oylari unutmayin lutfnn, iyi okumalar!!
...
Araba sürerken midesinde oluşan ağrılar midesini bulandırıyordu. Aynı zamanda yüzündeki yaraların acısı başını ağrıtırken aklında hastaneye gitmek gibi bir seçenek olmamıştı.
Vücudundaki ağrılar yarım saatlik yolu bir ömür gibi hissettirmesine rağmen sonunda Jisung'un evinin önüne gelebilmişti. Zorlanarak arabadan inmiş, kilitlemeyi bile yolun yarısında aklına getirebilmişti.
Zile basmış ve bir kolunu kapının yanında doğru yerleştirerek ayakta kalmaya çalışmıştı. Hali yoktu artık, gözü kararıyor ve dinlenmek istiyordu.
Kapı kendisini çok bekletmeden açıldığında Jisung kapı deliğinden bakmış olacak ki endişeli bir şekilde ona doğru yaklaştı ve "Chan!" dedikten sonra yüzünü elleri arasına aldı. Göz ucuyla yaralarını kontrol etti.
"Ne oldu sana, iyi misin?"
Chan'ın kolunu omzuna atmış ve içeriye doğru yürütmüştü. Bir ayağıyla da sertçe kapıyı ittirerek kapanmasına sebep olmuştu.
Salona gelerek Chan'ın koltuğa oturmasını sağladı Jisung. Eğilerek yüzünü kontrol ettiğinde Chan öksürdü. "Ne oldu, kiminle kavga ettin Chan? Bu halin ne?"
Chan, öksürmeleri bittiğinde zar zor konuştu. "İyiyim,"
"Ne iyiyim ya, ne iyiyim! Şu haline bak!"
Jisung hızla yanından ayrılarak tuvalete gitti ve ilk yardım malzemelerini alarak tekrar Chan'ın yanına geldi, hemen yanına da oturdu aynı zamanda. "Vücudunda yara var mı?"
"Sırtımda var sanırım..."
"Tamam, tamam dur..." Sanki ne yapacağını bilmiyormuş gibiydi, gözleri dolmuş ve endişe duygusu tüm algılarını kapatmıştı sanki.
"Jisung sakin ol."
"Olamıyorum aptal! Sus, konuşmaya çalışma."
Tişörtünün eteklerini tutarak dikkatli bir şekilde vücudundan ayırdı Chan'ın. Arkaya yaslanmamasını sağladı çünkü sırtında yaralar vardı. Arkasını döndürdü ve az önce aldığı bezi yaralarına bastırmaya başladı.
Elleri titriyordu, ona daha önce böyle bir pansuman yapması gerekmemişti. Maçlardan sonra yaraları pek olmazdı, genelde bir iki sıyrıkla kurtulurdu ve vüdudunda ağrılar oluşurdu sadece.
Bu çok daha farklıydı, sağlam dayak yemiş gibi görünüyordu ve hâlâ "İyiyim." diyebiliyordu.
Bezi yaralarına bastırırken onu kontrol etti Jisung. "Acıyor mu?"
"Hayır."
"Doğru söyle."
"Doğru söylüyorum doktor, acımıyor."
"Burası kalsın bi' böyle, birazdan krem süreceğim... Bana dön." Chan doktorun dediğini yaparak yüzü buruşuk bir şekilde ona doğru döndü.
Jisung yüzündeki yaralara bakıp elindeki bezi değiştirdi ve diğer eliyle Chan'ın saçlarını arkaya doğru attıktan sonra bezi yaralarına bastırmaya başladı hafif ve yavaş hareketlerle.
Chan gözlerini kapatıp derin bir nefes soludu. Doktor yüzündeki yaraların kanlarını temizledikten sonra kremi eline aldı ve sürmeden önce konuştu. "Anlatacak mısın artık Chan?"
Bir süre sessiz kaldı Chan, sonunda konuşmaya başladığında gözlerini hâlâ açmamıştı. "Maçlarım iptal olmasaydı bu hafta maça çıkacağım rakibimle kavga ettim Jisung, oldu mu?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
nothing without you, chansung
Fanfictionaşkını esirgeme benden, ihtiyaç duyduğun şekilde seni sevmeyi öğrendim | düzyazı, devam etmiyor
