Yanındayım

91 8 0
                                    

...
"Annem benim yaptığımı mı söylemiş? Yalan söylüyor gerçekten ben yapmadım. Ben masumum. O benim üvey annem bu yüzden yalan söylüyor. Ben yapmadım."

Son sayfayı da okuduktan sonra Ege hızla kalkıp banyoya doğru ilerledi. Çoğu zaman banyo benim de gözyaşlarımı ve duygularımı akıttığım yer olmuştu. Sanırım onun da gitme nedeni buydu.

Ege'nin bu konuda ne kadar hassas olduğunu biliyordu Deniz de. Bu yüzden bu şekilde davranıyordu zaten. İntikamını fiziksel değil de zihinsel olarak yapıyordu. Ege'nin vicdanın ona ne kadar acı çektireceğini biliyordu çünkü.

Yaklaşık on dakika sonra Ege gözleri kızarmış bir şekilde yanıma geldi. Onun ağlayabileceğini bile düşünemezdim. Soğuktu hep, gülümserdi fakat üzüntüsünü belli edemezdi.

Onu o halde görünce hızlıca yanına gittim.

"Senin suçun değildi."

"Benim suçumdu Asya." Sesinin soğukluğu beni huzursuz etmeye yetmişti.

"İntikamı bu işte. Anlasana, senin bu konuda üzgün olduğunu biliyor. Bu yüzden seni üzmek ve canını yakmaya çalışıyor. Buna izin verme Ege. Sen izin versen de ben izin vermiyorum." Bakışlarımız uzun süreyle buluştuğunda, nefesini hissedecek kadar yakındım ona.

Filmlerde gözler birbirine kilitlenince başka seçenek yokmuş gibi öpüşürdü bütün çiftler. Ben bu kuralı bozarak, Ege'ye sıkıca sarıldım. Sanki kendimde bulduğum küçük bir güç belirtisini bile Ege'ye vermek istedim o an. İhtiyacı vardı buna, biliyordum.

Çok uzun zamandır güçlü duruyordu, her şeye rağmen pes etmiyordu. Doğrusu kıskanmıştım biraz onu. Ben her geçen gün ölüme yaklaşmama rağmen bağımlılığımdan kurtulmak için bir adım bile atmamıştım bu zamana kadar.

Sıkıca sarıldım Ege'ye. Kalp atışlarını duyabiliyordum. Az önce nefesi, şimdi ise kalp atışları... İlk defa bu kadar yakındım ona. Birkaç dakika daha o şekilde durduktan sonra geri çekildim.

Yüzünü avuçlarımın arasına aldım. Bir annenin bebeğini severkenki yüz ifadesine büründü suratım. Yüzünün her köşesini ezberlemek istedim sanki bir daha göremeyecekmişim gibi.

Yerinden çıkacakmış gibi atan kalbimi umursamadan dudaklarımı araladım;

"Ben yanındayım."

Gülümsedi yine hiç değişmeyen o ifadesiyle. Bu sefer o benim yüzümü avuçlarını içine aldı ve ağladığı için boğuklaşan sesiyle konuşmaya başladı:

"Sana zarar vermesini istemiyorum. Sana bir şey yaparsa, bir kez daha katil olmam gerekebilir." Dalga geçerek söylemişti fakat üzüldüğünü biliyordum.

Ege'nin artık tutamadığı damlalar gözlerinden düşmeye başlamıştı. Düşen damlaları elimle tek tek sildim;

"Bu kadar hüzün bize fazla sanki?"

Gülümsedi tekrar, gözlerindeki yaşlar akmaya devam ederken.

~

Deniz'in yaptığı son hamleden bu yana tam 1 hafta olmuştu. Deniz'in yapacaklarına kendimizi hazırlamaya çalışıyorduk. Özgür, Deniz hakkında daha fazla bilgi bulmaya çalışıyordu.
Ege Deniz ile konuşmaya çalışıyor fakat pek başarılı olamıyordu.

Ben ise bir haftadır düzenli olarak doktora gidiyordum ve yaklaşık 10 gündür ataksız bir hayat sürüyordum.

Birkaç gün sonra ise Deniz'den beklediğimiz hamle geldi ve telefonla Ege'yi aradı. Ege konuşmak istediğini söyledikten sonra Deniz kabul edip, buluşmak istediğini söyledi. Yeri ve saati söyleyen Deniz, telefonu Ege'nin yüzüne kapattı.

"Sevme Beni"Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin