Jeongin
Hyunjin'in gözleri kalbimin yansımasıydı. Düşündüğüm her şeyi onun gözlerinde görüyordum. Hyunjin'e tokat attığımda Hyunjin şaşırmıştı. Bir eliyle yanağını tuttu.
''HYUNJIN SENI SIKERIM''
''Dene.''
Ayağa kalkıp Hyunjin'in elini tutup yatak odasına gitmek için yürüdüğümde ne yaptığımı o an fark ettim. Hyunjin'in elini bıraktım. Başımı arkamda kalan Hyunjin'e çevirip konuştum.
''Ne yaptın bana?''
''Aşk?''
''BEN Mİ?''
Nereye gittiğimi bile bilmeden odadan çıkacakken elimi tutan eli hissettim.
''Nereye?''
Elin sahibi sırtım duvara yaslanana kadar üzerime yürüdükten sonra tek eliyle iki bileğimi aynı anda tuttu ve ellerimi başımın üstünde duvara sertçe sabitledi. Ne olduğunu bile anlayamamıştım. Hyunjin'in yüzüne şaşkınlıkla bakarken Hyunjin boynuma yaklaşmış ve boynuma nazikçe bir buse kondurmuştu. Vücudumu baştan sona bir ürperti sardı. Kalp atışlarımın hızlandığını hissettim. Ben bunları hissederken öpücüğün üzerinden sadece 2 saniye geçmişti. Hyunjin ellerimi sabitlemişken boynumdaki öpücüklere karşı yapabileceğim tek şey boynumu yana yatırıp daha rahat öpebilmesini sağlamaktı. Hyunjin elini tişörtümün içine sokup çıplak belime dokunduğunda bacaklarımın titrediğini hissettim. Bunu anladığında Hyunjin'in kıkırdadığını duydum. Sadece devam etmesini istiyordum.
''Devam et.''
''Peki.''
Hyunjin'in bana devam edeceğini söyledikten sonra bileklerimi serbest bırakması beni şaşırtmıştı. Bileklerime baktım. Kızarmışlardı. Hyunjin bir eliyle belimden bir eliyle bacaklarımdan tutup beni kucağına aldığında gözlerim büyüdü. Başımı Hyunjin'in boynuyla başı arasındaki girintiye koydum ve gözlerimi kapattım. Güvendeydim.
Yatak odasına gittikten sonra beni nazikçe yatağa yatırdı. Gözlerimi açtığımda odanın akşam saatlerinin verdiği loşlukla dolduğunu gördüm. Hyunjin lambayı açmadı. Sadece onu hissetmemi istiyordu. Hyunjin tişörtümü tutup vücudumu nazikçe kaldırdı ve tişörtümü çıkardı. Ben de artık bu gecenin nereye doğru gideceğini anlamış oldum.
''Lütfen tüm gece böyle nazik ol.''
Hyunjin sırıttı ve gözlerimin içine baktı. Bakışları kalbimi deliyordu.
''Sanmıyorum.''
Hyunjin'in bakışlarını üst vücudumun çıplaklığında hissettiğimde hala ellerim bağlı gibi davranıyordum. Ben neden utanıyordum? Gözlerimi Hyunjin'in kahverengi gözlerine diktim. Tek istediğim Hyunjin'i hissetmekti. Yine de mümkünse canımı yakmasın🙏🏼
...
''Hyunjin yeter artık dur of HYUNJIN!''
Hyunjin beni hiç siklemezken altında inlemekle meşguldüm.
''Hyunjin daha önce hiç uçan 360 derece dönen lunapark aletine bindin mi?''
''Yerinde dur.''
Hyunjin'in dikkatini dağıtıp kaçma planlarım da suya düştü. Kabul etmeliyim bu benimde hoşuma gidiyordu. Ama bir erkeğin altında olmak erkeklik gururumu zedeliyordu. Yine de Hyunjin'in altında olmaktan memnunum. Artık direnmekten bıktım ve kendimi Hyunjin'in istediklerine uygun hale getirdim.
