yirmi yedi

2.6K 149 24
                                        

Jaymes Young - Parachute 

-

Bugün özel gün olduğu için güzel bir tulum ve topuklu ayakkabı giymiştim. Hazır olduğumda Justin ile aynı anda odalarımızdan çıkmıştık.

Bana bakakalmış, hareket edememişti. Halbuki değişik bir şey yapmamıştım. Sadece şortlu bir tulum giymiştim. Yüzümde de rimel ve parlatıcı hariç bir şey yoktu.

O ise siyah bir takım elbise giymiş, saçlarını arkaya yatırmıştı. Mükemmel görünüyordu. Birbirimize yiyecek gibi bakmayı kesip evden çıkmıştık. Şimdi ise güzel bir restoranta gelmiştik.

Siparişleri verdikten sonra birbirimize baktık.

"Çok güzelsin," diyerek elimi tuttu. Kalbim hızlanırken yaptığım tek şey yere bakıp gülmekti. Ondan iltifat aldığımda harika hissediyordum.

"Hemen de kızarıyorsun."

Eline vurduğumda gülüşü büyüdü. Daha sonra yemeklerimizi yedik ve sahilde yürüyüşe çıktık.

Banka oturduğumuzda ellerimiz hala birleşikti. Bırakmak istemiyordum, içimde büyüyen bir korku vardı.

"Bunu anlatmamı ne kadar istiyorsun bilmem ama," diyerek söze girdiğinde ona döndüm.

"Sana geçmişimden söz edeceğim."

Elini daha sıkı tutmuştum nedensizce. Sonuçta geçmişi iyide olabilirdi, kötü de.

"İlk öncelikle annem ve babam ben doğduktan 3 yıl sonra ayrılmışlar ve babam bizden çok uzağa taşınmış. Orada bir iş bulmuş ve çok zengin olmuş. Zaten otelde geçirdiği bir gece sonucunda bulduğu bir kadınla evlenmiş. 2 tane çocuğu var. Biri Jaxon, benden 4 yaş küçük diğeri ise Jazmyn o da benden 3 yaş küçük. Onları daha önce hiç görmedim çünkü babama karşı sonu gelmeyen bir nefretim var. Onu sevemiyorum ve bu yüzden ona ait her şeyden nefret ediyorum. Annemi yarı yolda bırakması, beni babasız büyümüş olmamdan daha çok üzüyor.

Ama yapılacak herhangi bir şey yok. Annem ona bazı zamanlarda hak verdiğini söylüyor. Çünkü benim doğduğum sene çok kötülermiş, maddi sıkıntılarıda varmış ve artık her gün kavga ediyorlarmış. Bana sorarsan annem hala babama aşık ama ben üzülmeyeyim diye söylemiyor.

Annemin durumu babam gittikten 4 sene sonra düzelmiş. Beni çok büyük zorluklarla büyüttüğünü söyler hep. Haklı da. Bir adam onu bırakıp gidiyor ve geri dönmüyor...

Bu yüzden hep hayallerim vardır. Çocuk sahibi olmak istiyorum çünkü ben hiçbir zaman benim babam gibi olmayacağım."

Sesi titrediğinde konuşmayı kesti. Ben ise çenesinden tutup onu kendime çevirdim.

"Baban gibi olmayacağını herkes biliyor."

O sırada Justin'in telefonuna mesaj geldi. Justin mesajı açtığında bende onunla birlikte okudum.

Bilinmeyen numara: Yanında ki kız o, işi bitir.

Kaşlarım çatılırken Justin şaşkınlıkla bana baktı.

"Bu ne?"

Justin yutkunarak ayağa kalkarken ben hala oturmaya devam ediyordum. Yüzünde ki o endişe beni korkuturken ayağa kalktım.

"Neyin var?"

Elimi kolundan hızlıca itti.

"Dokunma."

Sesi titremişti. Neler oluyordu?

Arkasını dönüp yürümeye başladığında bende peşinden gitmeye başladım.

"Justin neler oluyor?"

Bana ısrarla cevap vermiyordu. Arabasına bindi ve kapıları kilitledi. Orada donduğumu hissettim. Gözlerim dolarken Justin arabasıyla olduğum yerden uzaklaştı.

Nefes almam düzensizleşirken yere çöktüm ve ağlamaya başladım. Beni bırakıp gitmişti. Resmen beni tek başıma bırakıp gitmişti ve ben orada sabah olana kadar oturup ağlamıştım.

vote ve yorumlarınıza çok çok ihtiyacım var 

texting // jb Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin