20. Bölüm "Amca bey!"

13.9K 1.4K 145
                                        

 Keyifli okumalar! 

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Keyifli okumalar! 

....


Genç kız pencereden dışarıya bakarken havanın gün boyu ne kadar kasvetli olduğunu düşünüyordu. Sabahtan beri yağmur kesmemişti. Sonbahar kendini iyice gösterirken havaların soğuması kazanların yanmasını sağlamıştı. Köy olmasına rağmen büyük konakların ısıtılmasını sağlamak için variyeti olanlar evlerine kalorifer dairesi yapıyordu. Pencere altlarına gömme şeklinde duran peteklerin temizliği iki gün önce yapılmıştı. Koca konakta hummalı bir çalışma olurken Melek tüm vaktini mahsulün toplanmasına ve depolanmasına harcamıştı. O kötü olayın üzerinden iki hafta geçmişti ve konakta sular az da olsa durulmaya başlamıştı. Ya da genç kıza öyle geliyordu. Asaf'ın konaktan ayrılması ile soluğu Gülüm'ün yanına alıp onun bakımını yaptıktan sonra ilaç saatine kadar tarlada çalışıyor işçilerin arasında stresini atarak konağa geri dönüyordu. Hemşirenin kendisine şüpheli davranışlarından sonra onların yaptığının aynısını yapıp ilaç kutularına asıl ilaçları yerleştirip gönül rahatlığı ile konaktan ayrılmaya başlamıştı.

"Gelebilir miyim?" arkasından gelen sesle başını sesin sahibine dönen Melek hafif gülümseyerek kapıdaki kıza içeri gelmesini söylemişti.

"Hanımım size çay getirdim, bu gün hava çok soğuk sende bu salondan hiç çıkmadın," dedi Ceylan. "Bu gün hava çok kötü değil mi? Fırtına kapıya kadar geldi. Hava kışa hazırlanıyor gibi."

"Evet, bu gün soğuk var. Şey hanımım Hakan Beyler geldi..." Melek tek kaşını kaldırarak Ceylan'a bakarken onun bakışlarını kaçırması ile bir şeyler olduğunu hissetmişti.

"Ne var bunda Ceylan? Uzun zamandır konağa gelmemişlerdi. En azından ben geldiğimden beri bir kez gördüm onları."

"Amca beyde gelecekmiş o yüzden onlar önceden gelip konakta hazırlık yapmak istemişler."

"Ne hazırlığı?" Ceylan çekinerek konuşmaya başlamıştı. "Hacer Hanım amca beye haber salmış gelmesi için... Konakta herkes bunu söylüyor. Sanırım sizin için..."

"Benimle ne alakası var amcanın gelmesinin?" Melek kısa bir duraksamanın ardından Ceylan'ın ne demek istediğini anlamıştı. Anlaşılan amca Bey kendisini şikayet etmişlerdi. Hafif gülümseyerek genç kıza bakarken Ceylan endişe ile "Hanımım, neden gülümsüyorsunuz? O adam... Şey Varol Bey çok katıdır. Osman beye rağmen konakta herkese emir yağdırırdı. Hacer hanımın dolduruşu ile geldiğine göre size kinlenmiş olabilir," dedi. Melek onun endişesini anlayabiliyordu. Umursamaz bir şekilde "Gelsin gelen misafire her zaman kapımız açıktır. Adabını takındığı sürece tabi..." Melek'in sözleri Ceylan'ı şaşırtırken genç kız çay bardağını eline alarak yeniden pencereden dışarıya bakmaya başlamıştı.

"Asaf Bey geldi mi?" Melek son birkaç gündür kendisinden sürekli kaçan adamı göremez olmuştu. Atının başına gelenlerden sonra kısa bir süre de olsa arkadaş olmayı sohbet etmeyi başarmışlardı. Ama anlaşılan Asaf Bey bunu bile kendisine çok görüyordu. Ayaklarının ağrıdığını hissedince odada ki koltuklardan birine oturmuştu. Etrafına bakındığında odayı özel olarak düzenlediği günü hatırlayınca yüzünde hüzünlü bir gülümseme belirmişti. Asaf'tan oturmak için özellikle sallanan koltuk istemişti. Kendisine cevap vermeden konaktan ayrıldıktan iki saat sonra avluya gelen arabanın arkasından sallanır koltuğu görünce sevinmişti. Özel dairedeki salona koltuğu taşımalarını söylerken Hacer hanımın kıskanç bakışlarından da nasibini almıştı. Pencerenin kenarına koyulan koltuğa arada oturup kitap okumak hoşuna gitmeye başlamıştı. İki gün önce arkadaşından istediği ders notları da posta yoluyla gelmişti. Sınavlarına bir aydan az bir süre kalmıştı. Salonda orta sehpanın üzerinde olan notlarına göz atınca bir süre çalışmaya karar verdi. Aşağıya inip Hacer cadısını görmektense ders çalışması daha iyiydi.

KARA DUVAK (Yeniden)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin