Karışık

17 2 0
                                        

Ilgın'dan:
I: Kızlar bu iki hafta çok zor geçecek.
A-C: Aynı fikirdeyim. Ama yeter. Bir dakika.
I: Yeter. Bırakın aynı anda konuşmayı.😂
Joey bana çok sessizce;
J: Ilgın sakın o salak çocuğun yanına gitme.
Birden ayağa hızla kalktı.
J: Bir dakika bir dakika sen daha demin ne dedin?
Jeton yeni düştü😂😍.
F: Kim? Ben mi?
J: Sana baktığıma göre evet sen.
F: Kızlarla alakalı dediğim mi?
J: Hayır! Ondan sonra.
F:?
J: Hatırlatırdım şimdi ben sana güzelce de neyse. Tamam boşver.
I: Joey!
F: Bak "sevgilinde benimle aynı fikirde."
I: Bi sus ama sende.
F: Tamam güzellik sustum.
Bu lafına o kadar sinirlendim ki ellerimi yumruk yapıp oturdum. Ve otobüs kalktı. Belli bu üçü çok iyi arkadaş.
C: Yalnız bu ciddi bir sorun olabilir.
I: Aynı fikirdeyim.
İyiki onlar önde biz arkada oturuyoruz işin komik yanı bunun üzerine bizimkiler hepimizin ortasına geçtiler yani otobüsün orta kısmındalar iletişim ve göz temasını engellemek için.
Charles'dan:
Ch: Eğer demin Ilgın'a dediğini sana deseydi hiç iyi şeyler olmayacaktı.
A: Tamam Charles sakin.
Ch: Bir de bu olanlara göz yummamı istiyorsun.
A: Ben öyle bir şey demedim. Pişşt kızlar. Biz yarın gelmeyelim. En güzeli hem gezeriz bütün gün. Tamam mı?
C: Olur çok iyi fikir.
Ch: Kesinlikle evet.
Evet biz bunları konuşurken çoktan varmıştık bile. Otobüsten inerken onlar herkes inince indiler. Magcon binasının içerisine girdik.
Ch: Kızlar biz hazırlanmaya gidiyoruz siz burda oturup keyfinize bakın, diyip gittik.
B: Çok sinirliyim.
Ch: Bende.
J: Böyle tipleri neden Magcon'a alıyorlar anlamıyorum. Keşke hayran kitleleri düşsede ünlerini kaybetseler ve bir daha onların o iğrenç suratlarını görmek zorunda kalmasak. Gidip dalmak istiyorum ama yapamam. Hem Ilgın için hem de diğer herkes için.
Ch: Aynen.
C: Hadi kalkın geldik.
Celine'den:
Yine mi gazeteciler. Otobüsten inince hepimiz hızlı adımlarla gazetecilerin birer birer aralarından geçtik. Her biri ayrı bir soru soruyor. Sonunda sahnenin arka kısmındaydık.
C: Heyecanlı mısın?
B: Kim? Ben mi? Tabikide hayır. Tamam azıcık. Yalnız sahneye gitmemiz gerekiyor.
C: İyi şanslar.😘
N: Bana yok mu?
Blake bunu duydu ve tam yürürken bir anda duraksadı ve Newt'i boynundan tutup önüne çekti. Çocuk ne olduğunu şaşırdı.
B: Sen benim önümden yürü NEWT!!
N: Bana düzgün davran!
B:Ona ben karar veririm!!
N:Blake'cim sevgilin pek güzelmiş :)
Blake tam Newt'e dalarkan arkadan hamle yapıp onu tuttum ve Newt'e tokat attım.
C:Sen kendini ne zannediyorsun! Benim bir sevgilim var kendine gel!
B: hıhı :)
N:Tamam be uf acıdı!
B-C: Ohh! İyi olsun:)!
Joey'den:
J:Blake sakin olalım.
B: Off tamam hadi.
J: Oha bu en kalabalık konser.
Ch: Biz olucaz da gelmeyecekler mi?
A: CHARLES SENİ YOLARIM!!!!
Ch: Ta-Tamam aşkım z-zaten şakaydı :)
A: Sus ve çık şu sahneye artık!!!!

...Sahne biter ve hayranlarla tanışma faslı...
Bu gerçekten de en kalabalık konser oldu. Gün geçtikçe hayran kitlemiz artıyor. Bu çok güzel bir şey fakat bir yerden sonra bu turlar fazlalaşırsa kızlar bu duruma engel olmaya çalışabilir. Neyse...
Hayranlar...
J: Hoşgeldin adın ne?
X: Rebecca.
J: ııııı Tamam nasıl bir fotoğraf istersin.
Bir kişi gidiyor diğeri geliyordu. Magcon turu özlemişim. Her şey "eskisi" gibi. Anılar, fotoğraflar, getirilen pankartlar... Cameron bile burda 😂 Tek eksik Brandon ve Hunter onlar başka turlarla anlaştılar.
Alara'dan:
Charles!!! Kuralları unutmuş galiba ve şuan benim yüzüme bile bakmıyor. Haaa kızı sırtına aldı. Aaa!! Haa yanağından öptü. Sinirden şuan o salak kızları öldürmek istiyorum. Bu fazla samimilik ama. Yeter!
A: Bay Charles!! diyip gözlerimi ona doğru sinirli bir şekilde pörtlettim. Anlamadı, bana gülümsüyor. Yanımdaki Celine'e baktım. Yerinde duramıyor. Blake'e haraketler yapıyor. Ilgın da sinirden ordan uzaklaştı. Daha yarım saat var. Off? Ben kızları da yanıma alıp aşağıdaki kafeye götürdüm. Magcon binasına girerken görmüştüm. Şirin bir kafeyi gibi gözüküyordu ve evet tahminlerimde yanılmamışım. Bir masaya oturduk ve Celine konuşmaya başaldı. Nefes almadan, hiç durmadan.
C:.... Yani yeter bugün çok fazla oldu. Bir de kuralları söylememize rağmen. Acaba bizi kıskandırmak için mi yaptılar? Eğer öyleyse işe yaramadı.
I: Emin misin?
C: Tamam ama azıcık,minnacık. Kesin dün bizimle bilerek vakit geçirdiler çünkü bugünün böyle olacağını biliyorlardı.
I: Ya da planladılar.
A: Ay yeter. Biz de onları kıskandıralım o zamaann! Şu yeni gelenler varya.
C: Onlara güven olmaz.
I: Yeni bir maceraya hazır olduğumuzu zannetmiyorum. Boşverin.
A:🤔 tamam o zaman trip atalım.
C: Uu bu olur. Tamam o zaman. Şu andan itibaren onların bize yaptıklarını ödetelim😝.
Bugünlük tur biter ve otele geri dönerler, yemekte...
Birbirimize bakıyoruz. Ve galiba ne olduğunu sezdiler çünkü büyük bir sessizlik vardı.
Charles ağzının içinde konuşarak:
Ch: Alara biz gidelim mi?
A: Yoo. Biz bugün kızlarla beraber kalacağız. Sizde beraber kalacaksınız.
Ch:😳
J: Ilgın?
I: Efendim?
J: Bugün de benimle kalır mısın?
C-A: Hayır!
I: Hımm bilmem.
B: Bence kabul eder.
I: Daha çok beklersin.😎
J:...
(thugh life müziği düşünün😂)
B: Hımmm bence bunlar bize trip atıyor🤔
Ch-J: Aaa şaka yapıyorsunn?!
B: Tamam be sesli düşündüm! Kesin kurallara uymadık diye:( Gelin konuşalım şunlarla ben sizinle yatmak istemiyorum!
J: Bendee!
Ch: Aynen!
Kızlar...
Alara'dan:
Off ama ne biçim trip de attık oh olsun! :) Duş alacaktım ama lanett! havlu kalmamış SPA'dan havlu almak için kapıyı açtığımda kızlarla bizim odamızın önünde kocaman bir çiçek! Acaba bizimkiler mi diye karta baktım ama şok oldum.
"Sizi rahatsız ettiğimiz için üzgünüz,yeniden başlamaya ne dersiniz?
Finn,Newt,Sam:)"
Ooow olamaz erkekler bunu görürse delirir! Görmemeleri lazım ben hemen kızlara söyliyim ve havlumu aliyim ama gerçi 😏 delirsinler. Biz delirdik değil mi yani?! Görmemiş gibi yaparız ay evet evet harika bir planım vaar! 😈 Ay çok zekiyim! Neyse ben kendi kendime konuşurken baktım ki havluları almışım tekrar odaya gidiyorum aa aa ne de hızlıyım öyle :) Tamam Alara kafayı yedin sakin ol onlar delirsinler biraz :)
A: Kızlarr! Kızlaar!
Celine kapıyı açtı.
C: Ne oldu?! Bu çiçek de ne?!
A: Bu çiçekler Newt,Finn ve Sam'dan özür olarak yollamışlar.
I: Erkekler görürse çıldırır! yok edin onu!
C-A: Duur😏
I: Olamaz ikiniz aynı anda yine o sinsi plan bakışınızı yaptınız 😐
C-A:.....
I: Bunu yapmanıza bayılıyorum!! :) Evet dinliyorum:)?
A:...........
Aklımdaki planı anlattım ve bunun üzerine hazırlanmaya başladık:) gece bizi bekliyor:)
Ilgın'dan:
Blakeler'in kaldığı odaya odaya gittim. Kapıyı açan Joey'di.
J: Siz beraber kalmayacak mıydınız?
I: Iı evet öyle ama-
Off ne diyeceğimi unuttum.
J: Söylemeyecek misin?
I: Ha hatırladım.
J: Neyi hatırladın.
Ayy sesli düşünmüşüm.
I: Sen bir gel küçük bir sorun var da.
J: Neden ben?
I: Joey soru sorma ve gel işte. Çok konuşuyorsun, diyip kolundan çekiştirdim.
J: Tamam da ne olduğunu söylemeyecek misin?
I: Ay aa ama bir dur bir sabret, heh. Ya kapımızda böyle bir çiçekle karşılaştık. Bizde şöyle sandık hatanızı anlayıp bize çiçek gönderdiniz sandık ama yani insan bi not yazıp öyle yollar dimi ama?
J: B-bu çiçekler..
I: Evet bu çiçekler?
J: Iıı şey
I: Ney? Siz yollamadınız mı yoksa?
J: Tabikide biz yolladık başka kim olacak.
I: Çok güzeller ama kendinizi bir çiçekle affettiremeyeceğinizi benim size söylememe gerek yok diymi biliyosunuzdur umarım?
J:....
I: Joey? İyi misin bişey düşünüyor gibisin?
J: Y-yok birşey düşünmüyorum evet biliyorum bir çiçekle bizi affetmeyeceğinizi bu sadece içimizden gelen bi sevgi göstergesiydi..
I: Ha tamam o zaman güzel.
Sarıldı ve yanağımdan öpüp gitti. Hahahah😈 planın bir kısmı halloldu. Offf çok zekiyiz💁🏼
A-C:Ilgın ılgın ılgın!!
I: Sakin sakin, Herşey okey (olanları anlatır) yani sonuç olarak delirmeye başlamışlardır bile😂
A: Yaaa harikayız!❤️️
C: Evett!❤️️
Joey'den:
J: Kesin şu lanet üçlünün işi bu! Ulan siz kimsiniz de bizim sevgililerimize çiçek yolluyorsunuz! Sizi mahvetmezsek benim adımda JOEY değil!
Ch: Noldu? Niye kendi kendine söyleniyorsun yine
J: (Olanları anlatır) yani anlayacağınız şu lanet üçlü küçük uyarılardan anlamıyorlar!
B: Tamam sakin olalım
Ch: Ne? Sakin mi olalım? Blake sen ne dediğinin farkında mısın? Adamlar sevgililerimize çiçek yolluyor biz sakin mi kalalım? Yaptıklarının karşılıklarını vermeyecek miyiz.
B: Tabiki vereceğiz. Ama zaten kızlar çiçeklerin bizden geldiğini sanıyorlar. Bi yandan iyi bi durum çiçek yaptırıp yollamak aklımıza gelmezdi şuan. Kızlara çok güzel süprizler hazırlayıp onları yalnız bırakmayacağız ve o lanet üçlü sevgililerimize yaklaşamayacaklar bile. Şuanlık planım bu daha iyi bi fikri olan varsa söylesin.
Ch: Yok. Sinirden düşünemiyorum.
J: Aynen öyle.
B: Tamamdır. Hadi şu lanet üçlüye kızların sahipsiz olmadığını ve ne kadar sinirli biri olduğumuzu kızlara belli etmeden onlara gösterelim.
Ch-J: Hadi!
Alaradan:
A: kızlar ben daraldım biraz çıkıp dolaşayım 10-15 dakikaya gelirim
C-I: Tamam canım.
Tam kapıyı kapatıp çıktım ki birde ne göreyim şu gıcık üçlüden Sam kapının orada durmuş bana bakıyor. Iy şimdi bu yüzsüz gelir yine bana birşeyler geveler görmezden mi gelsem acaba? Aynen aynen görmezden geleyim sonuçta Charles şuan yanımda değil ki kıskandırma gibi bi hedefimde yok..
S: Selam, güzellik.
A: ( Göz devirir)
S: Aa hadi ama hep böyle huysuz mu olacaksın olmaz ki böyle. Azıcık yanaş.
Adımlarımı hızlandırmıştım. Tam otel kapısından çıkacaktım ki kolumdan tutup beni kendine çekti. Sinir bozucu sırıtmasıyla:
S: Nereye gidiyorsun ben buradayken?
A: Bana bak. Benim sınırımı zorlama derhal kolumu bırakıyorsun.
S: Zor kızımı oynamak istiyorsun? Peki oyun oynamak istiyorsan ben varım😉
Bunu söylerken saçımı okşamıştı. Yeter. Daha fazla katlanamiycam tam Sam'e tokat atacakken Charles'ı gördüm. Eyvahh! Sinirli bi şekilde buraya doğru geliyodu. Kesin mahvedicek çocuğu..
S: Oo ezik arkadaşımızda geliyor. Charles. Alara'nın saçı pek yumuşakmış. Ha birde yakından daha da güzelmiş..
Ch: NE DİYORSUN LAN SEN!!
Ohaaa Sam'e yumruk attı. Çocuğun resmen şaftı kaydı.. offf çok fena! Ard arda vurmaya başladı öldürücek çocuğu! Müdahele etmem lazım Charles'a sarılıp:
A: Charles,Charles! Tamam sakin ol. Yeter öldürüceksin çocuğu.
Ch: Ne demek yeter! Ne dedi duymadın mı?
A: Duydum ama şu gereksiz için elini yormaya değer mi? Değmez. Hadi gel şurda oturalım biraz sakinleş, hadi.
Ch: Ulan varya bırakıcaktın beni geberticektim onu orda.
A: Kıskandın mı sen😈
Ch: Birde soruyor musun? Sana BENDEN başka KİMSE dokunamaz anladın mı KİMSE!
A: Ama sana dokunabiliyorlar Charles! Hayranlarını sırtına alıp yanağından öpebiliyorsun ama! Yeter ya yeter kıskanıyorum seni anlamak bu kadar mı zor? Benden başkası seni öpemez beyefendi.. benden başka kimseyi sırtına alamazsın sen. Tamam sarıl buna izin var ama fazla samimiyete ne gerek var tamam hadi sırtına almada tamam ama sen neden gidip kızı öpüyo-
Yaaa çok tatlıı. Beni öptü😍çok seviyorum yaaa😍
A: Charles...
Ch: Tamam haklısın. Bana söylemiştin öpme demiştin ama o an herşeyi unutuyosun gerçekten.
Ya ama kıyamam ki hatasını anlamış zaten en iyisi affediyim çok özledim onunla vakit geçirmeyi. Dayanamadım ve sarıldım.
A: Seni çok ama çok seviyorum.. ve seni çok özledim.
Ch: Bende bitanem bende çok özledim şuan sadece sana sarılıp oturmak istiyorum.
A: Yaa charles😍
Celine'den:
C: Ilgın acaba alaraya birşey mi oldu ya? 10-15 dk ya gelirim demişti yarım saat oldu hala gelmedi.
I: Ay yok nolucak canım birşey olmamıştır bence. Otel burası ormanlık alan değil ya.
C: Haklısın ama ne biliyim yinede bi baksam mı
I: Tamam canım bak sen ben burda bekliyorum.
C: Tamamdır.
Nerde olabilirr, nereye gitmiş olabilir🤔
Aa böyle düşünürken yolu yarılamışım bile. Ya ne kadar şapşiğim. Deli gibi dolanacağına arasana Alara'yı şapşik Celine.. (çantasında telefonunu arar) aa telefonum yok oda da unutmuşum. Of ya şimdi kim geri gitcek. Neyse koşarak gidersem daha hızlı giderim. Koşarken aniden önüme biri çıktı kendimi durduramadığım için çarpışmıştık aay. Kahvesi benim yüzümden üstüne döküldü.
Ay kim acaba suratınıda göremiyorum.
C: Ops. Çok özür dilerim iyi misiniz?
Kafasını yavaşça kaldırıp bana baktı. Al işte. Tahmin etmeliydim. Bendeki şanssızlık kimsede yoktur ya. Sinir bozucu insan. İğreniyorum ondan.
N: Sen çarparsında ben iyi olmaz mıyım şirin şey?
C: uğraşamiycam seninle çekil şurdan.
Diyip ittim.
N: Kalbimi kırıyorsun ama şirin şey.
C: Şimdi ben senin başka biyerini kırıcam!
Biraz yüksek sesle söyledim sanırım. Herkes bize bakıyordu. B-blake de öyle.
C: Blake...
B: Tamam canım bişey demene gerek yok sen şöyle bir geç beni orda bekle gelicem birazdan.
C: Ama blake
B: Celine hadi
C: Tamam ama gel.
Arkamı dönmemle "PAT" diye bir ses gelmesi aynı oldu. Aaa! Blake! y-yumruk atmış! Çocuğun gözü morarmış resmen.
Koşup Blake'nin yanına gittim.
C: Blake sen naptın?
B: Ne yapmamı bekliyordun? Birdaha senin yanına bile yaklaşamayacak! İzin vermiycem!
I: Ne oluyor orda? Celine!
Ilgın seslenişlerinin üzerine koridora çıkınca şaşkınca bakakaldı. Bende ona buruk ama sırıntan bir ifadeyle el salladım.
I: Uu nolmuş burda ya!? Neyse iyi olmuş. Haketmiştir.
C: Ilgın!
B: Tabi haklı. Haketmese neden böyle bir şey yapayım. Hadi gidelim birazdan kendine gelir.
Joey'de seslerin üzerine odadan çıktı. Ve şaşkınca bir Newt'e bir de Blake bakıyor. Ardından gülümsedi. Tabikide bu durum onun da hoşuna gitti.
J: Iı Ilgın!
I: Evet bay kıskandırma çabaları içinde olan grubun üyesi ve aynı zamanda kıskanan çocuk. Seni dinliyorum.
J: Off ama öyle deme!
I: Neden haketmiyor musun? Pardon musunuz?
J:... Neyse! Birinci biz sizi neden kıskandıralım ikincisi kıskanmıyorum,sinirleniyorum üçüncüsü bir gel.
Ilgın'dan:
Çok merak ediyorum doğrusu ne diyeceğini.
I: Ee hadi.
J: O çiçekleri biz gönderdik ya.
I: Ihı.
J: Heh işte onlar nerede şuan.
I: Bilmem. Tamam hatırladım Alara'nın odasında.
Hışımla odaya daldı. Odanın kapısını açık bırakmışım. Aslında tam girişinde aniden duraksadı. Ne oldu diye yanına gidince gördüğüm karşısında bende dona kaldım.

Arkadaşlar umarım hikayemizi seviyorsunuzdur. Eksik bulduğunuz, gelecek hakkındaki yorumlarınızı buraya veya instagram sayfamıza yazabilirsiniz. Votelamayı unutmayın.😉

Asla Pes EtmeBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin