Gizli İşler

34 3 0
                                    

Celine'den:
Canım yanmıştı evet ama belli etmemeye çalışıyordum. Elimin yanmasından çok Blake'e "sinirlisin daha sonra konuşalım, sakinleştiğinde konuşalım, sakinleş,sakin ol" diyip dururken beni dinlemeyip daha çok; üstüme gelmesi, bağırması moralimi bozmuştu. Hayır, biliyorsun yani sinir problemin var. Bir sus bir sakinleş bi kendine gel ama değil mi. Neyse neyse hatasını anlaması ki zaten anladı bu bana yeterli..
A: Celine, sen iyi misin?
C: İyiyim :)
I: Emin misin?
C: Eminim kızlar niye ki(:
A-I: Genelde gerçeği söylemediğin zaman sahte bi gülümsemeyle cevap verirsin ve az önce de o sahte gülümsemenle cevap verdin bu yüzden anlat bakalım seni dinliyoruz.
Offf kızlar off beni bu kadar iyi tanımak zorunda mısınız hiçbir şeyde gözlerinizden kaçmıyor. İşte onları çok sevmemin bir nedeni de bu. Beni gerçekten çok iyi tanıyolar..
C: Blake'in yanına gittiğimde... *konuşulanları anlatır* sonrasını da biliyosunuz zaten yanlışlıkla çaya çarptı ve elime döküldü.
I: E çocuk bilerek yapmamış ki, bak kendin diyosun yanlışlıkla çarptı diye
A: Evet Celine Ilgın haklı yanlışlıkla olmuş bu kadar fazla düşünme bu olayı.
C: Tamam haklısın ama...
I: Ama?
A: Bence aması ne biliyor musun? Blake'e kırgın olduğun için ne yaparsa yapsın sanki birazcık yanlış anlıyorsun.
I: Bencede
C: Haklısınız kızlar sanırım öyle ): off ne yapıcam ben nasıl unutucam yaptıklarını
A: Bence Blake'in durumu anlatmasına izin ver bi dinle sonuçta Nicole bu. Biliyoruz nasıl biri olduğunu
I: Aynen. Ve Blake'nin de nasıl biri olduğunu biliyoruz bencede dinlemelisin
A: Ilgın bu senin içinde geçerli sende Joey'i dinle ya hiç konuşmak istemeseniz bile en azından bi dinleyin kızlar biz bu çocuklar için ne hayaller kurduk neler neler yaptık. Bunca sabrımız, bunca çabamız boşa mı gitsin?
Ilgınla biraz bakıştık ve sanırım oda benimle aynı fikirde belkide bu kadar uzatmamalıyız Alara'nın da dediği gibi biz onlar için ne hayaller kurduk..
C-I: Tamam dinleyeceğiz.
Bu sırada doktor önümüzden geçti.
C: Doktor! Doktor!
Duraksadı ve bize döndü. "İyiler merak etmeyin. Hatta kendilerine de söyledim. Çıkmak için hazırlanıyorlardır şu anda. Sizler neleri oluyorsunuz?"
Donakalmıştık. Ilgın toparlayıp;
I: Çok yakın arkadaşlarıyız.
D: Hımm peki tamam. İyi günler sizlere. Birdahaki sefere daha dikkatli olsunlar, iletirsiniz.
A-C: Tamam, iyi günler efendim.
I: Sizce bizi beklerler mi?
C: Bilmiyorum.
A: Tabiki bekleyecekler.
Ch: Kızlar hadi, gidiyoruz!
A: Beklemişler. 😏
Ch: Hadi!
A: Geldik. tamam.
Blake neredeydi? O beklemedi. Alara ve Charles önden yürüyordu. Ilgınla bakıştık.
I: Joey nerde?
C: Asıl Blake nerde?
Hastaneden çıkmamla Blake ile karşılaşmamız bir oldu. Çok mutlu oldum. Ama belli etmek yok Celine. Sakın.
B: Elin nasıl? İyi, değil mi?
C: Evet, daha iyi.
I: Blake Joey nerde?
B: Haa o mu şey. Hastaneden bizden önce çıktı.
I: Hımm tamam. Nereye gitti?
B: Eve gitmiştir. O boyunla hiç bir yere gidemez.
I: Tamam o zaman evde görüşürüz. Ben gittim.
Ilgın'dan:
Adımlarımı hızlandırdım ve yola çıktım. Taksi tutup eve vardıktan sonra Joeyler'in evinin kapısını çalmaya başladım.
I: Joey! Aç şu kapıyı! Lütfen!
J: Benim sana kapı açmamak için bir nedenim yok ki canım arkadaşım.
Dünya durdu. Artık dönmüyor, etrafımı siyah bir perde kapladı. Sadece ona odaklandım. Beni dürtüyor. Neden tepki veremiyorum? Kendine gel Ilgın, aynısını sende yaptın. Alara'yı dinle ve konuş onunla. Dinle. Kafamı iki yana, hafifçe salladım. Tamam iyiyim.
I: Joey bak şimdi. Sen bana her şeyi anlatacaksın tamam mı?
J: Neyi anlatacakmışım? Anlamadım?:)
I: Yemeğe gideceğimiz gün neler olup bittiğini.
J: Özel hayat diyorsun yani.
I: O lanet özel hayatın içinde bende varım. Gözlerimden akan yaşları durduramıyorum. Umrumda bile değil.
J: Neden gelmiştin?
I: Sen ne yapmaya çalışıyorsun? Çok sakindim ama hala o perde oradaydı, akan yaşlar dinmek bilmiyor.
I: O kızı neden öptüğünü?
J:....
I: Cevap bile veremiyorsun değil mi? Ama bana benim yaptıklarımı yapıyorsun.
J: İçeriye gir.
I: Ne.
J: İçeriye gir, dedim!
Benim kolumdan tutup kapıyı kapattı. Salona geçti. Yanına oturdum. Ne yapacaktı acaba?
J: Ben yapmadım. Yani...
Bana her şeyi anlattı. Neye inanacağımı bilemiyorum. Gözlerime mi? Joey'e mi? Kendime yenik düşüp sarıldım ona, öptüm.
J: Kanka, diğerleri ne zaman gelecek?
I:....
J: Şaka yapıyorum. Bir daha sorun yaşarsak birbirimizi dinleyeceğimize söz verelim? Biz şimdi neyiz?
I: Söz. sence?
Yaklaşıyorr veee...
I: Ben bakarım ;)
J: Yine mi?
I: :))
C: Ne oldu? Neden gülümsüyorsun? Yoksa?
I: Bana anlattı.
A: Ayyy çok mutlu oldum. Canım kardeşlerim benim.
Kucaklaştık. Alara bana 3'ümüz kucaklaşırken sessizce;
A: Joey neden sinirden köpürmüş?
C: Sence? Yine mi? Ahahahaha.
I: Evet. Ahahah.
Günümüz...
B: Hala barışmadık. Ne oluyor bize böyle.
Alara'dan:
A: Charleees! Charleesss!!! Bunu bana nasıl yaparsın?😭😭
B: Ne oluyor ya? Alara ne oldu?
A: Charles nerede? 😭😡 Bul onu bana?
B: Uyuyor, odasında?
Koşar adımlarla odasına çıktım. Uyuyor. Kapıyı kilitledim.
A: Charless! Bunu nasıl yaparsın bana?!
Ch: Noluyor ya sabah sabah ne yapmışım sana?! Sen ağlıyorsun.
A: Al kendin bak ne yaptığına! Dedim ve gazeteyi suratına fırlattım.
Ch: B-bu nasıl oldu bilmiyorum?!
A: T-tamam ben kızlara dediğim gibi yapıp sinirlenmeden önce seni dinleyeceğim evet açıklaman nedir?
Ch: B-bilmiyorum?
A: Nasıl?
Ch: Sarhoştum! Hatırlamıyorum! Yapmış olabilirim!
A: Haa yani sen her sarhoş olduğunda kızları mı öpüyorsun?!
Ch: Ha-hayır A-alara yanlış an...
A: Yanlış anlaması falan yok! Yanlış anlasaydım buraya gelip senin olmayan açıklamanı dinlemezdim! Charles Gitnick seninle ilişkimiz resmi olarak bitmiştir!
Dedim ve kapıyı çarparak evden koşarak çıktım ağlayarak eve girdim. Kızlar gazeteyi görmüş hayretle bana bakıyorlardı. Anlamışlardı tabiki ben hüngür hüngür ağlarken onlar yanıma gelip bana sarıldılar.
Charles'dan:
Off ilişkimiz bitti ne demek ya bitti ne demek?! Charles düşün düşün! Ne oldu da o kızla o pozisyona geldim ben! Alara'ya o gece ne olduğunu anlatmazsam bir daha yüzüme bakmaz!
Mark'dan:
Harika Charles ve Alara da ayrıldı Nicole artık planının büyük bir kısmını gerçekleştirmişti ama artık sıra bende!
B: Mark!
M: Efendim?
B: Ben bir şey öğrendim.
M: N-ne gibi?
B: Nicole'le ilgili.
Off Mark şimdi yandın sen!
M: Blake! Lafı uzatmadan söyle hadi!
B: Tamam tamam! Charlesla ilgili o haberi planlayan Nicole'dü.
M: Sen bunu nerden öğrendin?
B: Onu telefonla Charles'ı öpen kızla konuşurken duydum. Bende telefonunu yere attım ve parçalandı.
M: Nee? Telefonunu yere mi attın?! :)
B: Evet de neden bu ka...
M: Blake şuan vaktim yok sonra konuşuruz hadi bye bye :)
B: Iı tamamm.
Koşarak evden çıktım,Blake'i SEVİYORUM ya! O telefon kırılıp parçalandığına göre benim onunla işbirliğine girdiğim ses kaydı da yok Nicole'ün planları da yok! :) ama bir saniye Nicole bana bu telefonun başına bir şey gelirse içindeki her şeyin bilgisayarına yedeklediğini söylemişti,birde plan odası vardı eğer bilgisayarı çökerse diye! Kız usta olmuş! Bir şekilde evine sızmalıyım hemde kızlarla! Nicole ona ulaşmam için bir numara bırakmıştı en iyisi bir yokliyim onu.
M: Nicole?
N: Ne oldu Mark?
M: Telefon gitmiş? Planlar ne olacak?
N: Sen onu dert etme.
M: Tamam o zaman görüşürüz.
N: Byee!
Nicole hadi bakalım oyun sırası bende! 😈
Erkeklerin evi...
Joey'den:
J: Charles! İyi misin?
Ch: Sence!
B: Tamam ya ne bağırıyorsun!
Ch: Ne oldu sana Blake? Bence o ilacı kullanmayı bırak!
J: Blake, sen artık sakin olmayı öğren! Tamam doktorun verdiği ağrı kesici yan etki olarak sana sinir yapıyor biliyorum ama lütfen dikkatli ol! Celine'e zarar verdin dün!
B: Onu hatırlatma bir an kendimi kaybettim :(
Ch: Bencede dikkatli ol.
Kızların evi...
Celine'den:
Mark bizim eve gelmişti ve ben anlattıklarına şok olmuştum.
C: Mark.
M: Tamam biliyorum çok ama çok kızdınız haklısınız da am...
A: Kızmadık:) Ama biz Charles ile ayrıldık.
I: Haklısın bencede :) Nicole'ün oyunlarına gelen herkes suçsuzdur. Ama haksızlıkların da var. Ve o Nicole'ün yaptıkları yanına kalmayacak. Joey haklıymış. Keşke bize en başından söyleseydin de bu kadar büyümeseydi. Yalnız eğer bizimkiler öğrenirse bizim kadar anlayışlı olmayabilirler.
C: Biz erkeklerle çok fazla zaman geçirdik, merak etme kızmadık onlara da bir şey çaktırmayız ;)
M: Sahiden mi :) kızlar sizi çok seviyorum gelin sarılalım!
C-A-I: Bizde seni çok seviyoruz :)
A: Ee plan ne zaman?
M: Birazdan.
C: Benim halletmem gereken ufak bir iş var :)
I-A-M: (;
Evden çıktım Blakeler'in evine gittim. Kapıyı Blake açtı.
B: Celine :)
C: Seninle konuşmamız gerektiğini düşündüm :)
B: Bencede:)
İçeri geçtik. Blake elime bakıyordu onu üzmemek için elimi gizledim.
C: Elime bakmayı kes acımıyor:)
B: Ama iz kaldı :(
C: Senin izin o :) sonsuza kadar benimle :)
B: :) Bak ben sana anlatayım...
C: Yok önemli değil önemli olan barışmamız :)
J: Blakee gel ve odamdaki saçma eşyalarını al!
B: Joey sus!!
Blake'e neler oluyor yine çok çabuk sinirlenmeye başlıyor olamaz işte yine o öfkeli gözler.
C: B-blake aş-aşkım sakin ol.
B: Celine karışma ! Diye bağırdı ürkmüştüm. Yanık olan elimi tuttu,okşadı sonra Joey ona bir kez daha seslenince elimi sıkmaya başladı! O kadar canım yanıyordu ki! Sanırım şuan tüm öfkesini çıkarıyor. Joey aşağıya indi ben pes etmiş sessizce ağlarken Joey koşarak yanımıza geldi ve Blake'in elini çekti elimden! Sonunda kurtulmuştum. Joey'in boynuda daha tam iyileşmedi. Zaten güçlü sıkmıştı üstüne yanık elim olunca daha da acıyor .
J: Ne yaptın yine kıza?! Off Blake!
Bir elime bir de Blake'e bakıyordum. Elimdeki yanık kızarmış ve şişmişti.
J: Celine iyi misin?
C: Bilmiyorum...Blake.
J: Ben Ilgın'ı arayayım. Gelsin alsın seni. Bir süre uzak kalın birbirinizden. Tamam mı?
C: Ama.
B: Bencede bir süre uzak kalsak iyi olur.
Ben ondan ayrı kalamam. Daha konuşmamıştık bile.
Aranıyor Dünyam...
I: Efendim aşkıım.
J: Ilgın durumlar yine kötüleşti.
I: Blake mi?
J: Maalesef :( Ha bir de neyse boşver.
I: Ne oldu? Söyle.
J: Gelince.
Şimdi Ilgın geldi.
I: Evet şimdi. Joey. :(
J: Ne oldu?
I: Off boynun çok kötü görünüyor.
J: Ben iyiyim.
C: Evet. Ihı ıhı.
J: Ha evet sen Celine'i alıp eve git. Biz sonra konuşuruz seninle.
Biz Ilgınla evden dışarı çıkarken Joey Ilgın'a sessizce;
J: Seni seviyorum;)
Ilgın 32 diş gülüyor. Off Blake. Nicole var ya bu sefer bittin sen. Bu sefer bizzat ben bitireceğim senin işini.
Celine'den:
C: Ilgın.
I: Nee :D Şu anda önemli olan sesin.
C: :(
I: Çok acıyor mu? Hastaneye gidelim mi? Off Alara ve Charles ayrıldı. Biz Joey ile kavga edersek şaşırmayacağım.
C: Hayır gerek yok. Bu arada sakın Joey'e bir şey söyleme. Planı biliyorsun zaten. Eğer bir şey fark eder ve ağzından laf almaya çalışırsa asla söyleme.
I: Tamam da neden söylermişim gibi tembihliyorsun.
C: Çünkü Joey'e söylersin sen. Eminim. Sen ona her şeyini anlatıyorsun.
I: :) Ama o da anlatıyor.
Alara'dan:
A: Offf. Benim Charles ile konuşmam lazım. Hayır. Alara o ne yaptı sen de biliyorsun. Sakın yenik düşme.
Ch: Ne?
Ürktüm. Nasıl? Ne? Ama o.
A: Sen nasıl girdin evimize.
Ch:Anahtar vardı. Unuttun mu?
A: Aşkımı unutunca. Herşeyini unuttum.
Ch: Alara yapma. Ben hatırlamıyorum.
A: Charles Charles asıl sen yapma. Bu bahaneleri dün de duydum.
Ch: Sen beni unuttuysan eğer bunun en başından beri sahte bir aşk olduğunun kanıtıdır.
A: Ağlama sırası değil Charles. Sen ağlamayı hak etmiyorsun. Çık ç-çık dışarı şimdi ve...ve sakın arkana bakma.
Celine ve Ilgın bizi dinliyor olmalılar ki içeri daldılar.
C: Ne yapıyorsun sen? Alara! Sen biliyorsun ki bunların hepsini....Onun bir suçu yok.
Ch: Bunların hepsini ne? Neyse, kimene beni unutmuş. Hoşçakalın. Hoşçakal Alara.
Koşup son bir kez sarıldı ve gitti. Ilgın ve Celine şaşkınlık içinde bana bakıyorlar.
A: Konuşmayı denedim. Olmuyor! İki kez denedim hem de.
Arıyor Mark...
A: Kızlar Mark arıyor.
C: Ne bekliyorsun aç hadi.
Telefonu açtım Mark bize planı anlattı. Gece yarısı bizim evin önüne gelecek.Telefon hoparlörde olduğu için kızlar da planı biliyorlar. Telefon kapandığında:
A: Kızlar Blake ve Joey'e hiç bir şekilde çaktırmamamız gerekiyor eğer anlarlarsa bunun sonu hiç iyi bitmez. Charles'ın zaten umrunda değildir.
C: Blake ne yapıyor acaba? Gidip baksam mı?
A: Tabiki de Hayır! Gidersen merak eder. Evet biliyorum şuan onunla konuşmak istiyorsun, o da seninle konuşmak istiyordur. Bekle. En azından bugün değil. Ararlarsa; kızlarla beraber dışarı çıktık, deyeceğiz tamam mı?!
Gece yarısı...
M: Tamamdır.
C: Eve nasıl gireceğiz?
M: Anahtar var ;)
I: Mark bunu bize söylemen çok iyi oldu :)
A: Aynen :)
M: Alara, ...ama bunda Charles'ın bir suçu yoktu bunu sende biliyorsun neden yaptın?
A: Bunu şu planı halledelim söyleyeceğim.
M: Heh tamam şimdi Nicole'ün plan odasına gireceğiz ve ne var ne yok sonsuza kadar yok edeceğiz!
C: Ama bilgisayarda da yedek vardır. O fazla kurnaz. Bunu hepiniz biliyorsunuzdur.
Nicole'ün evine vardık. Nicole'ün uyuduğuna emin olunca, Mark kapıyı açtı ve içeriye girdik.
M: Tamam kızlar, şimdi çok sessiz olun ve beni takip edin.
İki kat yukarı çıktık. Evi gerçekten çok büyük. İkici katta bir kapı var. Sonra bir kapı daha ve bir tane daha.
I: Daha kaç tane kapıdan geçeceğiz.
M: Hıh. Tamamdır.
Son kapıyı da açtı veee... Yok artık.
A: Söyleyecek bir şey bulamıyorum.
İçeride dinleme cihazları ve takip cihazları için ayrı dolaplar vardı. Her yerde bizim resimlerimiz var. Dart taktası var ve ortasında da hepimizin olduğu bir fotoğraf var. Hırpalanmış bir sürü resimler, plan kağıtları... Bilgisayarlara hiç girmeyelim. Ayak parmağının iziyle açıyormuş. Mark söyledi.
C: Nereden başlıyoruz. Ben duvardaki bütün resimleri hallederim.
M: Bilgisayarlar bende.
A: Dinleme cihazlarını ve takip cihazlarını da ben halledeyim.
I: Ben de... Dışarıyı kontrol edeyim bari. Çünkü eğer uyanırsa işimiz biter. Bizimkilerin kulağına giderse...
20 dakika sonra...
Ilgın'dan:
O-o ses neydi? Nereden geldi? Eyvah. Yoksa, yoksa Nicole mü uyandı? Ne yapacağız biz şimdi. Çok sessiz bir tonla:
I: Ne zaman bitecek galiba uyandı.
Dediğim anda yüzümde bir ışık patlaması.

Arkadaşlar sizleri çok seviyoruz, eksik bulduğunuz ya da gelecek bölüm ile ilgili fikirlerinizi yorumlara yazarsanız bizi çok mutlu edersiniz. Votelamayı unutmayın. 😉

Asla Pes EtmeHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin