yirmi dört

2.9K 169 10
                                        

Bölüm şarkısı: Ariana Grande - Just A Little Bit Of Your Heart

"Justin ben bunu yapamam," derken geri çekildim.

Bu olmazdı, ben ve o imkansız gibi bir şeydi. Suratı düştüğü için kendime lanet okudum.

"Sen beni sevmiyorsun belkide, öyle düşün. Bak ben tek taraflı yaşamaya hazırım. Uzun süredir de yaşıyorum. Ama benimle olursan önüne binlerce engel çıkacak, Justin seni buna kendi ellerimle itemem."

Tekrardan bana yaklaştı ve saçıma dokundu.

"Seninle olduğum sürece bana hiç bir engel zor gelmez, farkındasın değil mi?"

Ne diyeceğimi bilemediğim için sustum ve sadece gözlerine baktım.

"Neden ben?"

Sorum üzerine gülümsedi.

"Farklı olduğunu görmüyor musun Faith? Çok farklısın, neler yaşadığını bilmiyorum ama-"

"Sana anlatacağım."

-

"6 yaşındaydım. Herkes gibi bende arkadaşlarımla eğleniyordum. Evimizin önü hep taşlarla doluydu. O yüzden her oyun oynamaya çıktığımda illa yaralanırdım. Annem hep yaralarımı iyileştirirdi ve bana gülümserdi. Keşke hep o anda kalsaydık.

Bir gün annem ve babamın kavga ettiğine şahit oldum. Babam beni istemediğinden bahsediyordu. Daha fazla benim suratıma bakamayacağını, artık benim bu evde yaşayamayacağımı söylüyordu. Daha çocuktum, o zamanlar anlayamamıştım. Ama beni istemiyorlardı işte. Annemin ısrarları ile beni yurda göndermekten vazgeçti. Ama daha kötüsünü yaparak beni teyzemlere bıraktılar.

Ne kadar saçma değil mi? Öz kızından bir hiç uğruna vazgeçiyorsun. Belkide bir sebepleri vardı, hiç bilemiyorum. Ama ben her gün onları pencere kenarında bekledim. Her gece ağladım çünkü annemi deli gibi özlüyordum. Sırf ağladığım ve teyzemin yeni doğan çocuğunu uyandırdığım için daha küçükken dayak yedim. Hem de eniştemden. Erkek kuvvetinin küçücük çocuğun üzerinde olması ne demektir, bir düşünsene. Psikolojim bozuldu. Her zaman o evde dışlanan taraf oldum.

Ama bir kere, ağlamaktan kriz geçireceğim zaman teyzem yanıma gelmişti. Bana sarılmış ve bir anne şefkati gösterir gibi saçımı okşamıştı. O gün benimle dertleşmişti ve ne olursa olsun pes etmemem gerektiğini söylemişti. Teyzem beni seviyordu, eniştemin aksine.

Daha sonra işe başladım ve kendi paramı kazanmaya başladım. Elektrik parasının bir kısmını ben veriyordum, kendi ihtiyaçlarımı kendim gideriyordum. Okul araç-gereçlerini bile kendim almıştım.

Ama en kötüsü ne biliyor musun Justin; hiç tanımadığın insanların sırf temizlik işinde çalışıyorsun diye seni dışlamaları. İnsanlar böyle işte."

Justinin dizine yatıp anlattığım için onu göremiyordum ama ben anlatırken ağlamıştım. Kafamı dizlerinden kaldırdım ve yatakta doğruldum. Göz yaşlarımı silerken Justin'e baktım. Ağlamıştı. Tişörtüne yaşlarını sileceği sıra onu durdurdum ve yaklaştım. Yanaklarına düşen her bir yaşı öptüm. Bu onu gülümsetti fakat bu gülümseme mutluluktan çok uzaktaydı. Birden bana sarıldı. Dünyanın en mutlu anı olabilirdi.

Bizim aramızda ki her ne ise sıradan bir şey değildi.

sonunda Faith'i anlattım bence çok duygusal oldu ama onların ilişkisinde istediğim şey zaten bu

texting // jb Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin