1.3

374 66 68
                                        

okurken yorum yaparsaniz cok sevinirimm,, fikirlerinizi merak ediyorum 😓😓 iyi okumalarrr

...

Sabahın erken saatlerinde hiç zorlanmadan uyanabilmişti Jisung. Güçlü kollarıyla kendisini sarmış Chan'ın kollarının arasından çıkmak gibi bir isteği yoktu ama çıkıp ufak bir kahvaltı hazırlamak zorundaydı.

Önce biraz geri çekilerek yüzünü izledi, gözlerine düşen saç tellerini arkaya doğru itti ve sonrasında kollarını belinden ayırmaya çalıştı. Yataktan kalkar kalkmaz tekrar Chan'ın üstünü iyice örttü.

Kahvaltı için Chan'ın her zaman yediği şeylerden hazırlamıştı. Hızlı bitirebilecekleri bir kahvaltı olmasını istiyordu çünkü hastaneye gitmeleri gerekiyordu en kısa süre içinde. Bu nedenle kahvaltıdan sonra tekrar odasına çıktı ve Chan'ı uyandırmak için adını seslendi sessizce.

"Chan... Chan uyan hadi."

Chan'ın uykusu hafif olduğu için hemen duydu doktorun sesini. Gözlerini yavaşça araladı ve kendisine gelmeye çalıştı. "Uyan hadi, kahvaltı yapalım sonra hastaneye gideceğiz."

Chan kafasını sallayarak onu anladığını gösterdi bu şekilde. Elleriyle yataktan destek almış ve kalkmaya çalışmıştı. Jisung da hemen yardım ederek kolundan ve sırtından tutmuş, onu doğrultmuştu.

Chan yataktan kalkıp yine Jisung'un yardımıyla dikkatlice tişörtünü giydikten sonra lavaboya giderek elini yüzünü yıkamış ve aynada kendisini incelemişti.

Jisung masada onu beklerken sonunda gelip tam önüne oturduğunda konuştu. "Nasıl hissediyorsun?"

"İyiyim."

"Dünkü kadar ağrın var mı?"

"Bilmiyorum, yok galiba."

Jisung'u aldığı cevaplar memnun etmiyordu, Chan'ın söylediği hiçbir şey gerçekten öyleymiş gibi gelmiyordu. İyi miydi, kötü müydü, nasıl hissediyordu bilmek istiyordu.

Chan, Jisung'un kendisi için hazırladığı tabağı yemeye başlamış, ikili sessizlik içinde geçen kahvaltılarını kısa bir süre içinde bitirip hastaneye gitmek için hazırlanmışlardı.

Chan Jisung'un arabasında Seungmin'i arayıp hastaneye gittiğini haber vermişti ki Seungmin zaten hastanede, Jeongin'in yanındaydı. Merakla birkaç soru sormuş fakat Chan sonra anlatacağını söyleyerek telefonu kapatmıştı.

Chan ve Jisung ikilisi hastaneye doğru gelirken Seungmin'le Jeongin de hastanenin dışında oturmuş sohbet ediyorlardı. İkilinin ilişkisi gittikçe daha sağlıklı bir hale geliyordu. Başta yaşadıkları durumu atlatmışlar ve artık birlikte daha çok vakit geçiriyorlardı.

"Chanlar acile geliyormuş,"

"Chanlar derken?" diye sordu Jeongin elinin altında Seungmin'in eliyle oynarken.

"Jisung'la ikisi, anlamadım, gelince anlatacağım dedi."

"Bir sorun yoktur umarım." Seungmin de aynı şeyi umuyordu. İkili Jeongin'in mola zamanının bitimine kadar oturmuş, sohbet etmişlerdi. Jeongin içeri girdikten sonra Seungmin tekrar aynı yere geçmiş ve Chan'ın gelmesini beklemişti.

Yarım saat kadar sonra Chan ve Jisung'u arabadan inip hastaneye yürürken görmüş ve hızlıca oturduğu yerden kalkarak arkadaşına doğru ilerlemişti. Yüzündeki yaraları fark ettiğinde şaşkın bir ses tonuyla ona doğru bağırdı.

"Christopher! Yüzüne ne oldu?"

"Anlatırım birazdan, şimdi olmaz." Birlikte hastaneye girdiler, Jisung Chan için hızlıca bir sıra aldıktan sonra sıralarını beklemeye başladılar.

nothing without you, chansungHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin