Kim Taehyung ve Jeon Jungkook evliydi, fakat Jungkook biliyordu; Taehyung'un bir sevdiği vardı, duyuyordu.
Beni sevmiyordun bilirdim
Bir sevdiğin vardı duyardım
~Attila İlhan-3. Şahsın Şiiri
• slow update
• düzyazı+şiir
• red flag 🚩 turn green flag...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
✯
"beni koyup koyup gitme ne olursun durduğun yerde dur kendini martılarla bir tutma senin kanatların yok düşersin yorulursun beni koyup koyup gitme ne olursun"
"Ben seni seviyorum."
"Şimdi mi anladın değerimi?"
"Hayır hayır, öyle değil..." Sustuk, diyecek bir şeyi yoktu. Seni hep sevdim dese yalan olurdu. Eğer gerçekleri söylerse kalbim parça parça iken bu sefer de un ufak olurdu. Sormak istedim bir anlığına:
"Onun neden sevdiğini söylesene bana Taehyung? Ne buldun onda?"
"O, o güzeldi. Aklımı çeldi..." Güzeldi. Benden güzeldi demek ki. Belki de ben değildim.
"Çok yazık, oysaki ben çirkin miydim?" diye sordum. Cevabını bilirdim eskiden olsa, şimdi bilmiyordum.
"H-hayır öyle değil-" Eli ayağına dolaştı bir anda. Bana kendini açıklamak için acele ediyordu.
Aklıma bir dize düştü. Geçmişte gördüğüm bir dize.
Onun yanına gitmişti ve ben de evi temizliyordum. Onun odasına girmezdim. Onun odasından kaçardım. Yasaktı bana ona ait her şey. O da yasaktı.
Koridoru süpürürken bir yandan da şarkı mırıldanıyordum. Bir an elektrik süpürgesinin ucuna tutunmuş kağıtla durdum. Süpürgeyi durdurup kağıdı aldığımda onun yazısını gördüm. Bulduğum yere koyup gidecektim ama birden içinden bir his kağıdı okumamı söylemişti. İçimdeki histen korktum. Ya özelde diye düşündüm. Kontrol edemedim dürtümü. Fransızcası yazan şiirin altına kelime kelime çeviri yapmıştı. Üstünü karaladığı cümlelerin altında kendimi buldum.
Gülümsedim... Ağlayarak.
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı? Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
"Sevmek için güzele mi bakmalı? Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?"
Şaşkınlıkla baktı yüzüme.
"Victor Hugo..." diye mırıldandı.
"Senin çevirilerinde bulmuştum bunu. Daha önce hiç görmediğim duymadığım bir şiir tamamen bendi."
Geçip gittim yanından öylece. Ne onun bana dur demeye hakkı vardı ne deme benim durmaya mecalim kalmıştı.
•
Her randevuya biraz daha korkarak bekliyordum. Bugün yine bulaşacaktık. Bir hastane odasında psikiyatrist ve danışman olarak olsada.
Korkuyordum. Ela gözlerine bakıp unutmaya çalıştığım aşkı tekrar hatırlamak beni korkutuyordu. Onu affedemezdim. Canım çok yanmıştı. Kalbim cam kırıklarıyla doluydu. Onu gördükçe daha hızlı atıyor, kırıklar batıyordu kalbime. İstemiyordum. Onu sevmek istemiyordum.