"sanmıştık ki ikimiz
yeryüzünde ancak
birbirimiz için varız
ikimiz sanmıştık ki
tek kişilik bir yalnızlığa bile
rahatça sığarız"
Niye gelmişti şimdi hayatıma? Neden tekrar hayatımın içindeydi ki? Hayatım tam rayına oturdu derken, her şey tam düzeldi derken gelmiş ters-düz etmişti dünyamı. Çıkıp gittiğinde yerime oturmuştum. Onca dakikadır tuttuğum gözyaşlarını rahat bırakmış, özgür etmiştim. Sesim çıkmadan ağlıyor, öylece gözümden akan yaşlarla birlikte kafamı topralamaya çalışıyordum.
Nefesim kesiliyordu. Her zamanki gibiydi. Onca aydır olduğu gibiydi. Sesim çıkmıyordu ağlarken. Susuyordum yine. Sesimi çıkartabilecekken kendimi susturuyordum.
Kapıdan çıktığında üzerime bıraktığı bütün yük ile çökmüştüm resmen. Dizlerim tutmuyordu. Gözler kapalı soluk soluğa bana hatıra bıraktığı bu acının geçmesini bekliyordum.
Son randevum olduğu için çantamı toparlamaya başladım yavaş yavaş. Eve gidip uyumak istiyordum. Uyuyup unutmak istiyordum. Uyku tüm dertlerimi çözerdi.
•
Çözmedi.
Sadece kendimi avutmuştum. Uyumak sadece birkaç saatliğine bir rüyada olmamı sağlamıştı.
"Kendine eziyet ediyorsun." demişti Jimin kapı ağzından. Haklıydı. Yüzüme doğru çekiştirdiğim yorganımla birlikte gözlerimi açtım yoragnın içinde.
"Daha nereye kadar uyku ilaçlarıyla idare edeceksin?"
"Sorun ilaçlar değil." Kapıyı kapatma sesi kulaklarıma doldu.
"Sorun ilaçları kullandıran." dedi. Yatağın kenarına oturduğunu hissettim. Elini yorganın üzerinden omzuma koydu.
"Bu gece de işe yaramadılar değil mi? Yine uyuyamadın. 3 mü 5 mi? Kaç kez uyandın?"
"4." dedim. 4 defa uyanmış, 4 defa uykuya dalmak için tekrar uğraşmıştım.
"Şimdi derdin ayağına geldi."
"O adam benim derdim falan değil. Ev, iş, strese giri-"
"Jungkook, sen asla bunları kafana takacak bir insan değilsin. İçine atarsın belki ama kafana takmazsın asla. Bir anlık üzüntüyle siler atarsın hemen. Ama onu değil kafandan kalbinden atamıyorsun."
Haklıydı. 4 daireli odamın her bir köşesine yerleşmişti. Kira da vermiyordu şerefsiz.
Kafamı yorgandan çıkardım. "Ne yani onunla konuşayım mı?" Hızlıca kafasını salladı Jimin.
"Hayatını mahvet desen daha makbule geçer."
"Saçmalama sanki böyle mükemmel."
"Hey!" Gülerek başırmış ve yatağımdaki yastıklardan birini alıp ona saldırmaya başlamıştım. Resmen kıkardayarak kendini koruyordu.
"Tamam, dur artık."
Hedef aldığım yastığımla birlikte "Sözünü geri al." dedim.
"Yalan çok günah kuzen." demiş ve koşarak çıkmıştı odadan.
"JİMİN!"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
third person
FanfictionKim Taehyung ve Jeon Jungkook evliydi, fakat Jungkook biliyordu; Taehyung'un bir sevdiği vardı, duyuyordu. Beni sevmiyordun bilirdim Bir sevdiğin vardı duyardım ~Attila İlhan-3. Şahsın Şiiri • slow update • düzyazı+şiir • red flag 🚩 turn green flag...
