstüne şal aldı çantasını da koluna takıp çıktı evden Hazal abla ben de yatağıma yattım üstüme pikeyi de örtüp 3 haftadır yaptığım gibi ağlamaya başladım
Mustafa Binbaşı
Asena'nın ölmediğini duyduğum da çok mutlu olmuştum hatta bir anda yaşadığım duygu karmaşasıyla ağlamıştım bile biliyordum ki artık ona karşı eskisi gibi bir şeyler hissetmiyordum Savcıya attığı iftira dan sonra gerçekten soğumuştum ondan
6 aydır aklımda hazal vardı hiç aklımdan çıkmıyordu annemler de çok seviyordu sürekli gel sana Hazal'ı alalım diyordu ama ben o zamanlar Asena'yı sevdiğimi sandığım için hayır diyordum
Seven insan bu kadar çabuk vazgeçmez o gençliğimin en büyük hatasıydı onu şuan çok iyi anlıyorum savcıyı 3 yıldır tanıyorum 3 yıl İstanbul da görev yapmıştım onda bizim karargah'ta çalışmıştım aramızda çok samimiyette yok ama ricamı geri çevirmiyceğine emindim
Hazal'la evlenmek istediğimi söyledim yardımcı olcağını söylemişti oldu da benim için Kars'a dönüp konuştu Hazal'la o da kabul etti çok mutlu oldum kabul ettiğini duyunca takımımı giydim saçımı yaptım saatimi koluma taktım parfümümü de sıkıp odamdan çıktım annemin yanına gittim
Ben: Anne nasıl olmuşum?
Eslem: Abiiii çok yakışıklııı olmuşsunnnn
Erdem: Abi çok yakışıklı olmuşsun gerçekten
Annem: Kardeşlerin haklı oğlum çok yakışıklı olmuşsun
Ben: Ben çıkıyorum o zaman
Annem: Allah'a emanet ol annemm
Annemin yanağından öpüp çıktım evden arabaya binip Hazal'ın evine doğru sürdüm elim ayağım titriyordu 18lik ergenler gibi hissediyorum kendimi yarım saat sonra lojmanlara geldim geldiğime dair mesaj attım ve arabadan inip kapıya yaslandım beklemeye başladım
10 dakika sonra geldi yaslandığım arabadan doğruldum giydiği yeşil elbise ne kadar güzel yakışmıştı yaklaştığında gelen yasemin kokusu bu kokuya zaafım vardı benim onun tenine de ne çok yakışmış tam karşımda durduğunda elini alıp nazikçe öptüm heycanlı olduğu o kadar belliydi ki avcumun içinde ki eli titriyordu
Ben: Çok güzel olmuşsun Hazal
Hazal: Sen de çok şık görünüyorsun Mustafa
Ben: Teşekkür ederim
Gülümsedim arabanın yolcu koltuğunun kapısını açtım teşekkür edip bindi ben de sürücü koltuğuna oturdum ve gidiceğimiz restorona doğru sürmeye başladım ben de en az onun kadar heycanlıyım evlilik teklifi edicem ona 36 yaşındayım yaşım geldi de geçiyor bile benim yaşımda ki adamların 2 3 tane çocukları var ben hala bekarım benim de evlenip çoluk çocuğa karışmam lazım
20 dakika sonra gelmiştik arabayı park edip indik restorona girdik ayırttığım masaya doğru ilerledik sandalyesini çekip oturmasını bekledim Hazal oturunca da ben de karşısındaki sandalyeye oturdum
Ben: Ne yiyelim istersin?
Hazal: Bana fark etmez ya
Ben: Ben söylüyorum o zaman
Hazal: Olur
2 saat sonra
Derin bir nefes alıp karşımda dışarıyı izleyen kadına baktım ne kadar da güzel duruyordu çokta temiz kalpli ben ne kadar salakmışım ne kadar körmüşüm ki gözümün önündeki meleği görmemişim zamanında annemi dinleseydim 4 yaşında bir çocuğum vardı şimdiye Asena'yı buraya getirdiğim de beğenmemişti kendisine layık değilmiş falan filan ama Hazal böyle mi gerçi onları kıyaslamam bile yanlış Asena asla bir Hazal olamaz ayağa kalkıp karşısına geçip diz çöktüm şaşırmıştı bu yaptığıma
Hazal: Mustafa napıyorsun?
Ben: Hazal seni tam 10 yıldır tanıyorum 10 yıl önce annem çok söyledi "Hazal'ı sana alalım tam senlik güzel terbiyeli saygılı çokta merhametli bir kız" demişti ilk tanıştığımda çok çabaladı evlenelim diye ben deki gençlik aklı işte dinlemedim annemi ama keşke dinleseymişim ben seni güzelliğini merhametini fark etmeyerek çok büyük hata etmişim sen hep "hatanın neresinden dönersen kar" derdin ben de o zaman kullanamadığım aklımı şimdi kullanmak istiyorum
Deyip ceketimin iç cebinden yüzük kutusunu çıkardım Hazal ağalamaya başladı kutunun kapağını açtım ve konuşmaya devam ettim
Ben: Annem hep "senin yaşındaki adamların 2 3 tane çocuğu var" diyor bana doğacak çocuklarımın annesi olur musun benimle evlenir misin?
Dedim ve gözlerine baktım elleriyle gözlerini sildi ama yenileri ekleniyordu ayağa kalktı
Hazal: Evet Binbaşı evlenirim seninle
İçimden bir oh çekip yüzüğü parmağına taktım kollarımı beline sardım o da boynuma sarıldı biz sarılırken etraftaki insanlar alkış çalmaya ve öp diye bağırmaya başladılar Hazal'dan ayrılıp gözlerine baktım kafasını sallayınca hiç vakit kaybetmeden öptüm onu
_____________
Bölüm sonuu
Keyifli okumalar
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SAYIN SAVCIM
RastgeleEvra: Defol bir daha da karşıma çıkma Atakan: Öyle bir şey yapmiycam alıcam seni Sayın Savcım göreceksin Evra: Alamazsın Sakar Yüzbaşı Atakan: Ben Yüzbaşı Atakan Buğra Karahan istediğim her şeyi alırım ve seni de alıcam Savcı Evra Efnan Kara gör bak
