Kim Taehyung ve Jeon Jungkook evliydi, fakat Jungkook biliyordu; Taehyung'un bir sevdiği vardı, duyuyordu.
Beni sevmiyordun bilirdim
Bir sevdiğin vardı duyardım
~Attila İlhan-3. Şahsın Şiiri
• slow update
• düzyazı+şiir
• red flag 🚩 turn green flag...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Yalnızca aşk ve ölüm değiştirir her şeyi.
✯
Asla beraber olamayacağız. Aynı evi, aynı teni paylaşamayacağız. Aynı masada oturmayacağız. Hatta aynı şehirde bile oturmayacağız. Belki bir gün son kez görüşeceğiz, İkimiz de bunun son olduğundan habersiz. Son kez el ele gezeceğiz, Belki de son kez söyleyeceğiz birbirimizi sevdiğimizi. Yine beraber planlar yapıp, tutamayacağımız son sözleri vereceğiz birbirimize. Ve elbette yollarımız yine ayrılacak bir gün. Sonra aramıza şehirler girecek, Hiç karşılaşmayacağız. Tesadüfler bile bir araya getiremeyecek. Sonra da belki birimiz öleceğiz, diğerimiz hiç bilmeyecek. Nazım Hikmet
❗bu bölüm rahatsız edici sahneler içermektedir❗
Ölüm basit değildi. Can yakıcıydı. Benim için yavaştı. Kırmızıydı. Üşütüyordu. Jilet gibi keskindi. Belki de elimdeki jilet keskindi.
Soğuk metalin tenime değişimi unutamıyorum. Ölümden sonraki 7 dakikamı merak ediyorum. Zihnimin her köşesi onunla sıvanmışken son 7 dakikamın her salisesinde onun olacağından eminim. Belki küçük Taehyung'un hayallerini de görürdüm.
Sessizdim. Tek ses banyonun tam kapanmayan musluğundan damlayan suyu sesiydi. Ben sessizdim. Sesim hiç çıkmamıştı bu zamana dek. Yanlış kişilerden yanlış hınçlar almıştım. En seveceğimi kırmış, sevgisiz kalmıştım.
Artık içimde hiçbir şey kalmamıştı. Onun sevgisini kazanacak tek bir ümit kırıntım bile yoktu. Ben hak etmiştim. En kötüsünü de hak etmiştim.
Ona ait kalan tek şeyin boynundaki yüzüğü olması acınası hissettiriyordu.
Şimdi zemin yavaştan kızıla boyanırken hayatımı düşünüyorum. İnsanlara davranışlarımı düşünüyorum, en çok onu düşünüyorum. Ben bu hayatı yaşamayı hak etmiyorum.
Gözüm kapanıyor yavaştan. Kaç dakika geçti kim bilir kesiğin üzerinden. Kaç hayat geçmişti benim üstümden peki? Ben kaç hayatın üzerinden geçmiştim? Sadece birinden emindim. Tek üzüldüğümde gittikten sonra bir günahkâr olduğumdan onu göremeyeceğimdi. Ben cennetten kovulmuştum, o ise cennetin ta kendisiydi.
Gözlerimi kapattım artık. Elimden giden şeylerin sayısı bir tane daha artıyordu. Gözlerindeki karanlık görüşümü perdelemişti. Bitmişti artık. Çıkıyordum onun hayatından, kurtulmuştu.
•
Yazar
Aradan geçen birkaç dakikanın ardından kapıdan yükselen zil sesleri susmak bilmemişti. Biri delicesine Taehyung'un evinin kapısını çalıyordu. Alacaklı gibiydi, alacaklıydı.