"Başından Yenik Başlıyorum"

98 9 0
                                    

Nefes almam zorlaşmaya başladı. 1-2 saniye sonra tanıdık bir karanlık...
Gözlerimi açtığım anda beyaz bir ışık ile karşılaştım. Yoksa bu ışık o bahsettikleri ışık mıydı? Ama daha çok gençtim!  Ben bunları düşünürken tepemde biri belirdi. Yoksa bu o muydu? Charles olabilir miydi? Hala görüşüm bulanıktı. Netleşmeye başladığında gördüğüm kişinin doktor olduğunu anladım. Tabikide koca bir hayal kırıklığı yaşamadım! Biraz toparlandıktan sonra konuşmaya başladım.
A:Ne oldu bana?
Dr:Bir beyefendi sizi buraya getirdi. Ani heyecan yüzünden bayılmışsınız. Şuan sizi kapının önünde bekliyor.
Bu sırada biri içeri daldı ve bağırmaya başladı.
X: O hala uyanmadı mı?
Bu benim sokakta gördüğüm kapüşonlu çocuktu. Bu çocuğun kapüşonla derdi ne ki! Hala yüzünü göremiyordum. Ardından doktor 'beyefendi hastamızın dinlenmesi gerekiyor lütfen dışarıya çıkar mısınız?'dedi çocuk tam çıkacakken.
A: Duur! Diye bağırdım istemsiz oldu. Çocuk yüzünü döndü şaşkınca baktı.
A: Şu lanet kapüşonu çıkar da kim olduğunu görebiliyim.
X: Pekala. Dedi ve kapüşonu çıkardığında küçük dilimi yutucam sandım. Buu Charles'dı. Ya beni buraya o mu getirmiş ya kıyamam ne kadar tatlı. :)
Ch: heyy :) sen iyi misin?
A: Evet hemde hiç olmadığım kadar:) Bu arada sana tokat attığım için özür dilerim. İstemeyerek oldu biraz sinirliydim de.
Ch: Tamam tamam sorun yok:) Ben Charles memnun oldum ;)
A: Bende alara :)
Eli elime değdiğinde adeta kıvılcım çıktı. Elim resmen yanıyordu ama bu hissi hiçbir şeye değişmem:)
Ch: Doktorlar çıkmanda bir sakınca olmadığını söylüyor, çıkalım mı?.
Tanrıımm buna nasıl hayır denir ya hem buraya kadar getirmiş hem de çıkalım mı diyor. Celine'i şimdi anlıyorum bu çok ama çok güzel bir duygu. Salak sırıtmamın arasından başımı salladım. Oda bana şirince sırıtıp göz kırptı. Şuan eridiğimi hissedebiliyorum.
^^^^^^^^ EV^^^^^^^^^
*** Celine'den***
Alara hala dönmemişti. Ne olmuştu acaba off niye bu kız gecikti. Bir şey olmamıştır umarım.
C: Kızlar ben dayanamıcam bu niye gecikti telefonlarımızı da açmıyor! Deliricem.
I: Ya evet ya bende çok endişelenmeye başladım. Off ne olmuş olabilir?
İ: Bu Blake' den içinde birikmiş bütün hırslarını mı çıkardı acaba? İlknur' un bu dediğine hepimiz güldük. Ama yine de hala endişeleniyordum.
C: Yok ben daha fazla duramam gidip bi bakayım en azından.
İ: Nereye bakacaksın? Kaybolmadı ya.
I: Hiii evet ya kaybolduysa bende geleyim.
C: Siz oturun panik atak grubu ben giderim.
I-İ: Dikkatli ol.
C: Merak etmeyin :) bana bir şey olmaz.
Evden çıktım sokakta boylu boyunca dizilmiş bir sürü ev vardı. Bu kadar evin arasında Alara'yı nasıl bulucam ben? Ya kızım ne vardı çıkıyorsun yani Blake'yi dövmesen ne olurdu yani. Off ne dövmesi ya bence o Blake'nin evine bile gitmedi. Ya şuracıkta yardım edebilecek bir insan bile yokmu. Sokağın ortasında kaldım, yere oturdum beklemeye başladım. Neyi beklediğimi bilmiyorum ama ya yardım ya da Alara'yı. Hava kararmaya başlıyordu neredeyse yarım saattir burdayım. Hiçbir şey yok! Bir el kolumdan tutup beni ayağa kaldırdı. Kim olduğuna baktım. Aaa Bay Yalan gelmiş.
B: Napıyorsun sen bu saatte burda? Endişelenmiş gözüküyordu.
C: Sanane istediğimi yaparım. Karışamazsın. Hadi şimdi ikile beni de meşgul etme. Biraz kaba olduğunun farkındayım. Blake'yi hala deliler gibi seviyorum evet ama yaptığı çok kırıcıydı.
B: Tamam.
Şaşırmıştım. Bu kadar kolay pes eden biri gibi durmuyordu. Ama işime gelir o yanımdayken her şey daha kötü oluyor. Yanıma çöküp oturdu. Al işte o çenemi neden tutamıyorum ben ya!
C: Ne yaptığını sanıyorsun?
B: Seni meşgul etmemek için sen napıyorsan onu yapıyorum ;)
C: Olmaz! Gider misin? Seni yanımda istemiyorum.
B: Bak bu garip işte. Sen benim için ağlarken şimdi de beni istemiyorsun. Woow çok garipsin bambi :)
C: Saçmalamayı kes evet seni seviyordum ama şimdi nefret kaynağım oldun.
B: Nefret çok güçlü bir duygudur :)
C: Ya senin amacın ne ya! Önce beni mutlu ediyorsun sonra benim kalbimi 100 parçaya ayırıyorsun! Şimdi senin bu yaptığın ne asıl sen garipsin! Haddimden fazla bağırmıştım.
C: Ve bana sakın bir daha bambi deme! Arkamı dönüp hızla koşmaya başladım. Göz yaşlarım sanki yıllardır ordaymış ve çıkmaya çalışıyormuş gibi akmaya başladı. Nereye gittiğim hakkında zerre fikrim yoktu. O kadar hızlı koşuyordum ki akciğerlerime inan hava yanma hissi veriyordu. Bacaklarım " lütfennn yalvarırım dur!" Derken beynim " asla durma" diyordu. Tabiki beynime kulak verdim. Bacaklarım artık kopma derecesinde ağrıyorken bir ağacın altına çöküp oturdum. Nefes nefese kalmıştım. Aldığım her nefeste ciğerlerim daha çok yanıyordu ama acı duygularımı bastırıyordu en azından. Omzumdan yola baktım, kimse yoktu. Ya fazla hızlı koşmuştum ya da kimsenin umrunda değildim. Her ne kadar 1. Seçeneği düşünmek istesemde gerçeklerden kaçamam. Bariz 2. Seçenekti. Enerjim yerine gelirken nefesim de düzene girmişti ama ne yazıkki kaybolmuştum. Hava lacivertten siyaha bürünürken son hızla koşmaya başladım. Geldiğim yoldan gitmeye çalıştım ama bütün yollar çok benziyordu. Koşarken Ilgın'ı aramak için telefonumu açtım ama açmamla o lanet elmayı gördüm. Şarjım bitmişti.

Ben bu hayata BAŞINDAN yenik başlıyorum...

" Arkadaşşşllaaarrr evet bu bölümünde sonuna geldik sizcce yeni bölümde neler olacak tahminlerinizi beklerizzz. Sizi seviyoruzzz"

Asla Pes EtmeHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin