17.Bölüm

88 8 0
                                        

"İnsan bazı şeylerin değerini çok geç anlar demişti",dedem haklıydı da bazı kalp kırıklıkları da unutulur es geçilirdi taki o kişi yokluğuyla seni sınayıncaya kadar.
~
Uzun süredir kendi kullanmadığım uçaklara helikopterlere binmiyordum vakit olmuyordu daha doğrusu bu çok farklı hissettirmişti,ilk kez katılacağım bir sivil operasyondu ve tüm timin benle olmasının getirdiği bir heyecan vardı içimde kendime güvenim sonsuzdu ama yine de anlam veremediğim bir burukluk vardı içimde.

Helikoptere binmeden Aslıyla ve Asenayla konuşmuştum gidip dönmemek vardı ne olursa olsun işin içinde Asenanın da Malatyaya gelme planları varmış oysaki çok özlemiştim onu ama ertelemek zorunda kalmıştık.

Tim de baya sessizdi,normal operasyonlarda bu kadar sessiz olmadıklarını duymuştum onlar için "yer gök inletirler göreve giderken geleceklerini bildiklerinden altına kaçırırlar teröristler"diyorlardı karargahta,bu sefer sadece bilek gücü değil de zekamızla bir operasyon yönetecektik o kadın bizim için çok önemliydi Türkmen kadınları pazarlayan bir fahişeydi.Masum suçsuz daha reşit olmayan kızları bile pazarladığını istemedikleri şeyleri zorla yaptırdıklarını biliyorduk,bir kadın olarak onun cezasını kendi ellerimle verecektim bu sefer kaçış yoktu son çıkış Akçaydı.

Alparslanın yanında oturuyordum her zamanki gibi sessizliğe bürünmüş ve düşünceliydi karşımda kaan ve Emre vardı sol çaprazımda Yüzbaşı diğer sağ çaprazımda ise Ramazan vardı.

Kaan ve Emre bile sessizdi bu gerçekten çok şaşırtıcıydı.Sahadaki gizli ajanımız sayesinde koordinatlara ulaşmıştık Üsteğmen Emir Körük bu operasyonda bizimleydi bildiğime göre 3 yıldır sahada o teröristlerin yanındaydı bugün onunda oradaki son günü olacaktı çünkü ortada bir kamp bırakmayı düşünmüyorduk.

"Üsteğmen Pilot Yahya Çetin konuşuyor Kılıç Timi sahaya varmak üzereyiz iniş yapacağımız alan düzlük bir alan olduğundan helikopter iniş yapacak sağ salim almak istiyoruz sizi Allah ayağınıza taş değirmesin."

Yağız hepimize göz gezdirdikten sonra "Sağol Üsteğmenim."dedikten sonra kulaklığı çıkarttı "Yürüme mesafemiz ne kadar gösteriyor Ramazan?"

"Komutanım GPS 3000 kilometre gösteriyor yol üstünde 2 tane Türkmen Köyü var belki orada konaklayabiliriz ama şafak karanlığında Beyza komutanımızı kampa sokmamız lazım 1 saatten fazla dinlenmek demek vakti kaçırmak demek."

Yağız bana göz ucuyla baktıktan sonra memnun olmayan bir ses tonuyla "Anlaşıldı dinlenmek yok."dedi sanki daha çok bana diyor gibiydi 3 4 saat yürümemiştim kesintisiz evet ama bu yapamayacağım anlamına gelmezdi içimde öyle bir hırs vardı ki aklıma geldikçe deliriyordum küçücük kızların,genç çaresiz kadınların haykırışları,kimseyle göz teması kurmadan camdan dışarıya bakmaya devam ettim bu iş canım pahasına bugün bitecekti.

~
Suriye dedikleri kadar soğuktu,yüzüme çarpan soğuk yüz kaslarımı dondurduğuna yemin edebilirdim şuan mimik yapmam imkansızdı o derece.

Kaan "Komutanım çok soğuktur Suriye biz alışkınız artık sizde durum ne?"

Omzuna dostça vurduktan sonra hafifçe tebessüm etmeye çalıştım ama beceremedim "Eyvallah Kaan idare ediyorum."

"Çok üşürseniz parkamı verebilirim Komutanım biz bi şekilde idare ederiz bunun için eğitildik."

"Yok yok aslanım koymaz bu bana."Gözlerimi Yağıza dikmiştim o kadar umrunda değildim ki ağzını bile açmıyordu,göz göze gelmemizle "Konuşmayı bırakın da yürüyün."demesiyle kaşlarımı çattım "sanki çocuk azarlıyor."o kadar kısık sesle konuşmuştum ki duymayacağına emindim birden arkasını tekrar dönmesiyle alt dudağımı dişledim duyması şuan da büyük sıkıntı çıkarabilirdi.
"Emre öne geç."diye telsizden konuşmasıyla yanıma doğru yürümeye başladı ben karşıya bakmaya devam ediyordum.

AKÇABağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin