1.8

483 58 96
                                        

umarim hata yoktur, kontrol etmeden atiyorum bolumu

🌟 oy vermeyi ve fikirlerinizi paylasmayi unutmayin, keyifli okumalarr

...

Birbirlerinin kolları arasında rahat ve huzurlu bir uyku çektikleri sabahtan sonra ikilinin arası çok daha iyiydi. Yaklaşık üç gün geçmesine rağmen sürekli konuşuyorlardı. Chan, hâlâ Jisung'un kardeşiyle görüştüğünü bilmiyordu. Jisung onunla her konuşmasında söylemek istese bile söyleyemiyor, sürekli erteleyip duruyordu.

Dün akşam Jisung'un iş çıkışında güzel bir akşam yemeği yerlerken Chan, bugün için kardeşini arayacağını söylemişti. Jisung bunu duyar duymaz çok mutlu olmuş ve onu desteklemişti vazgeçmemesi için.

Chan ise karşısındaki güzelliğin karşısında büyülenmiş misali dudaklarına kelebek öpücükler kondurmuştu.

Kardeşini öğle saatleri aramış ve buluşmak için saat ve yer ayarlamıştı. Şimdiyse tam oradaydı. Kardeşi tam karşısında oturuyor, gözlerinin içine bakıyordu.

Loş ışık, Chan'ın keskin hatlarını daha da sert gösteriyordu. Gözleri kardeşine kilitliydi. Ne bir yumuşama ne de bir öfke belirtisi vardı. Sadece sabit, kararlı bir bakış.

Kardeşinin yüzünde ise pişmanlık, korku ve yorgunluk birbirine karışıyordu.

Öylesine söylediği americanosundan bir yudum aldı Chan. Sırtını oturduğu sandalyesine yasladı. Sessizliği bozan Chan oldu. Sesi buz gibi çıkıyordu. "Anlatmanı bekliyorum." dedi düz bir sesle. "Ne konuşacaksan konuş."

"Hyung..." dedi Soojin. Ellerini birleştirmiş stresle de sımsıkı kapatmıştı. "Şu an, eskiden seninle tanıştırdığım adamla evli değilim," demesi Chan belli etmemesine rağmen onu çok şaşırmıştı.

Devam etti Soojin. "Evet, o istedi diye taşınmıştık. Başlarda gerçekten mutluyduk, sonra Yena doğdu. Yena iki yaşına gelene kadar her şey çok güzeldi ama sonra biz yapamamaya başladık. Beni sevmiyordu, benden sıkılmıştı. Bir süre onun yanında mutlu kalmaya, gülümsememi kaybetmemeye çalıştım ama yapamadım... Sonra beni aldattığını öğrendim, her şey mahvoldu."

Chan çenesini sıktı ama tek bir kelime bile etmedi.

"Sonra çalıştığım yerde birisiyle tanıştım, şu an evli olduğum kişi. Ona aşık oldum. Sonra çekişmeli boşanma sürecine girdik, Yena'yı almak için çok çabaladım. Psikolojim alt üst oldu, sonunda boşandıktan sonra psikoloğa gitmeye başladım. Kızım için toparlanmam gerekiyordu. Sonra Yujun'la evlendik..."

Biraz duraksadı Soojin. Gözünden düşen yaşları elinin tersiyle silip iç çekti. Chan'ın aklından bir sürü soru geçip duruyordu ama hiçbirini dile getiremiyordu. "O nasıl biri?" diye sordu.

"Çok iyi, yani, başlarda birisine tekrar güvenme düşünmesi beni çok korkutuyordu ama Yujun'a güvendim. Üç senedir evliyiz, Yena'yı kendi kızı gibi seviyor, kan bağı olmamasına rağmen öz kızı olduğunu tamamen kabul etti."

"Şimdi niye buradasın, Soojin?"

"Yujun işini buraya taşıyacak. O yüzden taşınacağız, eve ve yeni iş yerine bakmak için bir haftalığına geldik. Bu hafta sonu dönüp sonra tekrar geleceğiz, bu sefer temelli."

Chan dudaklarını yaladı. Alt dudağını sertçe dişledi kendisini engelleyemeden. "Bana neden ulaşmaya çalışmadın?"

"Çünkü... Anlattığımdan çok daha fazlasıydı o adam. Korkutucu birisiydi. Telefonumu elimden alıp geri vermediği oluyordu, bu sırada senin dahil tüm herkesin numarasını silmiş... Sonrasında da korktum, gelemedim abi, hayatımı tekrar düzene sokamam diye ödüm kopuyordu. Bunlar sağlıklı düşünceler değildi, terapilerle yavaş yavaş toparlayabildim düşüncelerimi. Mesela... Sana ihtiyacım olduğunu biliyorum artık. Seni çok özledim abi."

nothing without you, chansungHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin