Hakan Karahan
Kalbimin aşırı artan ağrısı ile çıktım karargah'tan arabama bindim ve evime doğru sürmeye başladım ara sıra durduruyordum ben 7 yaşıma girdiğim ilk günden itibaren asker olma hayali ile büyüdüm istediğim gibi de oldu abim ile baba mesleği olan askerliğe atıldık ve çokta başarılı olduk abim 2 yıl önce
Çıktığı görevde çok ağır yara aldığı için emekliliğe ayrıldı abim masa başı işleri hiç sevmezdi oğulları gibiydi Atakan ve Alp tıpkı babaları çok cesurdu benim eşimden dolayı çocuğumuz olmuyordu ilk başlarda tüp bebek yardımı ile bir kızımız oldu Hande o kadar çok sevinmiştik ki sevinçten havalara uçmuştum keşke olmasaydı dedim
Gerçi nereden bilebilirdim ki kızımın büyüyüp hem vatanına hem de ailesine düşman olacağını ne hayaller ile büyütmüştük Savcı olması için elimizden geleni yapmıştık nasıl yapmıştı bunu nasıl kendini böyle iğrenç bir duruma düşürmüştü sadece kendini de değil bizi de beraberinde sürüklemişti eve gelip arabayı bahçeye park ettim indim kapıyı çaldım
Sevim her zaman ki gibi güler yüzü ile açtı bana kapıyı beni böyle görünce gülüşü soldu paniklemişti onun yardımı ile içeriye girip koltuğa uzandım su getirdi ve yavaşça içtim yanıma diz çöküp ellerimi tuttu dolu dolu bakan gözleri ile masumca bakıyordu bana şimdi nasıl derim ona kızının kaçtığını tekrar yakalandığını
Sevim: Hakan hakanım noldu sana neyin var?
Titreyen ellerimi gözünden akan yaşlara uzanıp sildim sevdiğim kadının göz yaşlarına sebep olduğum için bir kez daha lanet ettim kendime oysa ne zorluklarla almıştım ben onu babasın dan
Ben: Hande hapisten kaçıp savcıyı öldürmeye kalkışmış
Elimi tutan elleri buz kesti bir anda dondu kaldı kızımızın bu kadar ileri gidebileceğini o da beklemiyordu böyle bir şey yapacağını ya da konduramıyordu parmuklara sardığı yavrusunun böyle bir şey yapacağına ihtimal vermiyor du
Sevim: Ne diyorsun sen Hakan bizim yavrumuz yapmaz böyle bir şey biz onu böyle yetiştirmedik Hakan
Ben: Biz nerede yanlış yaptık biliyor musun Sevim?
Sevim: Ne- Nerede?
Ben: Biz kızımıza hiç hayır demedik bir kez olsun ona hayır diyebilseydik o bu durum da olmazdı
Kafasını salladı o da biliyordu Hande çok şımarıktı biz onun her istediğini aldık her istediğini yaptık bir kez olsun ona her istediğini alamayacağını öğretseydik o şimdi bu durum da olmayacaktı
Hepsi bizim suçumuzdu kızımızın bu halde olasında bizim de büyüp bir payımız vardı hem de çok büyük bir paydı bu
Sevim: Nerede şimdi Hande?
Ben: Karargah ta nezarette Savcı yarına kadar orada kalacak dedi
Sevim: Görebilir miyiz onu?
Ben: Bilmiyorum Savcıya sormak lazım
Sevim: Ne olur Hakan izin al görelim onu lütfen
Kafamı salladım cebimden telefonu çıkartıp Savcıyı aradım ikinci çalışta açmıştı
(Telefon konuşması)
Savcı Efnan: Buyrun Albay'ım
Ben: Savcım eşim Hande'yi görmek istiyor
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SAYIN SAVCIM
RastgeleEvra: Defol bir daha da karşıma çıkma Atakan: Öyle bir şey yapmiycam alıcam seni Sayın Savcım göreceksin Evra: Alamazsın Sakar Yüzbaşı Atakan: Ben Yüzbaşı Atakan Buğra Karahan istediğim her şeyi alırım ve seni de alıcam Savcı Evra Efnan Kara gör bak
