"Sevgisiz bir bağlılık...
Bu, insanı yaşaya yaşaya öldüren bir yaşamda sürükler.
Sevgiyle bağlılık...
Bu insanı öldüre öldüre yaşatan bir yaşamda sürdürür."
Özdemir Asaf
Yaptıklarım için kendimi boğmak istiyordum. Sürekli olarak ona yaşattıklarımın zehirinde boğuluyor, ondan özür dilemek için yalvaran tarafımı susturmaya çalışıyordum.
Benden ondan özür dilemeyi dahi hakettiğimi zannetmiyorum. Sadece susup ondan af dilesem beni anlar, belki. Ama dudaklarımdan onun için bir özür dökülse bu onu değersiz hissettirir, biliyorum. 2 kelime, 11 harften oluşan o şeyi söylersem bütün yaşadıklarını sadece iki cümleye sığdırırdım. Yapamazdım. Ben aptalın tekiydim belki ama bunu düşünebilirdim. Keşke hiç düşünmemei gerektirmeseydim.
O kadın beni kör etmişti resmen. Bilmiyorum, belki de onun benim için mükemmel olduğunu düşünmüştüm. Belki de bir şeyleri kabullenememiş ve bunun yükünü onun omuzlarına bindirmiştim.
Onu daima kıskanmıştım. Ama şimdi düşününce ona hayaran olduğumu farkettim. Belki de bunca zaman ona yakışır olmak için uğraşmıştım ama benim gereksiz hırsım kafamı karıştırmıştı. Belki de onu takıntı hâline getirmiştim ve sonra yokuşu kötüye sürmüştüm. Ben tama anlamıyla bir aptaldım.
Çeviri yaparken her şiirin içinde onu buluyordum. Bilmiyorum, belki de deliriyordum. Bazen onun için bir şeyler karalıyor, bazen onu zihnimde karalıyordum. Yüzünü gözümün önüne getirdiğim her an kendimden utanıyordum. Ona yaptıklarım için bin pişmandım, hatta daha fazlasıydım.
Ne yapmam gerektiğini, nasıl çözmem gerektiğini bilmiyordum. Çözememekten, gökyüzünü bir daha görememekten korkuyordum. Gözlerim görürken kör olmaktan korkuyordum.
Belki beni affederdi ancak beni sevmezdi asla. Ben, onun için bir zalimdim sadece. Onu üçüncü şahıs etmiştim. Üç kalp vardı ortada; önce onu kırmıştım, daha doğrusu paramparça etmiştim, şimdi de onun parçalarını toplamak için uğraşıyordum ama tuz tanesine dönmüşlerdi.
Görüşmeye gitmek için evden çıktım. Her gidişimde biraz daha yüzüm kızarıyor biraz daha utanıyordum. Gözlerinin içine bakmak benim için bir zulümdü. Onun gözlerime bakmaması da bir zulümdü.
Işıkta beklerken ne konuşacağız diye düşündüm. Ne diyecektim şimdi ona? Bana yine soracaktı problemimi. Ne anlatacaktım ona?
1 aydır doğru dürüst uyumuyordum. Normalde kendine özen gösteren bir adamdım ama şimdi hiç öyle değildim. Saçım başım dağınık, gözlerimin altı çökmüştü. Depresyona gşrmiştim belki ama o kadından ayrıldığım için değildi depresyonum; onun yalnızlığını çektiğim içindi.
Hastaneye geldiğimde hızlıca asansöre bindim ve odasına çıktım.
Kapıyı çaldım. İçeriden duyduğum gelebilirsin sesiyle birlikte başımı eğerek girdim odasına. Bana dönen sert bakışlarının farkındaydım. Kapının orada beklerken bana "Geçin, oturun." dedi. Bana bu kadar yabancı davranması her an yakıyordu.
"Evet, anlatın. En son kaldığımız yerden."
Derince nefeslendim. "Ben, birini kaybettim."
"Bunu söylemiştiniz Bay K-"
"Ve onun değerini o gidince farkettim." Duraksadı. Yarıda kestiğim cümlesine devam etmedi. "Bi' kadın vardı. Ben onu seviyordum. Belki de öyle sanıyordum. Ben kandırılmışım, Bay Jeon. Sevildiğini sanmışım. Biraz ilgiye kendimi kaptırmışım. Onu çok kırdım. O da benden gitti. İyi ki de gitti biliyor musunuz? Çünkü ben çok vicdansızım, Bay Jeon. Ona öyle iğrenç davranmışım ki..."
Parmaklarımla saçlarımı geriye attım. Gözlerimi kapattım bir süreliğine. Hiç konuşmadı.
"Şimdi de çok utanıyorum. Ona karşı çok utanıyorum. Yüzüne bakmaya yüzüm yok. Karşısına geçiyorum ama bu yüzümü görmese, bu sesimi duymasa diyorum. Ve zaman geçtikçe, ben onu kaybettiğimde bir şeyleri farketmiş oldum. Çok seviyormuşum onu. Belki de o gidince sevdim ama çok seviyorum onu. Kirli bir sevgiymiş benimkisi. Saçlarını seveceğime parmaklarım aradına geçirdiğim bir sevgi. Utanıyorum."
Bir süre daha sessizlik hâkim oldu odaya. Nefes alış sesleri doluyordu kulaklarıma. Gözlerim dolmuştu. Silmek için uğraşmadım.
"Siz anlıyor musunuz benim utancımın hâlini? Ben hayatımda hiç böyle utanmadım." Yavaşça ayağa kalktım. Artık süremiz dolmuştu. Ne kadar uzun süre sustuysak zamanımız o kadar geçmişti.
"Ben kendime özen gösteren bir adamdım. Şimdi aynalara bakamıyorum. Korkuyorum şu sıfatsızdan. Her şeyi hak ediyor bu çirkin benlik. Ben hayatımda hiçbir şeyden bu kadar utanmadım."
Kapı kulbuna uzandı elim. Dışarı çıktım ağır adımlarla. Daralmıştım.
İlk kata geldiğimde hemen dışarıya atıverdim kendimi. Hafif esen soğuk sonbahar rüzgarı üşüttü ellerimi. Nefeslendim biraz.
Birden yanımda beliriverdi. "Şimdi sen beni seviyor musun, Taehyung?" diye sordu. Aylar geçmişti aradan. Onca zaman sonra adım dudaklarında hayat buldu. Şaşırdım başta ama sorusunu yanıtsız bırakmadım.
"Ben, seni seviyorum." dedim. Bunu derken çok utandım.
"Şimdi mi anladın değerimi?" de. Sesi sertleşmişti.
"Hayır hayır, öyle değil..." Sustuk, diyecek bir şeyi yoktu. Seni hep sevdim desem yalan olurdu. Paramparça etmiştim kalbini, un ufak ederdim yalanlarımla.
"Onun neden sevdiğini söylesene bana Taehyung? Ne buldun onda?" diye soruverdi birden.
"O, o güzeldi. Aklımı çeldi..." dedim.
"Çok yazık, oysaki ben çirkin miydim?" Gözlerim büyüdü sorusuyla beraber. Nasıl böyle derdi kendine?
"H-hayır öyle değil-" derken cümlem yarıda kesildi.
"Sevmek için güzele mi bakmalı? Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?" Rüzgârda saçları gözlerinin önüne gelmişti. Uzayan siyah saçları ona çok yakışmıştı.
"Victor Hugo..." dedim kısık çıkan sesimle.
"Senin çevirilerinde bulmuştum bunu. Daha önce hiç görmediğim duymadığım bir şiir tamamen bendi." Geçip gitti yanımdan öylece. Ne benim ona dur demeye yüzüm vardı, ne de onun dönüp bana bakması isteyecek hakkım vardı.
sana karşı çok utanıyorum
bir o kadar da çok seviyorum seni
sen anla benim utancımın hâlini
ben hayatımda hiç böyle utanmadım
👥
sondaki şiir kimseye ait değildir.
evet hepimiz taehyung'a burada çok sinirliyim ama onun da pişman olduğunu kabul etmeliyiz. çok pişman.
nise🦋🩵
ŞİMDİ OKUDUĞUN
third person
FanfictionKim Taehyung ve Jeon Jungkook evliydi, fakat Jungkook biliyordu; Taehyung'un bir sevdiği vardı, duyuyordu. Beni sevmiyordun bilirdim Bir sevdiğin vardı duyardım ~Attila İlhan-3. Şahsın Şiiri • slow update • düzyazı+şiir • red flag 🚩 turn green flag...
