18

43 1 1
                                        


O an yumruk seslerini duyduğumda sınıfa doğru koşmaya çalıştım fakat kolumda bir tutuş hissettim arkamı döndüğümde Dilek'in kolumu tuttuğunu gördüm. Sesim biraz fazla çıktı.

-Dilek bırak beni!

Dilek sesini yükselterek cevap verdi. 

-Ceren sen mal mısın? Önce beni dinle. Her şey Boran'ın suçu.

Duyduklarımla şaşkına döndüm ama tabi ki inanmadım. 

-Yeter Dilek! Yalanlarından bıktım!

Dilek bana cevap bile vermeden telefonunu çıkarttı ve bir ses kaydı açtı. Ses kaydında Boran'ın itiraf sayfasıyla ilgili söylediği şeyler vardı. Tam hepsini duyamadan gözlerim karardı, ayakta duramadım. 

Kaan'dan

Duyduklarım beni çok sinirlendirmişti. Boran Ceren'i sevmiyordu resmen onunla oyun oynuyordu. Boran'ı yere çok sert bir şekilde ittim Boran tamamen yere uzandı ben ise üstüne çıktım ve onu yumruklamaya başladım. Boran kurtulmaya çalışıyordu, attığı yumruklar arada suratıma gelsede canım acımıyordu. Gözüm hiçbir şeyi görmüyordu. Boran'ın resmen yüzü dağılmıştı, fakat durmadım yumruk atmaya devam ederken pat diye bir ses duydum. Sınıfın dışından gelmişti. Kimin düştüğünü görmesem de tahmin etmiştim. Boranı orada bıraktım ve resmen dışarı koştum. Endişeyle bağırdım, kalabalığın içine girdim.

-Ceren! İyi misin!

Ceren bilinçsiz şekilde yerde yatıyordu. İnsanları yolumdan çekerek Cerenin yanına ulaştım. Yere eğildim.

-Ceren, uyan!

Fakat Ceren dediklerimi duymadı. Hemen Cereni kucağıma aldım. Ben Ceren kucağımda hızlıca yürürken, müdürü yani Boranın babasını gördüm bize doğru geliyordu. Suratından ne kadar öfkeli olduğunu görebiliyordum. Sanırım oğlunun başına gelenleri görmüştü. Son derece yüksek bir sesle bağırdı.

-KAAN! GEL BURAYA.

Fakat ben onu duymamış gibi davrandım şu an Cerenin durumu daha önemliydi. Yoluma devam ettim fakat adımı bağrmaya devam ediyordu dayanamadım ve arkamı döndüm.

-Görmüyor musun? Senle mi uğraşıcam siktir git lan!

Müdürün gözleri şaşkınlıkla büyüdü. 

-Seninle sonra görüşeceğiz Kaan BEY.   diye hırladı.

-Tabi babamla görüşürsünüz bağışlar hakkında. 

Bunu söyledikten sonra onun cevabını beklemeden arkamı dönüp gittim. Okuldan çıkınca hızlıca Cereni arabaya yerleştirdim. O sırada bize doğru gelen Dileki gördüm. 

-Bende sizle geliyorum.

Diyip cevabımı beklemden arabaya bindi. Çok sorun etmedim çünkü Cerenin hastanede arkadaşa ihtiyacı vardı. Bende arabaya binip arabayı çalıştırdım. Ceren arka koltukta yatıyordu Dilek ise benim yanımda oturuyordu. Dilek arabanın camının önüne koyduğum fotoğrafı gördü ve eline aldı, fotoğrafta Cerenle ben vardım, biraz eski bir fotoğraftı cerene bisiklet sürmeyi öğretirken çekilmişti. Dilek elindeki fotoğrafa bakarak gülüyordu. Sesim biraz sert çıktı.

-Bırak şunu.

Dilek sonunda gülmeyi bırakıp konuştu. 

-Kim çekti bunu?

-Miraç.

Biz konuşurken arkadan bir mırıldanma duydum. Arkamı dönüp baktım. Ceren gözlerini yavaşça açtı.

-Nerdeyim ben?

Ceren yumuşakça mırıldandı. Ben ağzımı açamdan Dilek konuştu.

-Kaçırıyoruz seni tatlım. 

Cerenin gözleri korkuyla büyüdü. 

-Kaan? 

Cerenin ağzından ismini duyduğumda kalbim hızlandı.

-Bayıldın, hatırlamıyor musun?

-Zar zor hatırlıyorum... Boran, her şey onun suçuymuş. 

Cerenin gözleri doldu, ağzından bir hıçkırık kaçtı.

-Bunu şimdi konuşmayalım güzelim.

Ceren kafa salladı, dudakları büzülmüştü. Ve sonunda hastaneye varmıştık Cereni kucağıma alıp hastaneye taşıdım dilek de peşimizden geliyordu. İçeri girince doktorlara durumu açıkladım. Doktor tomogrofi çekilmesi gerektiğini söyledi, doktor odadan çıktığında Ceren bana sarılarak mırıldandı.

-Ben çektirmek istemiyorum.

Dilek göz devirdi.

-Kızım alt tarafı bir makineye girip çıkıcaksın.

Ceren'den

Tomografi çekiminden sonra beni hastaneye yatırdılar 1 gece burda kalacaktım. Dileki Miraç Bugatti markalı arabasıyla onu evine bırakmıştı. Kaan ise halamı arayıp durumu izahlamıştı. Gece hızlıca uykuya dalmıştım. Kaan 1 saatliğine hastalan kardeşine bakmaya gideceğini söylemişti. Bense uyudum.


AVCIOĞLU KOLEJİBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin