2. Bölüm - Artık uyanmak istemiyorum -

6.6K 600 742
                                        

Kaçıncı kez olduğunu saymadığım kapı tekrardan çalmaya başladığında yatağımın içinde biraz daha büzüldüm. Yorganı kafama kadar çekip içerideki sıcak hava ile biraz daha mayışmıştım.

Tek elim göbeğimin üstünde sabit bir şekilde kalırken, parmaklarım ile ara ara okşuyordum. Rüzgarın şiddetli aralıklarla cama vurduğu karanlık odada, içimde benimle beraber nefes alan bebeğimin varlığıyla yalnız hissetmiyordum. Hava soğuktu, üşüyordum ama parmaklarımın göbeğime yaptığı her temasta elektrik çarpmışcasına bir sıcaklık yayılıyordu.

Dış kapının zil sesine eşlik olarak telefonumda çalmaya başladığında yorgunca nefesimi verip, bedenimi yorganın altından çıkardım. Çalan telefonu elime alıp arayan kişiye bakmadan kulağıma götürdüm.

"LUHAN? TANRIM, LUHAN İYİ MİSİN? BENİ DUYUYOR MUSUN?" Karşı taraftan gelen boğuk ve yüksek ses ile yüzümü buruşturup arayan kişiye baktım.

"Evet, duyuyorum Chanyeol. Ne oldu?"

"Ne mi oldu? Ne oldu öyle mi? KAÇ SAATTİR KAPIYI AÇMANI BEKLİYORUM BEN!"

Çıplak ayaklarımı soğuk parkenin üstünde sabitleyerek yataktan kalktım. Yavaşça aşağı kata, kapıyı açmaya giderken, Chanyeol'ün aniden yükselen sesiyle yüzümü tekrardan buruşturup cevap vermeden aramayı sonlandırdım. Zavallı kulak zarım..

Aşağı kata indiğimde uyuşukça kapıya ilerleyip kola uzandım. Kapıyı açar açmaz suratıma çarpan soğuk hava ile tıslayıp, Chanyeol'ün ateş püsküren bedeninin içeri girmesi için kenara çekildim.

"Seni ne kadar merak ettim haberin var mı? Peki ya Baekhyun'un ne kadar çok ağladığı hakkında? O Sehun hayvanı nereye gitti? Onu öldüreceğim! Tek bir zarf ile her şeyi bitireceğini mi zan-" İçeriye girdiği andan itibaren durmaksızın konuşan Chanyeol'ün sesine daha fazla katlanamayıp, önümde salona ilerleyen bedenin kolundan kavrayarak bana dönmesini sağladım. Cümlesi yarıda kesilip şaşkınlıkla bana baktığında daha fazla dayanamayıp kollarımı sıkıca uzun bedenine doladım.

Kafamı göğsüne yaslayıp dinlendirdiğim de bir süre sonra saçlarımın arasında dolanan parmaklarla rahatlayıp gözlerimi kapatmıştım.

"Çok acıyor Chanyeol."

"Geçecek Luhan. İyi olacaksın." Saçlarımın arasına ara ara kelebek öpücükleri kondurarak geçeceğini söylüyordu. Ama geçmeyecekti, iyi olmayacaktım. Beni terk etmişti. Ben onu uğruna kalbimi verecek kadar severken o arkasına bile bakmadan çekip gitmişti. Gözlerimi daha da sıkı kapatarak içimdeki ağlama dürtüsü geçene kadar unutmaya çalıştım.

"Neler oldu Luhan? Sehun sana tam olarak ne dedi?" Kaskatı kesilen bedenimi koltuğa oturtarak kendisine yanıma geçmişti. Tekrardan kollarını etrafıma doladığında kafamı göğsüne yaslayıp konuşmaya başladım.

"Bende anlamadım ki. Sabah Baekhyun'un yanına gitmiştim dönüşte ise onu arayıp akşama bize geleceğinizi söyledim. Bana şirkete gelmemi ve onunla konuşmam gerektiğini söyledi ama hamile olduğum haberini aldığım için Baekhyun ile akşam bir part-"

"S-sen hamile misin?" Gözlerini genişçe açarak uzaklı görmüş gibi yüzüme baktığında burnunu hafifçe çekerek kafamı salladım.

"Baekhyun'u sabah erkenden o yüzden çağırmıştım."

"Anladım. Devam et bakalım." Kafamı tekrardan sallayıp bakışlarımı yerdeki halıya odaklayarak anlatmaya devam ettim.

"İşte biz de Baekhyun ile parti yaparız diye planlamıştık bende bu yüzden Sehun'a konuşmamızı akşama yapmamızı söyledim. Kabul edip yüzüme kapattı. Zaten uzun zamandır bana karşı kabaydı ama ben hep şirket ile ilgili bir sorun olduğunu düşünüp üstüne gitmemek adına sorun çıkarmıyordum. O anlarda aklıma hiç aynı şirkette çalıştığımız ve olağan bir sorunun beni de etkileyeceği gelmemişti, belki de sadece kendimi avutuyordum.."

MissingBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin