Tom..
Kadınım..
Jane: Havaalanına gelir misin?
...
...
Gitmemişti.. karşımda duruyordu.
Tom: Jane.. sen..
Jane: Ben.. bir süre bir yalan yaşatmayı denedim, ama sanırım bunu gerçekten yapmam gerekiyor.
Tom: neden çağırdın?
Jane: Açıklama yapmam gerekiyor, seni bu yüzden buraya çağırdım.
Tom: dinliyorum.
Jane: Benimle böyle konuşma lütfen.
Tom: Hani sen benden uzakta daha mutlusun ya, tek aramayla her şeyi, tüm moralini bozuyorum ya, yanındayken sana neler hissettiriyorumdur kim bilir.
Jane: Tom..
Tom: Nasıl davranmamı bekliyorsun?! söyle artık ne diyeceksen de, yeter. Bu kadar uzun zaman sonra, ne oldu da beni görmek istedin?
Jane: Haklısın ama benim içinde zordu.
Tom: Zormuş, beni görmüyorsun ki
Jane: Yorulmuştum.
Tom: seni bebeğim yapmamdan mı? seni hediyelere boğduğum için mi yoksa? seni dunyanın en mutlu kız arkadaşı yaptım diye mi?
Jane: olayın toz pembe kısmına bakma sadece.
Seni ararken kendimi kaybetmekten
çok yoruldum tom,
bulduğumu zannettiğimde kendimle ayrı düştüm hep.
Tom: ...
Jane: Bu garip bir veda olacak
çünkü aslında hep içimdesin.
Ne kadar uzağa gitsem de
gittiğim her yerde benimlesin.
Tom: ...
Jane: Söylenecek başka söz yok.
Gidiyorum ben.
Hoşçakal.
Tom: Jane.
Gözleri doldu, öyle özledim ki seni sadece sana sarılmak kokunu içime çekmek istiyorum.
Geri geri yürümeye başladı, öylece kaldım.
Jane: Hoşçakal tom.
Arkasını döndü ve ağlayarak uçağa bindi.
Bıraktın öylece beni, yapayalnız kaldım koskoca şehirde. Geceydi her yer, sen yıldızdın, gidiyordun. Işığım gidiyordu. Ne olur anı olma diye dua ettiğim günleri hatırlıyorum, bu kadar mıydı? Kandıramamda kendimi, her bir zerrem biliyordu kalmayacağını, ama ne yaparsın işte.
...
Jane...
Olmam gereken yerden çok uzaktayım, belki de yoruldum, bilmiyorum.
Öyle karışık, öyle yabancıydım ki,
bu aralar kendime bile gelemiyorum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
demolition lovers
Romansanasıl bir his biliyor musun? oda çok geniş ama sığamıyorsun, kapı orada ama çıkamıyorsun, pencere açık ama nefes alamıyorsun.
