yirmi altı

2.6K 132 26
                                        

Sia- One Million Bullets

Justin: neredesin?

Justin: uyandım her yere baktım ama yoksun

Justin: eşyaların burada olduğu için endişelenmemeye çalışıyorum

Justin: gördüğünde cevap yaz

Justin'e bir şey yazamıyordum çünkü sabah eniştemin mesajı ile uyanmıştım. Beni annemle tanıştıracağını ve artık her şeyin açığa kavuşacağını söyleyen bir mesajdı. Ne kadar inanmam gerekiyordu ya da neden inanmam gerekiyordu onu bilemiyordum. Ama bana bir şey yapabileceğini sanmıyordum.

Eniştemin mesaj attığı yere ulaştığımda teyzemin arabasında beni beklediğini fark ettim. Hızlıca o tarafa giderken eniştemde arka tarafta ki evden çıkıyordu. Teyzem arabadan indiği anda bana koştu ve sarıldı. Şok olduğumu belli etmemeye çalışırken teyzemin hıçkırık sesini duydum. Kaskatı kesildiğim için hareket edemiyordum.

"Faith özür dilerim."

Kaşlarımı çattım.

"Teyze iyi misin?"

Benden ayrıldı ve gözlerime uzun süre baktı. Ağlıyordu. Hem de deli gibi.

"Sana daha önceden söylemek isterdim ama..."

"Teyze ne oluyor?"

Eniştem evin kapısında bekliyordu ve üzgün bir ifadeyle bize bakıyordu.

Enişteme doğru ilerlerken teyzemin arkamdan hala özür dilediğini duyabiliyordum. İçeri girdiğimde evin bomboş olduğunu fark ettim. Niye benden özür diliyordu ki?

Dayanamadım ve Justin'e konumu mesaj attım.

Faith: Buraya gelip beni alabilir misin?

Daha sonrasında evi gezmeye başladım. Ev bomboştu. Buraya beni çağırmalarının sebebini hala bilmiyordum ve biraz korkmaya başlamıştım. Kapısı açık olan diğer odaya girdiğimde duvara yansıtılmış bir görüntü olduğunu gördüm. Tahminimce otuzlarında bir kadındı. Görüntü birden videoya dönüştü.

Geriye çekildiğimde kadın üstünü aşını düzeltip kameraya baktı. Gözgözeydik.

"Faith..."

Tüylerim diken diken olurken hala anlamaya çalışıyordum.

"Merhaba diye mi söze başlamalıyım anneciğim?"

Gözlerim birden büyürken dengem sarsıldı. Anneciğim... Annem...

Duvara doğru ilerleyip yüzünü okşamaya başladım. Diğer türlü mümkün değildi.

"Bana kızgın olacağını biliyorum. Her ne kadar şu an içeride uyusanda büyüdüğünde seni terk ettiğim içi bana kızacaksın. Sana hak veriyorum güzel kızım."

Ağlamaya başladığında bende ağlamaya başlamıştım.

"Bu son görüşmemiz değil, elbet karşılaşacağız. Ama karşılaşana kadar yokum. Özür dilerim."

Video burada bitiyordu ama kalbimin yanması? Ne geçiyordu ne bitiyordu. Salonda ses olunca Justin'in geldiğini fark ettim. Ne ara yere oturduğumu bilmiyordum ama o gelince ayağa kalktım ve ona sarıldım. Başımı öptüğünde beni kollarıyla sardı.

"Çok canım yanıyor," diyebildim sadece.

"Şş, geçecek."

Nefes alamıyordum. Daha demin resmen annemi görmüştüm hemde onu tanıyamamıştım. Annem beni 6 yaşındayken bırakmıştı. Bir insan neden annesini tanıyamazdı ki?

"Gel çıkalım buradan," dedi ve beni kapıya götürdü. Arabası evin önünde duruyordu, teyzemler ise gitmişti.

Arabaya bindik ve eve gidene kadar konuşmadık.

-

Yatağa uzandım ve sadece tavana baktım. Bomboş hissediyordum. Justin ise üstünü çıkarmış, siyah eşofman altı ile kalmıştı. Yanıma uzandı ve o da tavana bakmaya başladı.

"Anlatacak mısın?"

Ona döndüğümde oda bakışlarını bana çevirdi.

"Küçükken annemin bana bıraktığı bir videoyu izledim. Ama annem çok konuşmamış, hala nerede olduğunu bilmiyorum."

"Buluruz."

Gülümseyerek yanaklarını sıktım. Çok tatlıydı. O ise bana cevap olarak elini elime kenetledi ve öylece durduk.

"Benim yanımdayken üzgün olmana katlanamıyorum. Kalbim acıyor seni böyle gördükçe. Her şeyi yapmaya hazırım. Lütfen mutlu ol Faith. Bu dünyada en çok hak eden insan sensin."

Hiç bir şey demeden önüme baktım. Beni seviyordu. Son söylediği cümle heyecanlanmama ve ne yapacağımı bilmeme sebep oldu.

"Yarın seni yemeğe çıkarıyorum Faith, şimdiden hazırlansan iyi olur."

-

Faith'in aile sırrını ne zaman ortaya çıkarsam bilmiyorum ama neyse şunları bi randevuya çıkarayım bari

texting // jb Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin