0.3

187 17 32
                                        


LAN! Kardeşimi ellere kaptırdım.

Hyunjin sırıtarak ''Jeongin sende bize katılmak ister misin?'' yok canım kardeşimi ellerin elinde bırakıp gideyim ben size iyi eğlenceler ''TABİKİ!'' Minho bağırmamla hafiften yerinden sıçramıştı. Gece yarısı yaşadığımız olaya bak amk. ''Lino iyi misin?'' ''İyiyim Hyunjin abi HEP BU MAL ABİM YÜZÜNDEN''...

Hyunjin sırıtırken bileğinden tutup salona götürdüm. Tam bir sorgu odasında gibiydik. ''Evet açıklama bekliyorum Hyunjin!'' diyerek elimi sehpaya vurdum. Bu kadar acıtmasını beklemiyordum. ''AHH SİKTİĞİMİN SEHPASI!'' elimi ovalarken söylemiştim bunu. Hyunjin koltukta gülmekten bayılacak gibiydi. ''Şurada ciddi bir sorgu yapmaya çalışıyorum beyefendinin sikinde değil!'' Hyunjin derin bir nefes alıp oturdu. ''Buyrun amirim''

''MİNHO'YA NE İÇİRDİN!'' Hyunjin hafiften ''hmm''layarak ''Ebem hacdan gelirken zemzem suyu getirmişti. Şifalı suymuş içirdim gitti valla'' 

HYUNJİN ARKADAŞIM ŞAKA MI YAPIYORSUN!

''Hyunjin ciddi ol bak kendi elime yaptığımı senin götüne yapmiyim'' Hyunjin çok ciddi bir şekilde gözlerimin içine bakarak ayağa kalktı üstüme doğru yavaşça yürüyor gibiydi. ''Yapsana?'' demesiyle bir adım geri çekildim.

Tam o sırada Minho kapıyı tıklattı. Hyunjin'e sırıtarak kapıyı açtım. Hyunjin koltukta oturuyordu. LAN DAHA YENİ DİBİMDEYDİ!

Minho içeri girince Hyunjin'in kucağına koştu. Yemin ederim şunu hayatımda bir kez bile bana yapmadı. Sen anca benim suratıma sıç demi Minho? Sıç söv sonra elin kucağına git. OH NE ALA MEMLEKET!

Hala uykum var gibiydi. ''İyi geceler'' dedikten sonra yatak odasına gittim. Dünya varmış.


Hyunjin'den

Minho kucağıma gelince böyle bir şey olacağını hayatta tahmin etmezdim. Cidden minicik bir çocuğun götüne kalkmış olamam değil mi? Minho'nun hissetmemesi için onu kollarından tutup yanıma oturttum. Küçük çocuklara olan zaafım beni hayatım boyunca çok tehlikeye soktu. Ama böyle bir tehlikeyle daha önceden karşılaşmamıştım.

Mutfağa gidip biraz süt ısıtmaya karar verdim. Sütü cezveye koyup altını açmıştım ki içeriden gelen televizyon sesiyle salona koştum. İçimden ''Siktir..'' çekip kapının orada ki şalterleri indirdim. Minho'ya belli etmeden televizyonu kapatmanın tek yoluydu bu. Salona koştum ''Minho iyi misin elektrikler gitti galiba korkma tamam mı?'' diyerek yanına oturdum. Minho bana sarılmıştı. 

Bunları yapmamın tek sebebi en son televizyonda açık olan bl dramanın +18 bölümlerinden biri olmasıydı..

''Minho benimle gel bebeğim'' diyerek Minho'nun elinden tuttum. Şalterin yanına gidip şalterleri kaldırdım. ''AA YUPPİ ELEKTRİKLER GELDİ!'' Minho'yu televizyondan uzak tutmam gerekiyordu. ''Minho gel senle süt içelim'' Minho direkt olarak mutfağa koşunca bende televizyondan çizgi film kanalı açıp mutfağa gittim.

Sütü hafiften ısıtıp bardağa koydum. Minho'nun oturduğu masanın üstüne koydum. ''Teşekkür ederim Hyunjin hyung'' ''Rica ederim'' diyerek bende kendime kola koyup karşısına oturdum. Kaç zamandır bir çocukla ilgilenme imkanı bulamamıştım benim içinde çok iyi oldu Minho. Çocuklar neşemi yerine getiren tek şey olabilir galiba.

Sütümüzü içtikten sonra küçük adamın kardeşi baya küçük adamla salona gittik. ''Hyunjin abi abimin odasında ki oyuncakları getirebilir misin?'' himm Jeongin'i uyandırırsam ağzıma sıçma ihtimali var ama uyanmaz ya bence. ''Tabi Minhocum'' kalkıp yatak odasının kapısına geldim. 

Kapıyı yavaşça tıklattım ses gelmeyince kapının kulpunun hafiften indirerek içeri girdim. Uyuyordu. Melek gibi uyuyordu.. Saf masum güzel bir melek..

Oyuncakları alıp kapının önüne kadar geldim. Ama adımlarım dışarı çıkmama izin vermiyordu. Jeongin'in güzelliğini sonsuza dek izlemek istiyordu. Buna emin miydi orası tartışılır.

Sonunda kapıyı aynı şekilde yavaşça kapatarak odadan çıktım. Tabi kapının sağ tarafında beni dikizleyen bir Minho görmeyi tahmin etmiyordum. Salona gidince arkamdan gelmişti eşyaları koltuğa koyarken Minho arkamdan ''Abimle çıkıyor musunuz Hyunjin hyung?'' diyince bir süre donup kalmıştım ''Hayır Minho. Jeongin benim arkadaşım'' gülümseyerek Minho'ya döndüm. ''Böyle şeylerle kafanı yorma sen bak vın vın ne güzelde gidiyor'' ''Aa evet VIN VIN VINN!'' 


Jeongin'den

NE SAAT 12 Mİ! Uff biraz çok uyumuşum galiba. Kalkıp salona gittim. Bu manzara beni biraz gülümsetmişti. Hyunjin oturarak kafasını koltuğa bırakmış bir şekilde elinde arabalarla uyuya kalmış gibi gözüküyor Minho hala oyun oynuyordu. Minho ''Günaydın abi'' diyerek bana koşup sarılınca ''Hyunjin abini ne kadar yordun bakayım yaramaz çocuk'' diyerek saçlarını okşadım. ''DÜN GECE ÇOK GÜZELDİ hyunjin abiyle oyun oynarken bir anda uyuya kaldı'' hafiften gülümsedim Hyunjin'e bakarken.

Oyuncaklar.. Bu oyuncaklar ben yatarken benim odamdaydı. Buraya gelmeleri için birinin benim yattığım odaya girmesi gerekiyor. Gece üst vücudum çıplaktı.. HAS SİKTİR ''Minho bu oyuncakları sen mi getirdin?'' Minho biraz düşünüyor gibi yaparak;

''Hayır Hyunjin abi getirdi, aslında orda baya oyalandı bir şeye bakıyor gibiydi'' HAS SİKTİR! 

...


Hyunjin neye bakabilir ki? Belki bir tilki görmüştür🤭

Hyunjin neye bakabilir ki? Belki bir tilki görmüştür🤭

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
tu es a moi - hyuninHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin