14. Talihsiz Aşıklar

355 28 2
                                    


Hazırlık ekibim ''talihsiz aşıklar'' için üzgündü. Trendeki Capitol görevlisi galiplerin yeniden savaşacak olmalarından dolayı mutsuzdu. Capitol'dekilerin bizler için bir takım duygular beslediklerini görmek tuhaftı ama gong sesi duyulduğunda bunun sona ereceğinden emindim. Kan şehveti, üzüntülerinin yerini kolaylıkla doldurabilirdi.

Hazırlık ekibimin aksine Portia odaya girerken gülümsedi ve beni sıcacık kucakladı. Capitol'de tanıdığım en gerçek insan olabilirdi, on yedi yıldır bana annelik yapan -ya da yapmayan- annemden daha içten davranıyordu. Ona veda etmek istemiyordum.

''Lütfen ağlama.'' dedim.

Gözleri doluydu, dudaklarını birbirine bastırırken, ''Asla,'' dedi.

''Hazırlık ekibinle konuşurum, daha az...'' derken şiddetle iç geçirdi. ''Hassas davranmaları için.''

Yemekte yine Capitol'ün havalı ve gerçek olamayacak kadar güzel lezzetleriyle karşılandık. Katniss, tatlı olarak sunulan erimiş çikolata kasesinin dibini kaşıklarken, ''Eee, açılış törenlerinde ne giyeceğiz?'' diye sordu. ''Madenci kaskı mı, ateş mi?''

''Arada bir şey.'' dedi Cinna.

***

Portia, koyu ve neredeyse yüzümü tamamen gizleyen makyajımı tamamladıktan sonra kostümü gösterdi. İlk başta basit görünümlü siyah bir tulum olduğunu düşünüyordunuz fakat bileğimdeki, kumaşın içinde kalan bir düğmeye bastığında kıyafetim ağır ağır hayat buldu. Yandıkça yanan korlara benziyordum, hatta korun ta kendisi bendim. Katniss'in kostümünü merak ettim. Eminim can alıcı bir görünüme sahiptir.

''Bunu nasıl yaptınız?'' diye sordum, Portia'ya. Düşüncelerimi ondan uzaklaştırmak için.

''Cinna ve ben, ateşi seyrederek bolca zaman geçirdik.'' dedi. ''Göz alıcısın.''

Bu kez arabaya bindiğimde seyircilere el sallamayıp, olabildiğince mağrur görünmemi söyledi. Etkileyici olacaktı ve hem Katniss hem de benim için bu daha kolaydı.

***

Başımdaki, kostümümü tamamlayan tacı düzeltirken, Eğitim Merkezi'nin en alt katında Katniss ve Haymitch'le buluşmak üzere çevreme bakınıyordum. Haymitch ortalarda görünmüyordu ve Katniss de... Panem'in kuşkusuz en yakışıklı erkeği ile bir diyalog içindeydi. Finnick Odair.

Kostümlerimiz birebir aynıydı ve nefes kesici görünüyordu. Ben yaklaşırken, Finnick yanından ayrıldı.

''Finnick Odair ne istiyormuş?'' diye sordum.

Dudaklarını dudaklarıma yaklaştırarak, en baştan çıkarıcı sesiyle, ''Bana şeker ikram etti ve bütün sırlarımı öğrenmek istedi,'' dedi.

Güldüm. ''Iykk. Gerçek olamaz.''

''Gerçek,'' dedi. ''Tenimdeki ürperti geçince devamını da anlatırım.''

''Sence sadece birimiz kazansaydık, biz de onlar gibi olur muyduk?'' Diğer galiplere baktım. ''Bu ucube gösterisinin bir parçası...''

''Tabii ki. Hele sen,''

''Ah, neden hele ben?'' diye sorarken gülümsedim.

''Çünkü senin güzel şeylere zaafın var; benim yok. Seni kolayca Capitol havasına sokarlardı, kendini tamamen kaybederdin!''

''Zevkli olmak, zaaf sahibi olmak demek değildir. Büyük olasılıkla senin dışındaki konularda.'' Müzik başladı ve kapılar ilk araba için açıldı. ''Gidelim mi?'' Elimi ona uzattım.

''Tulumun ışıklandırılmış halini gördün mü?'' dedi. ''Yine muhteşem olacağız.''

''Kesinlikle. Ancak Portia mağrur durmamızı söyledi. El sallamak falan yok. Bu arada onlar nerede?''

''Bilmem. Belki de işe koyulup ışıklarımızı kendimiz yaksak daha iyi olacak.'' Biz ışıldamaya başlarken insanlar birbirlerine dokunarak, bizi işaret edip fısıldıyorlardı. Ve bir kez daha, açılış törenine damgamızı vuracaktık.

''Bu sene de el ele tutuşmamız gerekir mi acaba?'' diye sordu.

''Sanırım işin o kısmını bize bıraktı,''

Birkaç saniyelik göz temasının ardından, daha fazla tartışmamıza gerek kalmadı ve ellerimiz birbirini buldu. Tabii ki biz, zaferlerinin tadını çıkaramamış talihsiz aşıklar, bu işe tek parça olarak girecektik.

Yeni bölüm 1 hafta içinde yüklenecektir, keyifli okumalar.

KIVILCIM Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin