"Büyülenen kişi fazlasıyla memnun, büyücü Jeongguk. Gerisi benim sorunum değil."
Jeongguk gülümseyip sevgilisinin yanağını öptü sakince. Böyle şeyler nasıl aklına geliyordu Tanrı aşkına?
"Çok güzel bir restoranda rezervasyon yaptırdım. Ama biraz uzakta yaklaşık kırk dakika gibi bir yolumuz var. Rahat olman adına."
"Teşekkür ederim. Gidelim o zaman?"
Jeon Jeongguk
Kafasıyla beni onayladı ve beraber Taehyung'un arabasına ilerledik. Hava kararmak üzereydi. Gökyüzü sevdiğim renkteydi.
Taehyung elimden sıkı sıkı kavrayıp arabaya kadar bırakmamıştı. İlk önce benim kapımı açıp kemerimi bağlamış sonra da kendi yerine geçmişti. Bunu fırsat bilip dalgalı saçlarını karıştırmıştım ben de o kemerle uğraşırken.
"İstediğin şarkı varsa açabilirsin. Kafana göre takıl aşkım."
Yerimden zar zor uzanıp yanağını öptüm ve telefonumu arabaya bağladım. Eskiden birlikte dinlediğimiz şarkıların da içinde olduğu farklı dillerden ve türlerden olan listemi açtım. Öylece kısık sesle çalmıştı.
"Taehyung, benimle çalışmak ister misin?"
Taehyung'un bakışları saniyelik bana dönerken elini bacağıma koydu.
"Nasıl yani bebeğim?"
"Anladığım kadarıyla tıp fakültesine dönme gibi bir amacın yok."