selam ☹️ bu fice ugramayalı neredeyse 6 ay olmus,, sizi cok fazla beklettigim icin uzgunum. hatırlamak adına onceki bolumlere goz atabilirsiniz
⭐ oyları ve satır arası yorumları unutmayın lutfn,, iyi okumalar!!
...
Chan, elindeki boks eldivenlerini yüzünü acı içinde buruşturduktan sonra bir kenara attı. Eline giren tarifsiz acı sessiz bir şekilde inlemesine sebep olmuştu. Jisung'un kullanmaması için başının etini yediği bileği inanamayacağı bir acı içindeydi.
Sebebini de az çok tahmin edebiliyordu. Maçlara çıkmasa bile sporunu yapmaya devam ediyordu. Onun için ara vermek diye bir durum hiçbir zaman olmamıştı, şimdi de olamazdı.
Doktorla birlikte yaptığı çalışma ve ona ailesini açmasının üzerinden sadece üç gün geçmişti. O günden sonra hiçbir şey değişmemiş, her gün onu düşünmeye devam etmişti eskisi gibi. Hatta daha fazla düşünür olmuştu.
Kendi düşünceleri yüzünden uyuyamıyor, kendini boğası geliyordu. Daha önce hiç kimse onu böylesine köşeye sıkıştırmamıştı.
Eskiden babasıyla ve kardeşiyle yaşadıklarını en yakını olan Seungmin bile bu kadar detaylı bilmiyordu. Neden ona içini açmış, yanında konuşma isteği oluşturmuştu bilmiyordu. Onu düşünmek kalbinde tarifsiz bir ağrı yaratıyordu.
"Siktir," diyerek kendisini yere attı ve kafasını duvara yasladı. Ağrıyan bileğini tutup ağrının geçmesini bekledi öylece. İki saat boyunca sertçe yumrukladığı boks torbası sallanıyordu.
Çantasının yanındaki telefonu çıkarttı ve arkadaşlarından gelen mesajları kontrol etti. Minho, Hyunjin ve Seungmin yarın akşam için plan yapmışlardı ve onu da çağırıyorlardı. Evet ya da hayır dememiş, düşüneceğini söylemişti.
Oturduğu yerden kalktı ve bileğini fazla kullanmamaya çalışarak çantasını topladı. Üstünü değiştirip terini sildikten sonra ışıkları kapattı ve salondan çıktı.
Eve gidip kafa dinlemek istiyordu. Seungmin de muhtemelen onun evinde çalışıyordu şu anda. Çok yakın oldukları için birbirlerinin evini kullanmayı sorun etmiyorlardı. Zaten Seungmin'in yeni taşındığı ev daha yeni yerleştirilmişti.
Canı yıllardır içmediği sigarayı çekiyordu. Sağlığına dikkat eden birisi olduğu için boksa başladığında sigarayı da bırakmıştı ama şu an canı deli gibi sigara içmek istiyordu.
Derin bir iç çekip akşamın bir saatinde açık, sigara alabileceği bir yer var mı diye baktı. Biraz ileride gördüğü yerle birlikte omzundaki çantasını düzeltti ve oraya doğru ilerledi.
Kısa süre içinde aldığı sigara paketinden bir dal çıkarttı ve çakmağıyla sigarasını yakmadan önce kalın dudaklarının arasına yerleştirdi.
Sigara içmek onu birkaç sene öncesine götürdü: Tamamen dipte olduğu dönemlere. O zamanlar asla hayatını yaşayabileceğini, bir daha eskisi gibi güçlü olabileceğini bilmiyordu.
Babası hayatını kaybetmiş, ondan birkaç ay sonra da kardeşi evlenerek onu yalnız bırakmıştı. Hissettikleri o kadar ağırdı ki kendisi için, kendisini kurtarabileceğini bile düşünmüyordu. Hapsolduğu o karanlık evden canlı olarak çıkacağına inanmıyordu.
Ama sonra cesaretini toplayarak boksta ilerlemeye karar vermiş ve şimdi sahip olduğu kişiliğini kazanmıştı. Onun böylesine sert bir kişiliğe sahip olmasının sebebi karşısına çıkan engellerin onu durduramamasına sebep olmaya çalışmaktı.
Babası ve kardeşini bir sabah güneşiyle unutmuş, bitmişti.
Sigarasını salonun kapısına yakın bir yerde, sırtını duvara yaslamış bir şekilde içerken düşüncelerini dağıtan bir ses duyuldu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
nothing without you, chansung
Fiksi Penggemaraşkını esirgeme benden, ihtiyaç duyduğun şekilde seni sevmeyi öğrendim | düzyazı, devam etmiyor
