Herkese selamlar😊 Mutlu okuyacağınız bir bölüm olmuştur umarım. Sevgi'yle aşkla kalın canlar🎈
o sinir krizi geçirirken biz arabamıza binip olay yerinden uzaklaştık. evin önüne gelip indiğimiz de bizden önce eve varan babam camdan yolumuzu gözlüyordu. eve girdiğimiz de beni ilk karşılayan tabiki babam olmuştu. bana sıkıca sarılıp vücudumu baştan aşağı ağlamaklı gözlerle süzüyordu.
"iyi misin yavrum" dedi.
başımı sallayıp "iyiyim".. dedim. mutfaktan gelen tıkırtılar ve sesler annemin geldiği gibi işe koyulduğunu belli ediyordu. mutfağa yanına doğru yürürken; annemin mutfakta ki gördüğü her leke her toz her kir ile birlikte bir zılgıt atmasının sonucu kulaklarımın da pası silinmişti.
annelerin yok sayılamayan bir özelliği de, kesinlikle temizlik esnasında asabiyet katsayılarının, enflasyon artış oranına bok yedirircesine hızlı artması bence.. annemin zılgıtları kulak kristallerimi bile yerinden oynatıp, başımı döndürüyordu. böyle olmayanı anne yapmıyorlar gibi hissediyordum. zira bunun aksinde tavır sergileyen bir anne olduğunu sanmıyorum..
"Annee"
Dememle dönüp bana baktı. Elinde ki toz bezini bırakıp bana sarıldı. Öyle bir sarılıyordu ki; hem biriktirdiği öfkesi hem sevgisi ve Özlem'i hepsi aynı anda aynı kollardan vücuduma yayılıyor gibiydi. Koca göğüslerini üzerimden çekip yüzüme baktı. İyi olduğumu görünce sırıtıp;
"Maşallahın var"dedi.
"İyiyim anne merak edilecek bir şeyim yok" dedim. Sağlam olan kolumu havaya kaldırıp gözleriyle süzdü. Gözlüklerini hafif indirip
" Bu sağlama benziyor" dedi.
Annem ve babam da benim gibi gözlüklüydü. Bizde ki göz bozukluğu iki soyumuzun da kökünden geliyordu.
Aklından geçenleri okuyabiliyordum. Ama okumamak için gözlerimi kırparak yüzümü buruşturarak tek kolum hava da onu süzüyordum.
elime bezi sıkıştırıp, beni kendisiyle oturma odasına sürükledi.parmaklarını, üst üste dizdiğim koca bulmak için öğütleyen kitaplarımın raflarında gezdirdi.
"Evde kalmanı bu pisliğine borçlusun. Boşuna bu kitaplarda kendine teselli arama.. Ayrıca buraların tozunu hemen alıyorsun. Aynı Zaman'da da başıma gelenleri anneme Nasıl anlatırım diye düşünüyorsun" dedi.
"Yapma efsane, görmüyor musun kızın halini? Bırak yatsın dinlensin ben yaparım onun yapacağı işi"dedi.
" sen karışma efendi!! Bu kız hep senin yüzünden böyle oldu. Ben onun yaşındayken karnım burnumda kaynanamla kaynatamın donlarını bile yıkıyordum. Altı üstü toz alacak" dedi.
Ayça yüzüme bakıp el işaretiyle kaçtığını anlatıyordu. Annemin gözüne fazla takılmadan koşarak merdivenlerden inip gitti.Babam anneme göre daha naif herşeyi anlatabildiğim ve kesinlikle adı gibi efendi bir adamdı. Yıllardır annemin çenesinden dominantlığından, titizlik abidesi olmasından o da çok sıkılmıştı.
Annemde tam adının Hakkı'nı veriyordu. Gerçekten efsane gibi bir kadındı. Allahtan fazla soyu sopu yoktu da türünün son örneği idi. Bu sayede gelecek nesilde ona benzer biri olmayacaktı.Elimde ki toz beziyle her yerin tozlarının tek kolla Hakkı'ndan geldim. Ve son gücümle de koltuğa uzandım. Annem ve babam yanıma gelip yan yana karşı koltuğa oturdu. İkisinin de Olanlarla ilgili benden açıklama beklediklerini biliyordum. Allahtan sadece başıma geleni biliyorlardı. Kemal'e dair ufacık bir ip uçları bile yoktu.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Aşk olsun
RomanceOtuzuna gelipte hala evlenmemiş ve tüm arkadaşlarını evlendirmiş biri olarak, bu gidişle mezar taşına, "eremedi muradına" yazacak olan durunun, yazılarından, tek dostu Ayça dan ve bir de anne babasından başka bir şeyi yok! Pardon teğet geçilemeyecek...