FİNAL

2.2K 85 16
                                        

Medya : "Derya Bedavacı - De Get Yalan Dünya"

Başımdan aşağı döküldüğünü hissettiğim kaynar suların yerini buz gibi keskin bir soğukluk almıştı. Üşüyordum, buzulların ortasında çırılçıplak kalmışçasına üşüyordum. Tuhaf olansa bu üşüme bedensel değil ruhsaldı.

Defalarca karşımdaki adamın söylediği cümleyi beynim tekrarladı. Ben yanlış duyduğumu varsaymaya çalıştıkça beynim doğru duyduğumu inatla vurguluyordu.

"Dalga mı geçiyorsunuz?!" Salondaki ölümcül sessizliği bozan Devran Abim olmuştu.

"Hayır"

"Benim babam 19 sene önce öldü" diyen de Cüneyt Abim'di.

"Ölmedi"

"Nasıl ölmedi ya? Gözlerimin önünde öldü. Kanayan kalbi ellerimin altında son kez attı!" Artık kendime hakim olamamış, yerimden fırlamıştım.

"Arjin, sakin ol" diyerek kolumdan tutup, beni tekrar yerime oturttu, Devran Abim.

"Siz öyle sanıyorsunuz"

"Amca sende bilmece gibi konuşma, artık!" Devran Abim de kendine hakim olamayıp yüksek sesle konuşmuştu.

"Babacım, her şeyi en başından anlatsan iyi olacak" Kızının sözlerine başını sallayıp bize dönen adam derin nefes aldıktan sonra konuşmaya başladı.

"19 sene önceydi. Ameliyattan çıkmıştım. Biraz dinleneyim diyerek odama geçmiştim ki asistanım yanıma koşa koşa geldi. 'Hocam acile bir hasta geldi, vurulmuş. Ciddi kan kaybı var' dedi. Hızla acile indim. Mehdi Bey son nefeslerini veriyordu"

"Verdi, zaten!" Yine kendimi tutamamıştım. Bakışlarını bana çevirdi, kafasını iki yana salladı. Bu demek oluyordu ki 'hayır'. Lütfen Allah'ım, lütfen... Duamın devamını bile getiremez haldeydim. Sen içimden geçeni biliyorsun, Allah'ım.

"Ameliyata almamız gerekti. Önden ameliyathaneye gitmiştim. Hasta bakıcılar Mehdi Bey'i sedyeyle getirip, gitmişti. Hemşireler etrafta hazırlık yaparken ben Mehdi Bey'in başında bekliyordum. Kısa bir süre gözlerini açtı. Kısılmış gözleriyle etrafa bakındı ve bakışları beni bulunca 'doktor' dedi. 'Birazdan ameliyat edeceğim, sizi. İyi olmanız için elimden geleni yapacağım' dediğimde öksürmeye çalıştı ama yarasından ötürü zorlanmıştı"

Dinlenme ihtiyacı hissetmiş olmalı ki duraksadı. Bizse pür dikkat onu dinliyorduk. Anlattıklarının sonu nereye nasıl varacaktı, kim bilir... Ancak iç sesim bu adamın anlatacaklarının yüreğimi paramparça edeceğini söylüyordu, ısrarla.

Öksürmeye başlayınca kızı hemen sehpanın üzerindeki sürahiden su doldurup, nazikçe içirdi. Kızına bakışlarıyla teşekkürünü ettikten sonra elindeki peçeteyle ağzının kenarına bulaşan suyu sildi ve konuşmasına devam etti.

"Öksürmekte zorlanınca bakışları tekrar odada gezindi. Kimseyi göremeyince yine bana baktı ve 'eğer yaşarsam, herkese öldüğümü söyle' dedi. Çok şaşırmıştım. Bir insan neden yaşadığı halde, öldü olarak bilinmek istesin? 'Doktor, yaşarsam yine öldürmeye kalkışacaklar. Hayatım senin ellerinde. Bana yardım et' Sesindeki çaresizlik içimi sızlatmıştı ama böyle bir şey yapmam kanunen yasaktı. Mehdi Bey'e cevap veremeden bayılmıştı. Sonrasında saatler süren ameliyat maratonu... Ameliyat boyunca Mehdi Bey'in söylediklerini düşünüp durdum. Ameliyatta hemşirelerde neden vurulduğunu öğrenmiş, bahsetmişlerdi"

"Sadete gelseniz" Devran Abim sabırsızlığını oturuşundan bile belli ediyordu. Azat Abim kafası eğik, Cüneyt Abim de bakışlarını karşımızdaki adama sabitlemiş oturuyordu.

ARJÎNBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin