Öpücüğün üstünden saatler geçmesine rağmen hâlâ öpücük hakkinda düşünüyordum, hocanin ne anlattığı hakkinda hiçbir fikrim bile yoktu aklim sadece kaanin dudaklarindaydi. Düşüncelerimi bolen zil sesi oldu sonunde ders bitmişti ve teneffüse girmiştik. Bugün Boranın gelmemiş olması beni çok şaşırtmamıştı Boran gibi egoist biri okulun ortasında dayak yedikten sonra hiçbir şey olmamış gibi devam edecek değildi ya? Gururu incinmiş olmalıydı, hemde fena şekilde. Dayak yemesi yeterince gururunu incitmemiş gibi bir de bu dayağı Kaandan yemek onu eminim çok öfkelendirmiştir. Bu düşünceleri kafamdan atmaya çalıştım, Boran Kaana zarar verebilecek biri değildi.
Kaan'in yanina gitmek için sınıftan çıktım, tam onun sinifina doğru yürürken gözüm müdürün yani babasının odasından çıkan Borana takıldı (Babası bir zamanlar okulun sahibi olsa da sonrasında batmaları nedeniyle okulu Kaanin babası satın almıştı ve Boranin babasi müdür olarak çalışmaya baslamisti) Yüzü neredeyse tanınmayacak haldeydi, o yakışıklı yüzünden eser kalmamıştı, tek gözü hem morarmış hem şişmiş haldeydi, sanırım burnu da kırılmıştı.
Boran çıktiktan sonra gözleri benim üzerimde oyalandı, fakat kafamı hemen çevirdim. onunla göz göze gelmek bile midemi bulandırıyordu. Yanımdaki kizlarin yaptigi dedikoduyu ise istemeden de kulak misafiri oluyordum, Kaanin adinin geçtiğini duyduğum için dikkatimi vererek dinledim. Tabi ki Kaan'in Borani ne kadar kötü dövdüğünden bahsediyorlardi, şaşırtici değildi kavgayı herkes görmüştü sonuçta. Derken beni gercekten de şaşırtacak bir şey duydum- kizlardan bir Boranın okuldan gideceğinden falan bahsediyordu, kendime hakim olamadan ağzımdan "Ne?" çıktı. Kızlardan biri bana döndü, durumu toparlamak için
"Şey— konuştuğunuzu duydum da, Boran okuldan mı gidiyor?" diye ekledim.
Kız durumu hiç sorgulamadan anlatmaya başladı.
"Evet— tabi ki yani çok normal değil mi? Rezil rüsva oldu resmen, Kaan fena dövdü Boran'ı. Tüm okulun diline düştü."
"Cidden sağlam dayak yedi." Diğer kız gülerek ekledi.
Ben kızlarla konuşurken zaten teneffüs bitmişti, tekrar sinifima girdim ve düşüncelere daldım. Umarım Boran gerçekten gidiyordur, onu her gün görme fikri korkunçtu, bu haber içime su serpmişti.
Ders bittikten sonra hızlıca sınıftan çıktım, Kaan beni bekliyordu. Beni evime Kaan birakicakti okuldan cikip Kaanin arabasina doğru yaklaştığımda arabasina yaslanıp beni bekleyen Kaan benim için arabanin kapisini açtı. Yanina oturdum.
Kaan konustu,
"Bize gidelim mi? Film falan izleriz hem pizza yaparim bize."
Duyduguma sevinmiştim. Hem de ona müjdeyi vermem gerekiyordu.
"Tabi olur,"
Yolculuk boyunca şarkı dinledik, zaten mesafe kısaydı. Eve girdik, biraz oturduktan sonra kendimi tutamadım ve
"Boran okuldan gidiyormuş."
"Ne— Ciddi misin?" Kaan şaşırmışti aynı zamanda da sevinmişti.
"Evet, bir kaç kızdan duydum bi de bugün Boran okula babasının yanına gelmiş kaydını aldırmak için."
"Sonunda kurtulduk desene, okuldan gitmesi için illa dövmem gerekiyormuş herhalde."
"Yani tüm okula rezil oldu gitmesi çok normal." diye ekledim.
Kaan ayağa kalktı, "O zaman bu haberin üstüne pizza iyi gider, sen istersen burada otur ben hallederim her şeyi."
"Olur mu öyle şey ben yardımcı olurum sana."
Kaan gülümsedi. "Seni reddedecek değilim ya."
Beraber mutfağa geçtik, Malzemeler zaten tezgahta hazırdi sanırım yardımcilardan biri çıkartmıştı Kaan hamuru yoğurmaya başladı, kaslı kollarıyla hamuru hiç zorlanmadan yoğuruyordu. Ben de o sırada malzemeleri doğradım vee sonunda pizzamızı fırına attık.
"Ee biz de filmi seçelim o zaman. Ne izlemek istersin?" Kaan salona geçtiğimizde sordu.
"Hmmm, Biraz klişe olacak ama How to lose a guy in 10 days."
"Klişe de ben daha önce hiç izlemedim."
"Nasıl ya, çok şey kaçırıyorsun. Ben çok seviyorum özellikle başroldeki adamı."
Son cümleme Kaan kaşlarını çattı. "Başroldeki adam mı? Çok mu yakışıklı? Şimdi merak ettim gerçekten."
Kaan'ın tonundaki kıskançlığa güldüm. "İyi, açalım da gör."
Kaan hızlıca filmi açtı, film başlar başlamaz Kaan alaycı bir şekilde homurdandı.
"Yakışıkli dediğin adam bu muydu? Yakışıklı görmesem inanıcam."
Gözlerimi devirdim, "Yuh Kaan bu adamı beğenmeyen kadın yoktur."
"Ne yani bu adam benden daha mı yakışıklı sence?"
Kaanin tatlı kıskançlığına gülümsedim "Yok o kadar da değil, senin yanına yaklaşamaz."
Kaan gülümsedi ve yanağıma bir öpücük kondurdu. "Biliyordum. E o zaman pizzalar olmuştur, getiriyorum ben."
Sonrasında filmi izlerken pizzaları yedik, hava karardığında Kaan beni eve bıraktı. Uzun zamandır yaşadığım en güzel günlerden biri olmuştu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
AVCIOĞLU KOLEJİ
Romansaceren ve boran... iste bu hikaye bu iki asigin hikayesi... ama bu hikayenin normal ve tatli ask hikayelerinden buyuk bir farki var; FARKLILIKLAR. ceren ve boran gercekten birbirlerinden cok farkli insanlar ama bir kere ceren boranin kotuluk dolu ka...
