1.9

66 5 14
                                    

"anladınız mı lan planı?!"

"e abi şimdi o çocuğu nereden bulacağız?"

"bana bırak, ben halledeceğim..."

***

Evimin kapısı kırılacak kadar sert bir şekilde çalındığında saat üçtü, gece yarısı üç.

Kapı hızla yumruklandığında yerimden sıçradım, kimdi lan bu?

Üstümde birşey yoktu, sadece altımda gri bir eşofman vardı.

Yataktan kalktım ve istemsizce kapıya doğru yürüdüm, bu saatte kimdi?

Eh, tabi kapıyı açmadan önce delikten bakmak gerekir, değil mi? Delikten baktığımda; Kaan, Bora ve Harun kol kola deliğe bakıyorlardı. İçmişler miydi lan bu sikikler?

Kapıyı yavaşça açtım, kapıyı açtığım gibi içeri hücum ettiler.

"Bir yavaş amına koyayım! İçtiniz mi lan siz gene?"

"Hayır hayır içmedik! Sadece sana ihtiyacımız var."

"Niye lan?"

"Ateş ve Berke için, ihtiyacımız var sana işte."

Bu dedikleri kulağıma cazip geldi, "iyi, salona geçin ve sakince oturun. Binada uyuyanlar var ahmaklar. Siz uyumuyorsunuz diye onlarda mı uyumayacak?"

"Evet kanzi, biz uyumuyorsak onlara uyumayacak!"

"Siktir git Haru."

"Of tamam ya."

"Ee ne içersiniz? Rakı, kola, kahve, çay falan?"

"Sen hepimize rakı getir, yanında da çerez falan."

"İyi."

İçeri geçtim ve hepimize birer bardak, üç şişe rakı, birkaç tane de çerez aldım. Acaba o ikisi hakkınsa ne konuşacaklardı ki?

Yoksa, Ateş'e birşey mi olmuştu?

Ben bunları düşündüğüm sırada Harun yanıma geldi, "abi, seninle birşey konuşmam gerek." dedi fısıldayarak.

"Geç balkona, geliyorum arkandan."

O balkona geçtiği zaman çaktırmadan bende balkona çıktım.

"Hayırdır kardeşim ne oldu? Önemli birşey mi var?"

"Abi, bu ikisi seni kullanacak. Ateş ve Berke'yi ayırmak için."

"Hm? Anlamadım gülüm bir daha söylesene?"

"Ah, abi anlamıyor musun? Sen Ateş'ten hoşlanıyorsun ya hani?"

"Ee evet? Sadede gel yarram şüphelenecekler şimdi."

"Berke ve Ateş'i ayırmak için seni kullanacaklar diyorum. Asla kanma onlara."

"Tamam kardeşim, eyvallah uyardığın için."

"Eyvallah'ınla yaşa erkeğim benim."

"Sana şurdan bir uçarım! Sen şişeleri al, ben diğerlerini alacağım."

Diğerlerini alıp yavaşça salona doğru yürüdüm, arkamdan Harun da geliyordu. Kapıya yaklaştığımda Bora ve Kaan benim hakkımda birşey konuşuyorlardı.

"Harun, dur." diye fısıldadım, durdu.

Onları dinlemeye başladım...

"Bora, o elimizdeki en büyük şans. Onu gene kandıracağız ve bize ahmak gibi inanacak."

"Abi ya gerçekleri öğrenirse? O zaman yüzümüze bile bakmaz ve bizden intikamını en feci şekilde alı-"

"Bora senin dediklerin tutuyor bak, dediklerine dikkat et. Hem temkinli davranırsak, Harun ahmağı da sırf ondan hoşlandığı için ona söylemezse, hiçbir şeyi öğrenemez!"

"Lan, sen benden mi hoşlanıyorsun?" bu öğrendiğim karşısında şok oldum.

"Yavrum zamanı değil... İstersen ben aralarına gireyim şimdi daha fazla birşey falan öğrenirsin."

"Aklın bazen iyi çalışıyor ha, yürü be koçum."

Harun "Tamam abi" diyip salona daldı.

"İsmimi duydum sanki."

"Evet Harun, duydun. Bana bak hele, sakın ona birşey söyleme, beter ederim lan seni."

"Abi aşk olsun, ben hiç yapar mıyım ya öyle şey?"

"Sen gevşek ağızsın Harun, yaparsın."

"Ağzından bal damlıyor Bora."

"Şimdi ne yapacaksınız? Para ile mi kandıracaksınız onu?"

"Başka neyle kanar ki bize? Paragöz o, parayı görünce hemen kabul eder."

Hakkımda böyle düşünmeleri beni üzmüştü, birde onları dost diye arkamda tutuyordum.

Ama ben yapacağımı iyi biliyordum, beklesinler sadece.

Yavaşça içeri geçtim, ben geçince hepsi sus pus oldular. Harun da bana kaş göz hareketi falan yapıyordu.

Elimdelileri masaya bıraktım.

"Ne istiyorsunuz şimdi benden? Sadede gelin." diyerek karşılarında ki koltuğa oturdum, Harun da yanıma oturdu.

"Ya bak şimdi... Olaylar karışık ya biraz..."

"Adamı sinir etmeyin de anlatın şunu."

Sinirden elim ayağım titriyordu, onlar kim köpekti ki beni kullanacaklardı? Elim istemsizce Harun'un bacağına gitti.

"Oo, sizin aranızda bir ateşlenme var ha?"

"Bora, köpeklerin hayali kabul olsaydı gökten kemik yağardı biliyor musun?"

"Of lafı soktu!"

"Ağzına sağlık lan Harun!"

"Burdan çıkalım teke tek yemezsem seni ben neyim, hadi lan hodri meydan!"

"Ahh tamam başımı ağrıttınız!"

"Harbiden, neyse ben başlayım mı?"

"Başla"

"Şimdi, Salih. Sen Ateş ve Berke'nin arasını açabilirsin. Seni şuan öldü biliyorlar fakat sen onları karşına çıkarsan, şaşırırlar."

"Öyle değil Bora, Salih sen Berke'yi kaçıracaksın ve öldüreceksin. Bizde suçu Arda'ya atacağız ve Ateş Arda'ya kin besleyecek. O ikisinin arası açılması gerekiyor asıl."

"Hmm? Arkasından paragöz dediğiniz, kullanmaya çalıştığınız adamda bunu yapacak ha? Siz hangi dünyada yaşıyorsunuz ya?"

"Salih..."

SAHTEKÂRLAR VE SADIKLAR 𝑏𝑥𝑏𝑥𝑏 -YARI TEXTİNG-Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin