Yoldan bir kaç saniyeliğine gözünü çekip bana çevirdi bakışlarını.
"Söyle Didom."
Başımı koluna yasladım koltukta kendimi ona doğru yaklaştırıp.
"Yeni bir tatlıcı açılmış. Akşam çıkalım dedin ya oraya mı gitsek sosyal medyada herkes paylaşıyor."
Gülerek saçıma bir öpücük bıraktı. "Hanımım istiyorsa gideriz tabi."
Tek elimle yanağını sıkıp çekiştirdim. "Bakk. Baakkk. Sen böyle hanımım dersen seni sevmekten parçalarım."
"Senden gelecek her şey kabulüm."
"Eşşek seni. Laf cambazlığınıda iyi yapıyorsun."
Kahkaha atarak tek kaşını kaldırdı. "Eee sevgilimizden öğrendik bizde bişeyler."
"Salak." Diyerek yanağına sulu bir öpücük bıraktım.
Kapalı otoparka arabayı park ettikten sonra abim ve kendim için hazırladığım çantayı aldığımda Ergin hemen elimden aldı. Ağır değildi ama hoşuma gidiyordu beni düşünmesi.
Asansör kata geldiğinde indik ve dairenin kapısına ilerledik içeri girmemizle şoka girmem bir oldu.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
(Temsili.)
Yerde beyaz mumlar ve beyaz gül yaprakları vardı. Özenle vazoya yerleştirilmiş yine beyaz olan çiçekler vardı.
"E-ergin." Diyerek kekelediğimde hala ona değil etrafa bakıyordum. Elindeki çantaları yere bırakıp önüme geldi ellerimi tuttu.
"Didem." Dedi biraz tedirgin bir şekilde. "Hani hatırlıyor musun seninle birbirimize ilk açıldığımızda sana karşı bir şeyler hissetmeye yeni başladım demiştim."
Başımı salladım hatırladığımı belirtmek için.
"Yalan söylemişim ama kasıtlı olarak değil bende sonradan fark ettim. Hani Utku ile görüyordum ya bazen sizi ben Utku'ya o yüzden çok sinir oluyordum. Sanıyordum ki bu en yakın dostumun kardeşine bir zarar gelmesin diye. Ama öyle değilmiş ben seni kıskanıyormuşum başka bir adamla seni gördüğüm için sinir oluyormuşum ona. Ben senden baya uzun zamandır hoşlanıyormuşum farkında değilmişim sadece."
Bir anda tek dizinin üstüne çöktü. Kalbim ağzımda atmaya başladı gözlerim doldu.
"Güzel Didem'im. Biricik sevgilim."
Gözleri ışıldarken benim gözlerimin içine baktı bende gülümsedim bir damla yaş aktı gitti yanaklarımdan.
"Benim ailem sensin Didem. İster şimdi olsun ister 5 sene sonra fark etmez. Benim bu hayatta önceliğim sensin."
Pantolonunun cebinden yüzük kutusunu çıkardı. Titreyen elleriyle kutuyu açtı.
"Zaten aileyiz biliyorum ama benim resmiyettede ailem olur musun benimle evlenir misin ?"
Gözlerimden yaşlar daha hızlı dökülürken bir yandan da gülümsüyordum. Ergin hem tedirgin hemde güzel bir gülümsemeyle cevabımı bekliyordu.
Başımı salladım hızlı hızlı. "Evlenirim."
Onunda gözünden bir damla yaş aktığında ikimizde gülüyorduk. Mutluluk gözyaşlarıydı bunlar. Yüzüğü parmağıma taktıktan sonra kalkar kalkmaz kollarımı boynuna sardım.
Oda elini belime attığında dudaklarını dudaklarıma yasladı. Gülerek üst üste onlarca öpücük bıraktı. "Karım olacaksın." Dedi heyecanlı bir sesle. Dudaklarımı bu sefer daha uzun soluklu öptüğünde vücudumdaki ellerini sıkılaştırmış vücutlarımızın arasında bir milim boşluk bile bırakmamıştı.
"Didom. Güzel karım benim." Dedi dudaklarıma mırıldanarak. "Bitanem benim. Bu anı o kadar uzun zamandır hayal ediyordum ki teşekkür ederim teklifimi kabul ettiğin için."
Bu kadar muhteşem olma be adam eriyordum cümleleri karşısında. "Yaa Ergooo asıl ben teşekkür ederim. Hem artık beklemeyede gerek yok dediğin gibi biz zaten aileyiz ister şimdi olsun ister bir kaç sene sonra fark etmez."
Beni belimden tutup havalandırdı. "Kızım yerim seni."
Nazlı nazlı kıvrandım. "Hımm ye bakim nasıl yiyorsun göreyim."
Bir anda elini bacağımın altından geçirip kucağına aldı. Kıkır kıkır güldüm bu hareketine. "Ergin turizm ile keyifli yolculuklar." Dedim kollarımı boynuna dolayarak.