#59

5.5K 600 621
                                        

pt taekooku çok seviyorm özür dilerim ❤️
alın size bölüm

yorumlarınızı bekliyorzzzzVE iyi okumalar 🫶🏻

-

⭐️lord huron - the night we met⭐️
(bence bunu dinleyerek okuyun
ama siz bilirsiniz..🥺)

jungkook

su damlaları penceremin buğulu yüzeyinden ağır ağır süzülürken odamın duvarları art arda çakan şimşeklerle bir anlığına aydınlanıyor, hemen sonra yeniden karanlığa gömülüyordu.

bense yatağımda sırt üstü uzanmış, boş boş tavana bakıyordum. saat gece yarısını biraz geçmişti ve hâlâ uyuyabilmiş değildim.

dakikalardır susmayan göğün gürültüsü bir kez daha pencerelerimi titrettiğinde üzerimdeki battaniyeyi istemsizce biraz daha yukarı çektim.

pekâlâ, yağmurla bir sorunum yoktu. aksine böyle havaları fazlasıyla sever, yağmur damlalarının pencereme vurduklarında çıkardıkları sesi huzur verici bulurdum. bir türlü aşamadığım şey ise gök gürültüsüydü.

saçma olduğunu biliyordum, belki de bundan korkacağım yaşı çoktan geçmiştim ama bu bir türlü üstesinden gelemediğim bir korkuydu. şu anda uyuyamamamın da en büyük sebeplerinden biriydi üstelik.

gök şiddetle bir kez daha gürüldediğinde kalbim refleks olarak bir anlık sıkıştı. taehyung'un yanına gidip gitmemenin ikilemini yaşıyordum. şu an muhtemelen uyuyor olmalıydı, son bir saattir odalarımıza çekildiğimizden beri hiç sesi çıkmamıştı.

yastığa gömülmüş yüzü, ve dudaklarının arasından kaçan yavaş nefesleri gözümün önüne geldiğinde derin bir iç çektim. taehyung'un varlığı benim için her zaman yatıştırıcı olmuştu. hem.. şimdi yanına gitsem, beni reddetmezdi. en azından ben öyle düşünüyordum.

son konuşmamızda birlikte uyumak konusuna tereddütlü yaklaşsa da artık bana karşı öyle mesafeli davranmadığının farkındaydım. bir şeylerin iyileşmeye başladığını, aramıza çizdiği sınırın gitgide daha da silikleştiğini görebiliyordum.

üstelik taehyung, mesajlaşırken korumaya çalıştığı o tavrı yüz yüzeyken asla koruyamıyor, cümlelerinin arasına her zaman yumuşak bir gülümseme sıkıştırıyordu.

ve hatta bazen; benim bile planlamadığım beklenmedik temaslarımız karşısında yüzüme şaşkın şaşkın bakıyor, dalıp gidiyordu. bense o hâlini gördükçe olduğum yerde eriyecek gibi oluyordum. öyle tatlıydı ki.. gerçekten her şeyi, herkesi sessize alıp yalnızca onu izleyebilirmişim gibi hissediyordum.

kendi kendime gülümsedim.

beni reddetmezdi.

üzerimdeki battaniyeyi ittim ve yastığımı kolumun altına alarak yatağımdan kalktım. ayaklarımın altında hissettiğim zeminin soğukluğu beni ürpertirken sessiz adımlarla odamdan çıktım ve taehyung'un odasına doğru yol aldım.

kalbim yapmak üzere olduğum şeyle bir an için hızlanırken gök gürültüsünü de, bardaktan boşanırcasına yağan yağmuru da çoktan unutmuş gibiydim. sadece.. tanrım, uzun zaman sonra gerçek anlamda yanında uyuyacaktım, ve bunu öylesine özlemiştim ki.. daha önce defalarca kez beraber uyusak da o zamanki heyecanım şu anda hissettiğimin yanında bir hiçti. içimde, karnımda sıcacık, tatlı bir his vardı; uzun zamandır eksikliğini çektiğim bir şeye kavuşacak olmanın getirdiği bir his.

pillow talkHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin