Kim Taehyung ve Jeon Jungkook evliydi, fakat Jungkook biliyordu; Taehyung'un bir sevdiği vardı, duyuyordu.
Beni sevmiyordun bilirdim
Bir sevdiğin vardı duyardım
~Attila İlhan-3. Şahsın Şiiri
• slow update
• düzyazı+şiir
• red flag 🚩 turn green flag...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
-senden bana kalan, filminden.
✯
"Tek başına iki kişi olmuş kendisiyle gölgesi, Heykelini yontuyor yalnızlığın ustası." Özdemir Asaf
Kapıyı açmaya çalışan elim titriyordu. Gözlerimden akan yaşalr durmuyor, parmaklarıma damlıyor, damlayan yaşlar yüzünden anahtar ellerimden kayıyordu.
Açamadığım kapıya tekme attım gücüm yettiğince. Sinirliydim kendime. Ne haddimeydi benim ona bunu söylemek? Bu 2 olmuştu. 2 defa dilimi tutamamıştım. İnanamadı bana, ben olsam ben de inanmazdım.
Kapıya doğru arkamı dönüp yaslanmıştım. Ayaklarım tutmuyor, kayıyordu. Ellerim, ayaklarım, bedenim tutmuyordu. Kayıyordu birer birer. Hayatım kaymıştı. Her şey birer iskambil kağıdı gibiydi benim kurgumda.
Avuç içlerim mermer yüzeye çarpıyor, hıçkırdığım için inip kalkan sırtım kapıya çarpıyordu. Ellerimle yüzümü sıvazladım sinirle titreyerek. Aklıma sadece onu aramak geliyordu.
Telefonumu aradım ceplerimde. Zorla bulduğumda onu aradım hemen. Bir daha arama, demişti ama ben bunu tek başıma halledemezdim. En azından eve soksaydı beni, parmaklarımla verseydi kalemimi yeterdi.
"Alo."
"Arama demiştin ama halledemiyorum. Gel kaldır beni lütfen. Evin önündeyim." dedim nefes nefese ve hıçkırarak. Kuruyan boğazım öksürtmüştü.
"Taehyung, beni karıştırma."
"Seni karıştırmayacağım. Sadece, yardım et de eve gireyim." dedim. Telefonun kapanma sesi geldiğinde gözlerimi kapattım. Ne kadar geçti bilmiyorum. Asansörün sesini duyduğumda gözlerimi hafifçe araladım. Gelmişti. Ardındaki sarışın kişiyi tanıyordum. Onun avukatıydı.
"Yoongi..." dedim elimi kaldırmaya çalışırken.
"Bekle, kaldıralım seni." Beni kaldırmak için kollarımın altından ellerini geçiren ikiliyi umursaman sayıkladım.
"Seni seviyorum, dedim. Seni seviyorum, dedim ben ona. Utanmadan, hiç utanmadan söyledim bunu. Hak etmiyordum demeyi, bağıra çağıra söyledim. İnanmadı. Yemin ederim çok seviyorum ben onu, mahvoldum ben ama onu çok seviyorum."
"Biliyorum, biliyorum."
"Bilmiyorsun, ne ettim ben ona sen bilmiyorsun. Ben varya salağın tekiyim. Aptalım ben. Ben onu paramparça ettim, şimdi kendimi bile toparlayamıyorum."