98 (FİNAL PART 1)

9.9K 352 132
                                        

Bu bölümü daha önce okumuş olanlar hemeeennnn açıklamaya gelsin hemen hemen.

🌿

''Ergin yemin ederim şu çocuk bi doğsun yemin ederim bak yemin ederim seni boşayacağım.''

Ergin panikle arabayı sürerken sağ elinide karnıma koymuştu. 

''Didom yemin etme bak töbe de bakayım hemen töbe de.''

Sancılarım öyle artmıştı ki acıyla bağırdım.

''Ahhhhh! Ediyorum ediyorum yemin yemin yemin yemin olsun. Bu bebeği rahmime sen koydun sen nefret ediyorum senden !''

Dörtlüleri yakmış hızla hastaneye gidiyorduk ama öyle bir ağrım vardı ki belimden kasıklarımdan bıçakları sokup sokup çıkarıyorlardı sanki.

''Didom hayırlısıyla bebeğimizi kucağımıza alalım dediklerin için pişman olacaksın bak.''

''Bebeğimiz değil! Benim bebeğim o ben 9 ay karnımda taşıdım, ben acı çektim, ben bulantı yaşadım. Senin falan değil sadece benim bebeğim o.''

Burnumun direği sızlamıştı bir anda, bebeğimin doğmasını dört gözle bekliyordum ama sabahtan beri isyan edip duruyordum hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım.

''Sevgilim derin derin nefes al bak ağlama lütfen az kaldı, hadi Didom hadi bebeğim.''

Sancı tekrar bir anda girdiğinde duygusallığı bırakıp daha sesli bağırdım. ''Ahhh! Ölüyorum galiba çıkarsınlar şu canavarı içimden! Çabuk ol ya çabuk olsana !''

Hastanenin otoparkına girdiğimizde Ergin bana cevap bile vermeden hızlıca arabadan indi ve benim kapımı açtı. O arkadan doğum çantasını alırken bende bağırmaya devam ediyordum doğumhaneye girdiğimizde Ergin'de benimle içeri girdi.

Hemşirelerden biri ''Eşinizin girmesini istediğinizden emin misiniz ?'' diye sordu.

Dişlerim sıkmaktan kırılacaktı artık ''Girmek zorunda hele bi girmesin , hele bi girmesin hepsi onun suçu!'' diye bağırdım.

Doktorumda geldiğinde ben bir yandan ıkınıyor ve bağırıyor bir yandan Ergin'e saydırıyordum. Ergin'de birazdan bayılacak gibi panikle bana bakıyor ve elini kıracak gibi sıkmamı umursamıyordu bile.

Çok uzun olmasa da bana bir ömür gibi gelen acılı, ağrılı süreçten sonra önce ağrım azaldı, sonrada bir ağlama sesi geldi. Küçücük bir bedenden çıkamayacak kadar yüksek ama büyük bir bedenden çıkamayacak kadarda tiz.

Ne ara olduğunu anlamadığım bir şekilde gözlerimden sıcak sıcak yaşlar inmeye başladı ama ben deli gibi üşüyor ve titriyordum.

Uğultulu kulaklarımın ardından ''Didem.' diye kısık bir ses duydum Ergin'in sesiydi bu tekrar aynı sesi duydum. ''Didem, oğlumuz oldu Didem.''

Ergin ile o an göz göze geldik oda ağlıyordu ama aynı zamanda gülümsüyordu.

Doktorum sevinçle konuştu. ''Cinsiyetini öğrenmek istemiyordunuz ama içinize doğmuş gerçekten Didem hanım nur topu gibi bir oğlunuz oldu.''

Bir anda kucağıma çırılçıplak minicik bir şey koyuldu. Göğsümün üstünde kuşlar kıpırdandı yanağımı yanağına yaslayıp yorgun öpücükler koymaya başladım dilim damağım kupkuruydu ama gözlerim sırılsıklam yüreğim ise bambaşka bir duygu ile kaplanmıştı.

Bebeğimi kucağımdan alıp giydirmeye başladıklarında Ergin'e baktım şaşkınlıkla. ''Bizim oğlumuz Ergin küçücüktü gördün mü ?''

Abimin Arkadaşı | TextingBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin