9.Bölüm

425 22 11
                                    

Günaydınnnn aşkımsular ben sabahın köründe yazıyorum fakat siz gece okuyabilirsiniz kdkdklks

Şu ana kadar hikayem çok kişi tarafından okunmadı ama yine de yavaş yavaş ilerliyorum. Bazı arkadaşlarımız sayesinde (oy ve yorum atanlar) yazma hevesim daha çok artıyor. Okuyan herkes için bir ricam olacak. Kitabı arkadaşlarınızla ya da sosyal medya hesaplarınızda paylaşırsanız çok mutlu olurum.

Bu aralar aklımda farklı bir kurgu var. Ama texting hikayesi gibi değil daha derin konulu bir hikaye. Ama bunun içinde biraz tanınmış olmam gerekir. Farklı bir konusu olduğu için harcanmasını istemiyorum. Bu hikayem güzel bir okunma sayısına gelirse o kurgumu da yazabilme şansım daha yüksek olur.

Neyse sizi daha fazla sıkmayayım sadece ricamı göz önünde bulundurursanız çok sevinirim.

Oy ve yorum atmayı unutmayın ballarrrr Keyifli okumalar :)

**



Ahunun anlatımıyla

Abimin sesiyle hızla yataktan kalkmaya çalıştım fakat Güney durdu. "Ben hemşire çağırayım da serumu çıkarsınlar." deyip ayaklandı. Ona demin neden başıma bir şey gelmesinden korktuğunu sormuştum. Tam bir şey diyecekti ki abim odaya dalmıştı. Diyeceği şey de arada kaynamıştı. Bu soru, cevabını gerçekten merak ettiğim bir soru olduğu için kolunu tutup "Güney sen bir şey diyecektin, yarım kaldı. Ne diyecektin?" deyip onu durdurdum. Hafif yüzü kızarmıştı, gözleri tereddütle bakıyordu. Arada kalmış bir şekilde "Önemli bir şey değil ya, sonra konuşuruz." deyip abimin de burada olduğunu gözleriyle hatırlattı. Ben başımı sallayıp onu onayladıktan sonra arkasını dönüp odadan çıktı.

Abim ise Güney odadan çıkarken yüzüne bakıp, kaşlarını çattı. Bana doğru geldiğinde "Bu çocuğun yüzü niye kıpkırmızı olmuş?" deyip sorgularcasına baktı. "Ne bileyim abi sıcaktandır." deyip önemsemedim.

"Başka bir sıcaktan olmasın da." deyip imaya karışık sinirle bana baktı.

"Abi." uzatarak söylediğim şeyle uyardığımı anlayıp, ağzına fermuar çekip sustuğunu belirtti.

O sırada kadın bir hemşire gelip serumumu çıkarttı ve tansiyonumu ölçtü. "Tansiyonunuz gayet iyi. Büyük ihtimal fazla stresten dolayı bayıldınız ama şimdi gayet iyisiniz. Geçmiş olsun." deyip gülümsedi. Abim teşekkür faslını geçirdikten sonra kolumdan tutarak ayağa kaldırdı.

"Abicim yürüyebiliyorum merak etme." deyip tuttuğu kolumu kendime çektim ve göz devirerek ona baktım. O da bana aynı şekilde göz devirdi ve beraber odadan çıktık. Karşımıza çıkan doktorla durduk "Yıldız ailesinin yakınları siz misiniz?" deyip bize baktı. Başımızı salladıktan sonra devam etti. "Ameliyat gayet başarılı geçti. Hanımefendi ve beyfendiyi normal odaya aldık fakat bebeğin bir süre küvez de kalması gerekiyor. Erken doğum bir bebek olduğu için." deyip bize açıkladı. Doktor tam gidecekken durdurup "Doktor Bey peki bebeğin erken doğması ne yüzden olabilir?" dedim. Kendimi suçlu hissediyordum. Abim benim yüzümden buralara kadar gelmiş, Bahar ablayı da peşinden sürüklemişti.

"Aslında bir çok sebebi var fakat genelde yoğun stres altındayken doğumlar başlayabiliyor. Anne de bebek de gayet sağlıklı. Şuan hiçbir sağlık sorunları yok. Bu da demektir ki uzun süredir stres altındaymış." dediğinde gözlerim dolmuştu. Uraz abim kendimi suçladığımı anlayınca beni kendine çekip "Tamam çok teşekkürler Doktor Bey." deyip beni çekiştirerek oradan uzaklaştırdı.

Abim beni bir sandalyeye oturttuktan sonra karşıdaki sebilden gidip bir su aldı ve bana getirdi. "Al şunu iç de bir daha bayılma Feriha gibi." deyip moralimin yerine gelmesi için şakaya vurdu. Fakat şuan, şaka kaldıracak kadar iyi değildim. Yanan boğazım ve dolan gözlerim de bunu destekler nitelikteydi. Hiçbir tepki vermediğimi gören abim ise konuşmaya devam etti.

YAN KOMŞUM // TEXTİNGHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin