5. Panem et Circenses

571 50 4
                                    

Söylediğini kabul ettim ve bir süre Haymitch dışında hiç kimse ile görüşmedim. Belki de hayatta en çok istediğim şey gerçekleşecekti ve bunun beni mutlu etmesi gerekirdi. Ama hissettiklerim mutluluğa çok uzaktı. Katniss ile evlenmeyi elbette çok, çok isterdim fakat böylesini değil... Gerçek olmasını isterdim.
O gece, Eğitim Merkezi'nin önüne kurulan sahnede bir yığın soru arasında yolumuzu bulmaya çalıştık. Caesar Flickerman, bize gelecekte neler olacağını sorunca, dizimin üzerine çöküp evlenme teklifi ettim. Katniss'in kabul etmesi üzerine Caesar kendinden geçti ve Capitol seyiricisi de kontolden çıktı. Başkan Snow sürpriz bir ziyaretle bizi tebrik etmeye geldi. Düğünü, Capitol'de yapmayı teklif etti. Fikrimce bu bizim için bir teklif değil, emirdi. Seyircinin sempatisi önemliydi. Başkan, o gece hayatından çok memnun görünüyordu. Daha sonra Başkan Snow'un malikanesindeki baloya katıldık. Verilen partinin eşi benzeri yoktu. Müzik, dekorasyon, ikramlar, her şey muazamdı.
Katniss'in kulağına eğilerek, "Bu odadaki her şeyin tadına bakmak istiyorum." dedim.
"O zaman hızını kontrol etsen iyi olur," diyerek gülümsedi.
"Pekala, her şeyden sadece bir lokma alacağım," dedim, gülümsemesine karşılık verirken. Masadan masaya gezerek neredeyse tüm yiyeceklerden tattık.
Yüzler belirdi, isimler takas edildi, fotoğraflar çekildi. Birileriyle sohbet etmek için en ufak bir çaba harcamasak da, Katniss'le peşimizde sürekli birileri vardı. Kimsenin kaçırmak istemediği çift bizdik. Tükettikleri alkol ve böyle büyük bir olayın parçası olmanın mutluluğuyla adeta zırvalayan Katniss'in hazırlık ekibi yanımıza geldi. Benimkiler kim bilir neredeydiler...
Octavia, Katniss'e, Neden bir şeyler yemiyorsun?" diye sordu.
Katniss, çok fazla doyduğunu söylediğinde bu, hayatlarında duydukları en komik şeymiş gibi gülmeye başladılar.
Flavius bizi, açık sarı renkli sıvıyla dolu kadehlerin olduğu masaya götürerek, neşeyle, "Şundan için!" diye şakıdı.
Kadehlerden birini alıp dudaklarıma götürürken kontrolden çıktılar.
Octavia, "Burada değil," diye söylendi.
"Şu tarafta yapmalısın, yoksa yerleri batırırsın." dedi, Venia.
Kadehe bir kez daha baktım ve parçaları birleştirerek, "Yani beni kusturacağını mı söylemeye çalışıyorsunuz?" diye sordum.
Ekiptekiler histerik bir kahkahaya boğuldular. "Tabii ki. Bu sayede bir şeyler yemeye devam edebilirsin," dedi Octavia. "Ben tam iki defa girip çıktım. Bunu herkes yapar. Yoksa ziyafete gelmenin ne tadı kalır ki?"
O şirin küçük kadehlere bakarken nutkum tutuldu. Elimdekini adeta fırlatırcasına, şiddetle masaya bıraktıktan sonra, "Haydi, Katniss. Dans edelim." dedim.

Katniss'i gruptan ve masadan uzaklaştırıp dans pistine çektim. Neredeyse hiç adım atmadan, bir çember içinde dönmeye başladık. Sessizliğimizi koruyorduk, biraz önceki olay, ekiptekilerin haddini aşması, bizi olduğumuzdan daha da gergin yapmıştı.
Tam bu konuda konuşmaya başlamıştık ki, stilistim Portia gelerek böldü. Yanında, hayal meyal hatırladığım iri yapılı bir adam vardı. Adamı Plutarch Heavensbee, yeni Baş Oyunkurucu olarak takdim etti. Plutarch, bana Katniss'i bir danslığına çalıp çalamayacağını sorduğunda kamera yüzümü takındım ve munis bir tavırla onu teslim ederken, adamı Katniss'e çok bağlanmaması konusunda uyardım.
Katniss'in yanından ayrılınca, kendimi bir masa dolusu itinayla süslenmiş pastaları hayranlıkla incelerken buldum. Daha sonra pasta ustaları, özellikle şeker kremaları konusunda sohbet etmek üzere mutfaktan çıkıp geldiler. Katniss, dansı bitirip yanıma geldiğinde, ricam üzerine, 12. Mıntıka'ya götürmem ve orada sakin sakin incelemem için, çeşit çeşit küçük pastalardan oluşan bir asorti hazırlamaya koyulmuşlardı.
Biraz sonra Effie de yanımıza gelerek, "Teşekkür ve veda zamanı!" diye şakıdı.

***

Capitol sokaklarından pencereleri karartılmış bir arabayla geçtik. Sokaklar kutlama yapan insanlarla dolu olduğu için, çok ağır ilerledik. Saat tam birde trendeydik ve tren, istasyondan ağır ağır ayrıldı.

Bu bölümü sanki çok boş oldu, isterseniz okumayabilirsiniz dahi. Ama bence okuyun, yani umarım okudunuz çünkü bu bölümü tamamen mobil uygulamada yazdım, hatta parmaklarım yoruldu. Bu hafta içinde biraz daha dolu bir bölüm daha yazacağım. Oyunlar başlayana kadar bölümleri kısa ve sık tutacağım. Umarım hoşunuza gider, görüşmek dileğiyle...

Not: "Panem et Circenses" tanımını hatırlamayanlar varsa sorabilir. Ama bence seriyi okuyan herkesin aklında kalması gerekli. xxx

KIVILCIM Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin